ÖZGE UYANIK/Türkiye kişi başı milli geliriyle ‘yüksek gelirli ülkeler’ ligine girmeye hazırlanırken, veriler ise yaygınlaşan yoksulluğu işaret ediyor. Düşen alım güçleriyle sosyal yaşamdan koparak, yaşama tutunma mücadelesi verenlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Araştırmalara göre İzmir’de her 8 kişiden biri, yerel yönetimlerden ve bakanlıktan aldıkları yardımla yaşamlarını sürdürebiliyor.

İZMİR Büyükşehir Belediyesi’nin gıda, ulaşım, yakacak, kira, market gibi doğrudan yardımların yanında, halk ekmek, kent lokantası aracılığıyla bütçe desteği sağladığı kişi sayısı 1 milyona ulaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir’de benzer desteği 560 binin üzerinde kişiye verirken ilçe belediyeler ise binlerce kişiye aile bütçesine katkı sağlamaları için eğitimler düzenliyor.

Yoksulluk, tabloların satır aralarında değil, İzmir’de her gün yaşanan bir gerçek olarak ortada. Asgari ücretin geçinmeye yetmediği, enflasyonun maaşları erittiği koşullarda İzmir’de yüz binlerce insan yaşamını sosyal yardımlarla sürdürüyor. TÜİK’in verilerine göre dahi, yoksulluk oranlarının ardında, geliri asgari ücretin altında kalan haneler, düzenli yardıma muhtaç yüz binler ve her geçen yıl büyüyen bir gelir uçurumu var.

1536X864 Cmsv2 5F73D26F F869 5E5D Bb6E Fc4C867F1D75 8406436 (1)

TÜİK’in gelir dağılımını esas alarak yaptığı hesaplamaya göre İzmir’de 2024 yılı itibarıyla düşük gelirli sayısı 806 bin olarak hesaplandı. Bir önceki yıl kayırlarda bu sayı 764 bin olarak yer aldı.

Yoksulluğun sahadaki karşılığı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verileri ortaya koydu. 2025 yılı araştırmalarına göre İzmir’de 141 bin 589 hane, yani 566 bin 356 kişi, düzenli sosyal yardımlarla yaşamını sürdürüyor. Bu rakam, İzmir’de her 8 kişiden 1’inin geçimini devlet yardımlarıyla sağlayabildiğini gösteriyor. İzmir, İstanbul ve Ankara’nın ardından en fazla sosyal yardım alan nüfusun bulunduğu iller arasında. Türkiye genelinde ise 14 milyon 148 bin 740 kişinin yalnızca düzenli sosyal yardımlarla yaşamını sürdürdüğü açıklandı. 2025 yılının ilk altı ayında yoksullukla mücadele için 180 milyar 212 milyon TL harcandı.

Site aidatlarında fahiş zam dönemi bitiyor: Tavan oran yasayla geliyor
Site aidatlarında fahiş zam dönemi bitiyor: Tavan oran yasayla geliyor
İçeriği Görüntüle

İZBB’NİN DESTEK AĞI BÜYÜYOR

Artan geçim sıkıntısı karşısında yerel yönetimlerin sosyal destekleri de genişliyor. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün paylaştığı verilere göre İzmir’de belediyeler bugün 1 milyon yurttaşa sosyal yardım ulaştırıyor. Kentte her gün 50 bin kişiye aşevlerinden ücretsiz sıcak yemek verilirken, 50 bin yurttaş Kent Lokantaları’ndan uygun fiyatlı yemek hizmeti alıyor. Ayrıca 20 bin öğrenciye ücretsiz yemek, binlerce öğrenciye ücretsiz ulaşım desteği sağlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verilerine göre 2024–2025 döneminde kent genelinde 410 binden fazla kişiye doğrudan destek ulaştırıldı. Bu dönemde dağıtılan yemek, gıda, süt ve temel ihtiyaç desteklerinin sayısı 12 milyonu aştı. 45 binden fazla haneye 6 milyon litreden fazla süt dağıtılırken, binlerce haneye gıda, hijyen ve yakacak desteği sağlandı.

2025 yılında yaklaşık 400 milyon TL nakdi yardım yapılırken, 2026 yılında bu tutarın 770 milyon TL’ye çıkarılması planlanıyor. Belediye yönetimi, artan yoksulluk ve yaşam maliyetleri nedeniyle sosyal desteklerin daha da genişletileceğini açıkladı.

Adnan Ünver-1

YOKSULLUK SAHADA DAHA DERİN

İzmir Kent Yoksulluk Ağı Derneği Başkanı Adnan Ünver, TÜİK’in verilerinin yoksulluğun boyutuna ilişkin önemli bir çerçeve sunduğunu, ancak tabloyu tam olarak yansıtmadığını söyledi. Temas ettikleri hanelerde yoksulluğun daha derinleştiğini ve süreklileştiğini aktaran Ünver konuya şu değerlendirmede bulundu:
“İzmir’in ‘zengin’ bir kent olarak algılanması yanıltıcı. Kentte yaşam maliyetleri Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Özellikle kira, ulaşım ve gıda fiyatları hızla arttı. Buna karşın ücretler aynı hızda artmadı. Asgari ücret bugün yoksulluk sınırının kat be kat altında, hatta açlık sınırının da altında. Asgari ücret, yoksulluğu önleyen değil, yoksulluğu normalleştiren bir ücret haline geldi. Düşük gelirle çalışanlar başta dengeli ve sağlıklı beslenmeden vazgeçiliyor. Et, süt, meyve gibi ürünler artık lüks sayılıyor. Çocukların eğitimi, kültürel ve sosyal faaliyetler, hatta sağlık harcamaları erteleniyor. İzmir’de barınma krizi çok derin. Birçok hane gelirinin yarıdan fazlasını sadece kiraya ayırmak zorunda kalıyor, bu da diğer tüm ihtiyaçları karşılamayı imkânsızlaştırıyor.”
Yerel yönetimlerin sağladığı gıda, yemek ve nakdi desteklerin sahada önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Ünver “Sosyal yardımların bir geçici destek olmaktan çıkıp kalıcı bir geçim aracına dönüştüğünü görüyoruz. Bu durum, yoksulluğun yapısal hale geldiğinin çok net bir göstergesi. Sosyal yardımlar elbette hayati ama tek başına çözüm değil. Asıl ihtiyaç, insanları yardıma muhtaç etmeyen istihdam ve gelir politikalarıdır. Belediyelerin destekleri sahada çok önemli bir boşluğu dolduruyor ve yurttaşlar açısından hayati bir karşılığı var. Ancak mevcut ekonomik koşullarda bu destekler yeterli değil. Talep her geçen gün artıyor. Yerel yönetimlerin çabaları çok kıymetli ama merkezi politikalarla desteklenmediği sürece yoksulluğun önüne geçmek mümkün değil” görüşlerini aktardı.

Wa F Q Xgtx0Zz H2 W J F6 D B V Gm B7 Sg O2 C4Bb4K Sl Jt H I

DÜŞÜK GELİRLİ YAŞAM ARTTI

TÜİK verileri gelir hesaplamalarına göre kentte her 10 haneden 2’sinin geliri asgari ücretin altında kaldı. Artış oranı yüksek görünse de aynı dönemde artan enflasyon ve yaşam maliyetleri, özellikle düşük gelirli kesim için gelir artışını anlamsız hale getirdi. Kentte en düşük gelire sahip yüzde 10’luk kesimin toplam gelirden aldığı pay yüzde 2,3’e geriledi. Bu grubun ortalama aylık geliri ise 14 bin 188 TL olarak hesaplandı. Bu tutar, açıklanan asgari ücretin yarısında kaldı.
Üst gelir grubunda ise tablo tersine dönüyor. İzmir’de en zengin yüzde 10’luk kesim, toplam gelirin yüzde 35,9’unu tek başına aldı. Bu grubun yıllık ortalama geliri 2 milyon 624 bin TL, aylık geliri ise 218 bin 674 TL’ye ulaştı. En zengin ile en yoksul kesim arasındaki gelir farkı 15 kata çıktı.

2025 DAYANIŞMA YILI OLDU

Konak, Karabağlar, Karşıyaka, Bornova başta İzmir’deki tüm belediyeler 2025’in dayanışma yılı olarak geçirdikleri açıklamalarında bulundu. Ailelere sağlanan birçok desteğin yanı sıra, kadınların ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla yapılan mesleki eğitim, beceri geliştirme etkinlikleri konusunda açıklamalarda bulunan belediyeler, 2026’da vatandaşların bu talep ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalara devam edecekleri bilgisini paylaştı.

Muhabir: Özge Uyanık