ROJDA DOLGUN/ Emekliler, maaş zamlarını protesto için Konak Meydanı’nda bir araya geldi. Dövizler açıp slogan atan emekliler, seyyanen zam taleplerini dile getirdi. Grup adına basın açıklaması gerçekleştiren Tüm Emekliler Sendikası Şubeler Platformu’ndan emekli öğretmen Ahmet Duran, emeklilere ve emekçilere sefalet ücretinin reva görüldüğünü, kabul edilemez olduğunu belirtti.

Tüm emeklilerin maaşına amasız, fakatsız derhal seyyanen zam yapılması taleplerini ileten Duran, TÜİK enflasyon rakamlarının, pazarda, markette karşılaşılan artışların çok altında kaldığını ifade ederek “Bizlere sunulan sözde zam, zam değildir. Yıllarca emek verip ürettiğimiz alım teri döktüğümüz oluşan artı değerlerden payımıza düşen almak istiyoruz. İnsan onuruna yakışır bir yaşam ve sağlık hizmeti almak istiyoruz, sosyal devletin gereği olarak sağlıklı sosyal konutlarda yaşamın sürdürmelerinin gerektiğini haykırıyoruz” açıklamasında bulundu.“Yaşamak sadece nefes almak ve karın doymaksa bu kölelik demektir” görüşünü aktaran Ahmet Duran, emekliler olarak insan onuruna yakışır bir yaşam talep ettiklerini belirtti.

“Ben neden et yiyemiyorum?”
İsmini vermeyen bir emekli “Şu an yarım kilo çay ne kadar; 175 TL. Şu an bir makarna 30 lira. Bir hesap edin. Bakkala – markete girişiniz en az 200-300 liradan başlıyor. Emekli nasıl geçesin? Soruyorum şimdi şurada bir sürü insan var. On kişiden birinin belki ancak evine et giriyordur. Ben neden et yiyemiyorum? Avrupa bizi kıskanıyor mu? Bakın alışveriş yapan insanlar var, ben neden AVM’ye giremiyorum? Bunu soruyorum yöneticilerimize. Çocuğumu her sabah okula gönderirken cebine harçlık koyabilecek miyim endişesi taşıyorum. Gidin bakın şehir hastanelerine, diğer hastaneleri psikiyatri bölümlerine. Bu insanların psikolojisi neden bozuluyor? Niçin? Yirmi bin lira mı bizi doyuracak? Hayır. Sadaka veriliyor. İnsanca bir yaşam istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Emekli ölüm sınırında”
Emekli öğretmen İbrahim Yurtsever, emeklilerin maaşlarının düşüklüğünün kaynak yetersizliği olmadığını vurgulayarak “Emeklilere, bin lira gibi bir zam verildi. Enflasyon rakamlarının doğru açıklandığını düşünmüyorum. Emekliler yoksul da değil, aç bile değil. Yani emekliler ölüm sınırına itilmiş durumda. Emeklilerin burada bulunma nedeni bu sefalet koşullarına isyan. İnsanların artık yirmi bin lira yerine yoksulluk sınırı olarak belirlenen rakamın verilmesi lazım. Ülkemizde tonlarca altın çıkıyor ve yurt dışına gidiyor. Çöpleri ise ne yazık ki işte yağmalanmış bir ülke geride kalıyor. Sadece doğa yağmalanmıyor, insan emeği de yağmalanıyor. Emekliler olarak bu soğukta vermek istediğimiz mesaj, merkezi hükümetin aldığı kararlara itiraz ediyoruz.”

“Milletvekilleri bizim maaşımızla geçinsin”
Elif Şahin ise, emeklinin ayakta kalabilmesi için maaşların 40-50 bin TL’nin altında olmaması gerektiğini vurgularauaj “Verilen emekli maaşları çok sembolik. Bir yemek bile yenilemiyor. Emekliler iyi beslenemiyor. Bence milletvekilleri bizim maaşımızı alarak geçinsin. Ondan sonra konuşsunlar. Emeklilere maaş ceplerinden vermiyorlar. Zaten hakkımızı istiyoruz” dedi.
Mert Şahin ise emeklilerin görmezden gelindiğini, haklarının verilmediğini ifade etti. Şahin “Emekli maaşı çarpanlarını özellikle 2008’de düşürdüler. O günden bugüne daha düşürmeye devam ediyorlar. İnsanların var olan haklarını verseler yetecek. Emeklilerin bugün yaşadığı en önemli sorun açlık ve sefalet. Sağlık hizmetlerini bile doğru düz karşılayacak durumda değiller. Birçok ilaç, kayıttan çıkartılmış” diye konuştu.




