Okulların açılmasına sayılı günler kala velileri ders zilinden önce hesap makinesi karşıladı. Özellikle ilkokula başlayacak çocukların ailelerinde okul alışverişi telaşı başladı. Kırtasiye, kıyafet, ayakkabı, beslenme ve servis giderleri üst üste geldiğinde, bir çocuğun yeni eğitim yılına hazırlanmasının maliyeti binlerce lira.

Bazı dar gelirli veliler kırtasiye masraflarını daha düşük fiyata karşılayabilmek için Bornova Bit Pazarı’na yöneldi. Yerlere açılan tezgâhlarda yarım kalmış sulu boyalar, kullanılmış defterler, kalemler ve çeşitli kırtasiye malzemeleri satılıyor. Tezgâhlarda özellikle renkli okul çantaları çocukların ilgisini çekerken, veliler daha çok defter, kalem, boya gibi temel okul ihtiyaçlarına yöneldi. Anne babalar çocuklarının kullanacağı matarayı bile ikinci el alıp evde iyice temizlediklerini söyledi. Tezgâhlarda okul çantaları 100 liradan, sulu boyalar 20 liradan, kalemler 5-10 liradan, yarısı kullanılmış defterler 10 liradan, abaküs 15 liradan, ikinci el mataralar ise 30 liradan satıldı.

Chatgpt Image 25 Ağu 2026 16 57 33

Çocuğun günlük masrafı 500 lira

Mahir Gündüz, çocuğunun lise 1’e başlayacağını belirterek devlet okullarında da ailelerin ciddi masraflarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

“Çocuğum lise 1’e başlayacak. Bazı yerlerde devlet okulu olmasına rağmen kayıt parası istiyorlar. Yani bu nasıl bir devlet okulu oluyor, ben anlamıyorum. Devlet okulu deniyor ama velinin cebinden sürekli para çıkıyor. Kitapların yarısını devlet karşılıyor, yarısını yine paralı alıyoruz. Defterler, kitaplar, kalemler, boyalar, hepsini kendimiz alıyoruz. Devletin karşıladığı doğru düzgün bir şey yok. Çocuğu okula göndermek bile başlı başına masraf oldu. Daha okul başlamadan ailelerin cebinden para çıkmaya başlıyor.

İnsanlar çocuklarını daha iyi şartlarda okutmak ister ama artık özel okul ücretleri karşılanacak gibi değil. Devlet okuluna yöneldiğimizde de karşımıza yine kayıt parası, kırtasiye masrafı, ulaşım ve yemek masrafı çıkıyor. Servis ateş pahası, dolmuşla gönderiyorum. Dolmuşlar 40 lira gidiş geliş 40-80 lira, sadece yol parası. Daha çocuğun okula gidip gelmesi bile bu kadar tutuyor. Bir tost olmuş 120-150 lira. En aşağı 400-500 lira günlük çocuğun masrafı olması lazım.

Bunu nasıl karşılayacağız? Nereye karşılayacağız? Zor bela. Bir gün vereceğiz, bir gün eksik vereceğiz. Çocuğun okulda aç kalmasını istemiyoruz, ulaşımını aksatmak istemiyoruz ama her şey ateş pahası. Bir çocuğu okutmak artık sadece okul masrafı değil, günlük yaşam masrafının tamamını sırtlanmak demek. Bir çocuğum liseyi bitirdi, diğeri liseye yeni başladı. Daha lise 1’in başında bu kadar masraf çıkıyorsa ileride ne yapacağız bilmiyorum. Devlet okuluna gönderiyoruz ama yine de çocuğun eğitimini sürdürebilmek için her gün ayrı bir hesap yapmak zorunda kalıyoruz. İnsan çocuğunun eğitiminden kısmak istemiyor ama gelir belli, gider belli. Bir gün vereceğiz, bir gün eksik vereceğiz; başka türlü yetiştiremiyoruz.”

Whatsapp Image 2026 08 25 At 14.34.03 (1)

“Yarım defterleri kullanıyoruz”

Okulların açılmasına kısa süre kala veliler, artan eğitim masraflarını kısmak için farklı yollar aradı. Yüksel Sayman, çocuğunun yeni eğitim yılında ihtiyaçlarını karşılamak için geçen yıldan kalan yarım defterleri kullanacağını söyledi.

“Benim çocuğum 7. sınıfa geçti. Geçen seneden kalan defterlerini bu sene de kullanacağım, yarım defterleri çöpe atmadım. Daha okul açılmadan masraflar çıkmaya başladı o yüzden buradayım. Geçen yıldan kalanları kullanarak masrafı azaltmaya çalışıyorum. Ya da buradan ikinci ellere bakıyoruz.

Defter, kalem, kırtasiye ihtiyaçları var. Her şeyi sıfırdan almak yerine elimizde olanları değerlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü artık en küçük masrafı bile hesap etmek zorundayız. Çocuğun okul ihtiyacı deyip geçemiyorsunuz, her şeyin fiyatı arttı.

Servise veremedim sabah ben götürüyorum, dönüşte otobüse biniyor. Ulaşım açısından çok büyük bir masrafımız yok ama yine de çocuğun her gün gidip gelmesi, beslenmesi, okul ihtiyaçları derken günlük giderler birikiyor. Beslenme çantası da günlük oluyor. Çok abartılı şeyler koymuyoruz, ayran, gevrek gibi normal şeyler hazırlıyoruz. Çocuğun okulda aç kalmasını istemiyorsunuz. Bir yandan da bütçeyi düşünüyorsunuz. Mecburen neyi ne kadar alabileceğinizi hesaplıyorsunuz.

Whatsapp Image 2026 08 25 At 14.34.00

Bir çocuğun aylık beslenmesi 6 bin 892 TL

Okul alışverişinin ilk kalemi kırtasiye. Çanta, defter, kalem, kalem kutusu, boya malzemeleri, beslenme çantası ve matara gibi temel ürünlerin tamamı birlikte alındığında ailelerin karşısına birkaç bin liralık fatura çıkıyor. Temmuz 2026 tarihli fiyat derlemelerinde orta segment bir okul çantasının ortalama fiyatı 1.200 TL olarak hesaplandı. Ekonomik segmentte çanta fiyatı yaklaşık 800 TL'den başlarken, daha üst segment ürünlerde 1.950 TL'ye kadar çıktı. Beslenme çantası, matara ve kalem kutusu gibi ürünler de eklendiğinde yalnızca çocuğun çantasını hazırlamanın maliyeti yükseldi. Defter, kalem, silgi, boya, dosya ve diğer kırtasiye ürünleriyle birlikte temel alışverişin toplamı 5 bin lirayı aşıyor.

Kıyafet ve ayakkabı da hesaba katıldığında okul hazırlığının faturası daha da büyüdü. Pantolon veya etek, gömlek ya da tişört, eşofman, spor ayakkabı ve günlük ayakkabı gibi temel ihtiyaçlar için yaklaşık 6 bin 500 TL'lik harcama yapılıyor. Böylece yalnızca kırtasiye, kıyafet ve ayakkabı giderleri 12 bin lirayı aştı. Üstelik bu hesaplamaya servis ve okulda yapılacak beslenme harcamaları dahil değil.

Okul masraflarının önemli bir bölümünü de beslenme oluşturuyor. Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin (BİSAM) Haziran 2026 verilerine göre 4-6 yaş grubundaki bir çocuğun sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık gıda harcaması 6 bin 892 TL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık tutar ise 36 bin 42 TL olarak belirlendi. Bu hesap yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli gıda maliyetini kapsadı. Okul kantinindeki harcamalar, dışarıdan alınan yiyecekler ve ek beslenme giderleri bu tutara ayrıca eklendi.

D S C00471

Harçlık da lüks oldu

Servis, kırtasiye, kıyafet, ayakkabı ve beslenme giderleri aynı anda hesaplandığında eğitim masrafları özellikle tek maaşla geçinen ailelerin bütçesinde önemli bir yük oluşturdu. Veliler, çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamak için öncelik sıralaması yapmak zorunda kaldıklarını belirtti. Bazı aileler çanta ve kırtasiye alışverişini parça parça yaparken, bazıları geçen yıldan kalan kullanılabilir malzemeleri yeniden değerlendirdi.

Yaş meyvede yeni rekor
Yaş meyvede yeni rekor
İçeriği Görüntüle

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şubesi'nin başkanı Aslı Tamtürk şunları söyledi:

“Sahadaki gözlemimiz, ailelerin eğitim giderlerini karşılamakta her geçen yıl daha fazla zorlandığı yönünde. Bunu yalnızca gelen destek taleplerinin sayısından değil, ihtiyaçların giderek çeşitlenmesinden ve derinleşmesinden de görüyoruz.

ÇYDD olarak her sene 1000’i aşkın ilk,ortaöğretim ve üniversite öğrencilerine burs desteği sağlıyoruz. Bu destekle öğrencilerimizin eğitim giderlerine bir ölçüde katkı sunmaya çalışıyoruz. Ancak hayat pahalılığı ve gelir dağılımındaki eşitsizlik arttıkça çocukların ve gençlerin eğitim olanaklarına eşit biçimde erişmesi de zorlaşıyor.

Bir aile öncelikle kirasını, faturasını ve mutfak giderini karşılamaya çalışırken çocuğunun eğitim giderleri aile bütçesinde giderek daha büyük bir yük haline geliyor. Biz İzmir'in farklı kırılgan bölgelerinde 7-14 yaş arasındaki çocuklarla çalışmalar yürütüyoruz. Dolayısıyla çocuklarla olduğu kadar ailelerle de sürekli temas halindeyiz. Bu görüşmelerde de bize en sık aktarılan konuların başında, ailelerin kırtasiye, okul çantası, kıyafet, ayakkabı ve okul forması gibi temel ihtiyaçları karşılamakta zorluk çektiği geliyor.

Bununla birlikte yaş büyüdükçe ihtiyaçların niteliği de değişiyor. Özellikle LGS'ye hazırlanan ortaokul öğrencileri ile YKS'ye hazırlanan lise öğrencilerinde bilgisayar ve internete erişim, test ve soru bankaları, deneme sınavları, sınava hazırlık materyalleri ve kurs desteği daha belirgin bir ihtiyaç haline geliyor. Dolayısıyla bugün “Bir çocuğu okula göndermek ne kadara mal oluyor?” sorusunu yalnızca çanta, forma ve kırtasiye üzerinden değerlendiremeyiz. Eğitim anayasal bir hak; fakat o eğitime gerçekten ve eşit koşullarda erişebilmenin aileler açısından giderek ağırlaşan bir ekonomik maliyeti var. Çocuğun akademik gelişiminin yanı sıra, zihinsel, fiziksel, sosyal ve kültürel açıdan da dengeli biçimde gelişmesi gerekiyor. Bu nedenle spor, sanat, kültür ve gezi faaliyetlerine erişimi de eğitimde fırsat eşitliğinin bir parçası olarak görüyoruz.

Whatsapp Image 2026 08 25 At 14.34.05

Ailelerden çok sık şunu duyuyoruz: “Biz çocuğumuzu bir müzeye, tiyatroya, konsere ya da farklı bir yere götüremiyoruz.” Ekonomik koşullar nedeniyle çocukların yaşadıkları mahallenin dışına çıkma, kenti tanıma ve farklı deneyimler kazanma olanakları da daralıyor.

Biz de bu nedenle çalışmalarımızda çocukları ve gençleri sanatla, sporla, bilimle, kültürle ve kentle buluşturmaya önem veriyoruz.

Ekonomik koşullar ağırlaştığında aile önce kirasını, elektriğini, suyunu, ısınmasını ve diğer zorunlu giderlerini karşılamaya çalışıyor. Bütçe yetmediğinde kısılan kalemlerden biri de ne yazık ki beslenme oluyor. Sahada çocukların okulda çoğu zaman karbonhidrat ağırlıklı, daha düşük maliyetli gıdalarla günü geçirdiğini gözlemliyoruz. Pişi, poğaça, ekmek gibi yiyecekler beslenme çantasında daha fazla yer bulurken; düzenli protein, süt ürünleri, meyve ve sebze gibi sağlıklı beslenmenin temel unsurlarına erişim her aile için mümkün olmayabiliyor.”

Kaynak: Özge Uyanık