Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'na bağlı KAMUAR'ın Mart 2025 verileri, gıda fiyatlarındaki artışın ne kadar kritik bir noktaya geldiğini ortaya koydu. Son 12 ayda ortalama gıda enflasyonu %68,3'e yükselirken, bu artışın en çok düşük gelirli vatandaşları vurduğu belirtildi.

En temel gıda ürünlerinde fiyatlar fırladı

Araştırma, Türkiye genelindeki zincir marketlerden derlenen verilere dayanıyor. Halkın en çok tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepet üzerinden yapılan hesaplamalar, yaşam maliyetinin ne kadar arttığını gösterdi. Mart ayında makarna ve yağ dışındaki tüm ürün gruplarında ciddi zamlar yaşandı. Özellikle et, süt, sebze ve meyve fiyatlarındaki artış dikkat çekti.

Odeabank 14 yılın ardından yeni sahibine kavuştu Odeabank 14 yılın ardından yeni sahibine kavuştu

Sebze ve meyvede şok edici artış

Mart ayında sebze fiyatları bir önceki aya göre %19,8, meyve fiyatları ise %12,7 arttı. Yıllık bazda bakıldığında durum daha da vahim: sebzede %179,7, meyvede %123,8'lik bir yükseliş kaydedildi. Bu durum, vatandaşların temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını gösteriyor.

Ücretler enflasyon karşısında çaresiz

Kamu çalışanlarının maaşları, gıda enflasyonunun gerisinde kalıyor. Eylül 2021'den bu yana kamu çalışanlarının ücretleri %881,5 artarken, aynı dönemde gıda fiyatları %1.165 yükseldi. Bu açık, özellikle sabit gelirli kesimin bütçesini derinden sarstı. Ocak ayında verilen %6'lık toplu sözleşme zammı bile yılın ilk iki ayında eridi.

Açlık sınırı her geçen gün yaklaşıyor

Türkiye, dünyada gıda fiyatlarının en hızlı arttığı sekizinci ülke konumunda. Eylül 2021'de 100 liraya alınan temel gıda sepeti, Mart 2025'te 1.265 liraya ulaştı. Vatandaşlar, gıdaya daha fazla harcama yapmak zorunda kaldığı için barınma, eğitim ve sağlık gibi diğer temel ihtiyaçlardan kısıyor. Açlık riski, özellikle dar gelirli aileler için her geçen gün büyüyen bir tehdit haline geldi.

Kaynak: HABER MERKEZİ