Türkiye’de milyonlarca çalışanın ve emeklinin merakla takip ettiği geçim endeksleri, 2026 yılının ilk ayında da karamsar bir tablo çizdi. Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Ocak 2026 dönemine ait açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artışlar, sabit gelirlinin alım gücünü eritirken, temel ihtiyaçlara erişimi de her geçen gün zorlaştırıyor. Araştırma sonuçlarına göre, dört kişilik bir memur ailesinin sadece sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı, 40 bin 294 TL seviyesine yükseldi. Bu rakam, sadece karın doyurmanın maliyetini ortaya koyarken, barınma ve ulaşım gibi diğer giderler eklendiğinde tablo daha da ağırlaşıyor. Gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçların toplam maliyetini gösteren yoksulluk sınırı ise 98 bin 864 TL’ye ulaşarak 100 bin lira sınırına dayandı.

Asgari ücretli açlıkla sınanıyor

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki devasa makas oluşturdu. 2026 yılı için belirlenen 28 bin 075 TL'lik asgari ücret, BES-AR verilerine göre açlık sınırının çok altında kaldı. Yapılan analizde, asgari ücretli bir çalışanın, 40 bin 294 TL olan açlık sınırının yüzde 43,52 oranında altında bir gelirle yaşam mücadelesi verdiği vurgulandı. Bu durum, asgari ücretin artık sadece gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak olduğunu, çalışanların sağlıklı beslenme hakkından mahrum kaldığını ortaya koydu. Sendika yetkilileri, mevcut ücret politikalarıyla milyonlarca yurttaşın sadece karnını doyurabilmek için bile borçlanmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

Temel gıda ürünlerine gelen zamlar dudak uçuklattı

Ocak 2026 verileri, Aralık 2025’e kıyasla market raflarındaki fiyat etiketlerinin, memurlara verilen 6 aylık enflasyon farkı ve zam oranlarının çok üzerinde arttığını gösterdi. Özellikle protein kaynaklarına ve temel bakliyata gelen zamlar bütçeleri sarstı. Rapora göre, dar gelirlinin sofrasındaki en temel ürünlerden biri olan bulgurun kilogram fiyatı bir ayda 45 liradan 65 liraya çıkarak yüzde 45’lik bir artış kaydetti. Ancak en dramatik artış et fiyatlarında yaşandı. Dana kuşbaşı fiyatı, 556 liradan rekor bir sıçrayışla 1300 TL’ye yükseldi. Yüzde 133’ü bulan bu artış, kırmızı eti sofralar için lüks tüketim maddesi haline getirdi.

Resmi Gazete’de dev bütçe açıklandı: Kent içi trafiğe neşter: Buca Metrosu ve tramvaylara dev kaynak
Resmi Gazete’de dev bütçe açıklandı: Kent içi trafiğe neşter: Buca Metrosu ve tramvaylara dev kaynak
İçeriği Görüntüle

Benzer şekilde son bir ayda ayçiçek yağında yüzde 75, kuru soğanda yüzde 55, domateste yüzde 34, yumurtada yüzde 24 ve ekmekte yüzde 20 oranında fiyat artışları yaşandı. Oysa aynı dönemde memur maaşları son altı ayda sadece yüzde 18,6 oranında artış gösterdi. Bu veri, maaş zamlarının market enflasyonu karşısında nasıl eridiğini net bir şekilde kanıtladı. Sağlıklı beslenmenin günlük maliyeti ise 1.343 TL’yi geçti.

Bekar çalışanın yaşam savaşı ve barınma çıkmazı

BES-AR araştırması, ailesi olmayan bekar bir çalışanın yaşam maliyetini de mercek altına aldı. Buna göre, tek bir bekar çalışanın hayatını idame ettirebilmesi için gereken aylık tutar 65 bin 038 TL olarak hesaplandı. Rapor, özellikle büyükşehirlerde görev yapan kamu emekçileri için barınma sorununun bir krize dönüştüğüne işaret etti. Büyükşehirlerdeki memurların, maaşlarının yüzde 75-80’ini kiraya ödemek zorunda kaldığı belirtilirken, bu durumun çalışanları "öğrenci evi" modeline zorladığı ifade edildi. Birçok kamu personelinin, yüksek kiraları karşılayabilmek için 3 veya 5 kişi bir araya gelerek aynı evi paylaşmak zorunda kaldığı, bunun da yaşam standartlarını ve iş verimliliğini düşürdüğü kaydedildi. Sendika, açıklamasının sonunda tüm kamu emekçileri, asgari ücretliler ve emekliler için "insanca yaşanacak bir ücret" talebini yineledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ