Bir yanda maliyetlerle boğuşan fırıncılar, diğer yanda artan pahalılık karşısında alım gücü düşen vatandaş. Ekonomik kriz, yurttaşın en temel gıda maddesi olan ekmeğe bile ulaşmasını zorlaştırdı. Yoksulluk derinleşirken birçok kişi sofrasına bayat ekmek koymak zorunda kalıyor. İzmir’de ekmeğe yapılan zammı İzmir’in en kalabalık ilçelerinden Buca’ya bağlı Şirinyer’de, metrelerce uzayan askıda ekmek kuyruğunda konuştuk.


Askıda ekmek kuyruğunda saatlerce bekleyen emekli Sabahattin Kızılkaya, geçim sıkıntısını anlattı:
“Millet perişan olmuş durumda. Her gün sıraya giriyoruz, ne yapalım mecburuz. Dört bin lira emekli bayram ikramiyesi geldi. Bu para nereye yetecek? Kiraya mı verelim, krediye mi verelim, doğalgaza mı verelim? Sabah erken saatlerde geliyoruz, beş tane ekmek alabiliyoruz ama o da yetmiyor. Burada en az iki-üç saat sıra bekliyoruz.


Genelde dört ekmek alıyorum; iki bayat, iki taze. Zaten bunları da zengin insanlar getirip askıya bırakıyor. Şimdi 1 Nisan’dan sonra ekmek 17,5 lira olacak deniyor. O zaman bunu 20 liraya kadar çıkarırlar. Bu gidişle insanlar daha da zorlanacak.”

Whatsapp Image 2026 03 26 At 14.36.55


“Bu duruma düşüren utansın”


Kuyrukta bekleyen bir başka yurttaş Bektaş Öre ise hayat pahalılığına dair şunları söyledi:
“Başta burada beklerken utanıyordum ama bizi duruma bizi düşürenler utanmayacak da ben mi utanacağım? Kira olmuş 20-30 bin lira. Maaş 20 bin lira, bayram ikramiyesi 4 bin lira. Bu parayla ne yapılır? Emekliye verilen 4 bin lira yeter mi? Yetmez. Ama milletvekilleri 400 bin lira maaş alıyor, ona da ‘yetmiyor’ diyorlar. Ayıp, milletle dalga geçiyorlar.
Benim bir tane gecekondu evim var, yoksa kendimi Konak denizine atardım. Çünkü geçinilmiyor. Bu nasıl bir hayat? Kuyruğu görüyorsunuz, insanlar perişan. Yarım saatten fazla bekledim, neredeyse 40 dakika oldu. Bazen ekmek bile vermiyorlar, ‘para yatarsa verilecek’ diyorlar. Üç-dört ekmek için bu kuyruğa giriyoruz. Benim durumum olsa gelir miyim buraya? Yoksulluk insanı buraya getiriyor. İnsanlar kuyruğa giriyor, başkaları da bize bakıp gülüyor. Bu tablo utanç verici.”

Altında sert düşüş sonrası yön yukarı: 27 Mart’ta fiyatlar yeniden tırmanıyor
Altında sert düşüş sonrası yön yukarı: 27 Mart’ta fiyatlar yeniden tırmanıyor
İçeriği Görüntüle

Bektaş Öre


“Ekmek bile hesap işi oldu”


Yaklaşık 40 dakika kuyruğa giren emekli Namık Uzundağlı
“Ekmek eskiden en son zamlanırdı, şimdi ilk ona dokunuyorlar. 17 buçuk lira diyorlar, yarın 20 olur, öbür gün kim bilir kaç… Ben artık fiyatları değil, kaç gün daha idare edebilirim onu hesaplıyorum. Emekliyim, maaşım daha cebime girmeden bitmiş oluyor. Düşünsene, bir zamanlar fırından sıcak ekmek alıp eve götürmek normaldi; şimdi askıda ekmek kovalar hale geldik. İnsanın zoruna gidiyor… Dört ekmek alacağım diye neredeyse saatlerimi veriyorum.” Diyerek zamma tepki gösterdi.

Namık Uzundağlı

Buzlukta saklayarak idare ediyoruz


Geçinmek için her yolu denediklerini anlatan Hatice Toplu ise şöyle konuştu:
“Tepeden tırnağa her şeye zam geldi, ekmeğe gelse ne olur? Sadece ekmek değil, her şey pahalı. Mutfak masrafı, kira, her şey… Geçinmek çok zor. Keşke emeklilere biraz daha destek olunsa. Bakın insanlar ekmek almak için bile buraya geliyor. Ben üç kişilik bir aileyim. Ramazan’da ekmek biraz daha az tüketiliyor ama yine de yetmiyor. İki kez sıraya giriyorum, dörder ekmek alıyorum. Toplam sekiz ekmek alıyorum, bana bir hafta kadar yetiyor.
Ekmekleri buzluğa koyuyorum. Çıkartıp ısıtıyorum, idare ediyorum. Tabii sadece ekmekle de olmuyor, yanında makarna gibi şeyler yapıyoruz. Ucuz olduğu için daha çok onları tercih ediyoruz.”

Hatice Toplu

Maliyetler 270 fırıncıya kepenk indirtti


İzmir’de ekmeğe yapılan yüzde 16,5’lik zamma rağmen fırıncıların ayakta kalmakta zorlandığını belirten Kemal Sırtı, artan maliyetlerin sektörü çıkmaza sürüklediğini söyledi. Sırtı, “Fırıncıların ekmek kazanabilmesi için ekmeğimizin fiyatı 20 lira olması lazım. Şartlar kötü, vatandaşın da durumu kötü. Fırıncıların 40 kalem girdisi var. Bu girdilere yüzde 90’ına zam geldi. Buna karşın biz ekmeğe yüzde 16,5 zam yaptık. İşçilik, doğalgaz, elektrik, resmi giderler aldı başını gidiyor” diyerek tabloyu özetlerken, son 10 yılda 270 fırının kepenk indirdiğini hatırlattı. “Biz çok ağır şartlar altında çalışıyoruz ne iznimiz var ne bayramımız var… ama hakkımızı alamıyoruz” sözleriyle de eleştirilere tepki gösteren Sırtı, kira ve SGK yükünün küçük işletmeleri ayakta kalamaz hale getirdiğini söyledi.

Kaynak: özge uyanık