Milyonlarca kiracı ve mülk sahibinin merakla beklediği Nisan ayı kira zam oranı, Mart ayı enflasyon rakamlarının ilan edilmesiyle birlikte resmiyet kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, tüketici fiyat endeksi Mart ayında aylık bazda yüzde 1,94, yıllık bazda ise yüzde 30,87 oranında artış gösterdi. Bu veriler ışığında, kira sözleşmelerinde yasal üst sınırı belirleyen 12 aylık enflasyon ortalaması ise yüzde 32,82 seviyesinde gerçekleşti.

Kira artışlarında on iki aylık ortalama baz alındı

Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde, kira sözleşmesi bu ay yenilenecek olan kiracılara yapılacak en yüksek zam oranı, on iki aylık TÜFE ortalamasını geçemiyor. Mart ayı enflasyon seyrinin ardından belirlenen yüzde 32,82'lik oran, hem konut hem de iş yeri kira sözleşmeleri için nisan ayı boyunca geçerli olacak üst sınırı temsil ediyor.

HABAŞ'ın milyarlık projesine 'mülkiyet' freni
HABAŞ'ın milyarlık projesine 'mülkiyet' freni
İçeriği Görüntüle

Geçmiş dönemlerde konut kiraları için uygulanan yüzde 25'lik sabit zam sınırı uygulamasının sona ermesinin ardından, piyasada yeniden enflasyon endeksli modele dönülmüştü. Bu durum, Mart ayı verileriyle birlikte kira artışlarının yıllık bazdaki enflasyon seyrine daha paralel bir grafik çizmesine neden oldu.

Hesaplamalar nasıl yapılacak?

Açıklanan yeni oranla birlikte, nisan ayında kira kontratı yenilenecek vatandaşlar için örnek hesaplamalar da netleşti. Mevcut kirası 20 bin TL olan bir vatandaşın, yasal sınır olan yüzde 32,82 oranında artış yapılması durumunda yeni kirası yaklaşık 26 bin 564 TL seviyesine yükselecek. Mülk sahipleri, kiracıyla karşılıklı anlaşma sağlamadığı sürece bu yasal kira artış oranı üzerinde bir zam talep edemeyecek.

Piyasa beklentileri ve enflasyon etkisi

Ekonomistler, Mart ayı enflasyonunun beklentilerin bir miktar altında kalmasının kira artış oranlarındaki yükseliş ivmesini de sınırlı tuttuğunu belirtiyor. Ancak yıllık bazda biriken maliyetler nedeniyle kira zam oranı üzerindeki baskının devam ettiği gözlemleniyor. TÜİK tarafından açıklanan bu rakamlar, sadece konut sektörünü değil, ticaret erbaplarının dükkan kiralarındaki maliyet hesaplamalarını da doğrudan etkileyecek.

Uzmanlar, kira sözleşmelerinde yaşanabilecek uyuşmazlıklara karşı tarafların yasal tebliğ edilen bu oranları dikkate alması gerektiğini vurgularken, mahkemelerdeki kira tespit davalarında da bu verilerin temel dayanak noktası olacağının altını çiziyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ