Kazanılan maçlarda alkışlamak kolay. Asıl mesele kötü giden zamanlarda o formaya sahip çıkabilmek.

Bizim çocuklar hata yapabilir, gol kaçırabilir. Teknik heyet yanlış tercihler yapabilir. Futbol bunların hepsinin içinde. Böyle durumlarda en kolay şey suçlu aramak. Tek bir futbolcuyu hedefe koymak doğru olmaz. Teknik direktörü yerden yere vurmakta doğru değil. Tabiki eleştiri yapılacak, çünkü bu takımın daha iyi oynaması lazım. Kaybetmek ayıp değil, sadece mücadele etmeden kaybetmek kabul olmaz. Milli formayı giyen her oyuncu sahaya karakter koyması gerekiyor, son düdüğe kadarda savaşması…

Montella’nın tercihleri, planları tartışmaya açık. Teknik adamın işi mazeret üretmek olamaz, çözüm üretmek olmalı. Hemen gönderilmeli mi? Bu sorunun cevabını zaman içerisinde göreceğiz. Gerçekten bir sıkıntı varsa harekete geçilir, teknik kadro değişebilir. Yani gerekirse radikal kararlar alınır. Söz konusu Milli Takım’ın geleceği.

Diğer bir konu da yıldız golcü. “Türkiye’nin golcüsü yok” tartışmaları büyüyor. Gerçekten yok mu? Ya da başka isimleri geliştirmekte geç mi kalınıyor? Bu takım sadece aynı oyuncular için değil yeni isimlerin kazanıldığı bir yapı.

Yanlışlar varsa değişecek. Sorgulamak her zaman önemli ama eleştirirken bu formaya sahip çıkılması gerektiğini unutmayalım…