Öyle bir günde, öyle bir derbiyi yazmak zordur efendim. Kalemi eline alırsın, aklına tarih kitapları gelir, gazetelerin arşivleri gelir, rakamlar gelir… Ama o gün Atatürk Stadyumu’ndaki atmosferi ne rakamlar anlatabilir ne de soğuk istatistikler.
Tarih kitapları "1980" der, şaşırır. Oysa biz o günün sıcağını, o atmosferi dün gibi hatırlarız: 16 Mayıs 1981.
İhtilalin hemen ertesi yılı. Sokağa çıkma yasağının sabahın altısında kalktığı, şehrin üzerindeki o ağır havanın henüz dağılmadığı bir Türkiye… İşte tam o sabah, Karşıyaka’nın çocukları Vapur İskelesi’nden tıkış tıkış vapurlara bindiler, Alsancak’a, oradan da akın akın Atatürk Stadı’na aktılar.
Bakın, burası çok önemli… Türkiye’de futbolu İstanbul dükalığının tekeline bırakmak isteyenler o gün o stadyumun kapısından içeri bakmaya cesaret edemediler.
Bir yanda Göztepe, bir yanda Karşıyaka. İkinci Lig A Grubu’nun 33. haftası.
Resmi bilet sayılarına bakarsınız; "60.060 biletli seyirci" der belgeler. Ama Allah aşkına, soruyorum size: O gün o kapılardan giren kaç bin bedavacı vardı? Kaç bin Karşıyakalı amca, kucağında çocuğuyla turnikeleri aştı? Kaç bin insan tellere tırmandı?
Tam 80 bin insan! Bir Dünya Rekoru! Bir İkinci Lig maçında Guinness kayıtlarına geçecek, futbol tarihinin gelmiş geçmiş en muazzam tribün şovu…
Peki, bu rekorun, bu görkemin asıl öznesi kimdi?
İşte orada duracaksınız. Karşıyaka gözüyle baktığınız zaman, o gün o stadyumu bir mabet yapan, Karşıyaka'nın o asil, o pes etmeyen ruhudur.
Karşıyaka taraftarı o gün sadece bir maça gelmemişti; bir kimliği, bir semti, bir armayı o koca Atatürk Stadı’na kazımaya gelmişti. Kaptan Murat Erbaşlar sahaya çıktığında, arkasındaki o devasa kırmızı-yeşil denizi gördüğünde ne hissetti sanıyorsunuz? Sutopçu Ahmet Karluk elinde dev Karşıyaka bayrağıyla tribüne girdiğinde, o devasa stadyum adeta sallandı.
Saha içinde kıran kırana bir mücadele vardı. Göztepe yükleniyor, Karşıyaka kalesinde Ali adeta devleşiyordu. Doksan dakika bittiğinde tabelada 0-0 yazıyordu. Maç berabere bitmişti ama Karşıyaka liderliğini korumuş, o gün o tribünleri dolduran binlerce KAF-KAF sevdalısının başı dik çıkmıştı o stattan…
Sonradan ne mi oldu? Sonraki haftalarda ligin dengeleri değişti, şampiyonluk kıl payı kaçtı belki… Ama o gün, 16 Mayıs 1981 günü yazılan tarih, skor tabelasındaki sayılardan çok daha büyüktü.
Bugün futbolu rakamlardan, milyarlık transferlerden ibaret sananlara sesleniyorum:
Dönün ve 1981’in İzmir’ine bakın. O gün İkinci Lig’de kıran kırana oynayan iki Ege devinin yarattığı o 80 bin kişilik atmosfer, dünya futbol arenasının yüz akıdır, Karşıyaka’nın gurur abidesidir.
Hadi bakalım, şimdi çıkın da bu rekoru kırın görelim!