Nisan ayının son iki haftasının belirleyicisi, Koç Burcundaki gezegen dizilimi ve özellikle ayın 26’sında 7 yıl Kaldığı Boğa Burcundan yine yaklaşık 7 yıl seyahat edeceği İkizler Burcuna geçecek olan Uranüs’ün hareketi olacaktır. Bir önceki yazımda paylaştığım bazı detayları bir kez daha hatırlatmak isterim.
‘10 Nisan’da Mars’ın Koç burcuna geçerek Neptün’e, Satürn’e ve Güneş’e doğru ilerlemeye başlamasıyla birlikte kişisel ve toplumsal yaşamlarda önemli ve sert tetiklenmeler yaşanacaktır. Bir ateş burcu olan ve öncü nitelikteki Koç burcundaki gezegen yoğunluğu başlangıçlar, girişimler ve mücadeleler adına kayda değer ilerlemeler getirecektir. Ekonomik belirsizlikler, savaş atmosferinde karşılıklı hamleler, göçler, uluslararası politikada yaşanacak gerginlikler ne yazık ki bu yoğunluğun gölge yönleridir. Özellikle 10-15-16-19 ve 21 Nisan tarihlerinde ani ve keskin gündemlere tanıklık edebiliriz. Gökyüzündeki bu durumun yeryüzüne yansımasını ‘Ateş Çemberi’nden geçmek’ olarak algılamak gelecek olanları ve detaylarını daha iyi anlamınızı sağlayacaktır.’
Son birkaç günde dünyada ve ülkemizde yaşananlar savaş, mücadele, girişim, başlangıçlar, cesaret, hırs temalarının burcu olan Koç’taki hareketlilikten kaynaklanmaktadır. Üstelik Güneş, Ay, Satürn, Mars, Neptün ve Merkür dizilimdeler. Yoğun bir öncü, ateş etkileri hakim gökyüzünde. Öfkenin, agresyonun, saldırganlığın arttığı, düşüncesizce, risk dolu kararlarının alınabileceği zaman dilimindeyiz. Ayın 26 ise yoğun bir gökyüzü kırılımını işaret etmekte. Uranüs’ün doğası bize özellikle ayın son haftasında ani, sarsıcı, beklenmedik olaylar yaşanabileceğini ve bunların kişisel ve kitlesel olarak ‘Şok Etkisi’ yaratacağını anlatmakta. Devrimsel olaylar, isyanlar, protestolar, grevler, halk hareketleri bu etkinin tepkilerinden bazıları olacaktır. Kova Burcundaki Pluton’un Başak’taki Güney Ay Düğümüyle yaptığı olumsuz açının dahiliyle kolektif endişe, korku tetiklenebilir ve güç kullanımı, dönüşüm, yıkım enerjileri baskınlaşır. Astrolojik bakış açısıyla yakın gelecekte yaşanacak kargaşa ortamlarının, ağır gezegenler olan Uranüs ve Pluton’un yavaş ilerleyişleriyle birlikte orta ve uzun vadede toplumsal dönüşümler, hak ve özgürlükler adına halkların taleplerine ulaşması, devrimsel yenilikler, bireyselleşme ve uyanışlar, farkındalıklar getireceğini söyleyebiliriz. Globalde iletişimde, eğitimde, ulaşımda, turizmde, ticarette, mdeya ve sosyal medyada gelecek yıllara damgasını vuracak değişim ve ilerlemeler yaşanacaktır. Uzay araştırmalarında çok önemli gelişmeler ve pek çok bilim dalında keşifler, icatlar yapılacaktır. Değişim gezegenleri olan Uranüs ve Pluton
Dayatmacı ve baskıcı enerjileriyle değişmeyeni değiştirecek, geliştirecek Dünya’yı başka bir evreye taşıyacaktır. Gökyüzünün planı ilerlemek üzerine kurulu olduğundan şu sözü hatırlamakta fayda var; ‘Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimlendirip sahip olabileceğiniz bir gelecek sizleri bekliyor.’ Özetle kişisel açıdan da toplumsal açıdan da yeni bir Dünya düzeni bizleri bekliyor.
KOÇ BURCUNDA YENİAY…
Önümüzdeki 2 haftayı etki altına alacak olan Koç Yeniayı bugün başlıyor. Burçtaki gezegen diziliminin yarattığı baskı, kaygı, öfke ve agresyonun yanı sıra gökyüzünün önemli fenomenlerinden olan Şiron’un yeniaya eşlik etmesi dikkat çekici. Astroloji mitoloji tabanlıdır ve gökyüzü yerleşkelerinin pek çoğunun isimleri Roma ve Antik Yunan mitolojisinde yer alan figürlerden gelmektedir. Mitolojik hikayelerindeki gibi etkileri vardır. Hikayesinde Şiron ‘yaralı şifacı’dır. Önce büyük acılar, travmalar yaşar zamanla şifacıya ve bilgeye dönüşür. Gökyüzünde Ay ve Şiron’un birlikteliği, (diğer tüm yapıları da dikkate alarak) ay sonuna kadar Dünyada dikkat çekici, ani, sarsıcı olaylar yaşanacağını ve yaşananlardan önemli dersler çıkarılması, tecrübenin halkların faydasına kullanılması, empati kurulması gerektiğini anlatıyor. Savaş, saldırı, patlama, yangın, afet, sıra dışı hava olayları Mars, Merkür ve Satürn’ün 19 Nisan’da kavuşumlarına dair ayrıntılar olarak belirginleşmakte. 24-25-26-27 Nisan tarihleri de ise riskli ve gergin günler olarak öne çıkmakta. Sağlık açısından ateşli hastalıklar, kafa, yüz ve gözlerle ilgili hassasiyetler artabilir. Yine kafa bölgesiyle ilgili yaralanmalara, kazalara dikkat etmek önemli olacaktır. Bilgi ve farkındalık hayatı kolaylaştırır…
ŞİRON’UN MİTOLOJİK HİKAYESİ
Şiron, Titanlar kralı Kronos ile su perisi Philyra'nın yasak aşkından doğmuştur. Efsaneye göre Kronos, yakalanmamak için bir ata dönüşür ve bu birleşmeden Şiron yarı at yarı insan formunda dünyaya gelir. Annesi Philyra, bebeğin görüntüsünden dehşete düşerek onu terk eder. Bu reddedilme, Şiron'un hayatındaki ilk büyük yara (yabancılaşma ve istenmeme) olarak kabul edilir. Tanrı Apollon ve Artemis tarafından büyütülen Şiron; müzik, kehanet, etik ve tıp gibi alanlarda ustalaşır. Mitolojinin en ünlü kahramanlarının hocasıdır. Achilles, Asklepios ve Herakles. Şiron'un trajedisi, öğrencisi Herakles'in kazara onu Hydra kanı içeren zehirli bir okla vurmasıyla başlar. Şiron bir ölümsüz olduğu için ölemez, ancak zehrin acısı dayanılmazdır ve kendi şifa yetenekleri bu ilahi zehri iyileştirmeye yetmez. Bu durum onu "Yaralı Şifacı" yapar; başkalarını iyileştirebilen ama kendi acısını dindiremeyen bir bilgeye dönüşür. Acısına dayanamayan Şiron, ölümsüzlüğünden vazgeçmeyi seçer. Ateşi insanlara getirdiği için cezalandırılan Prometheus'un özgürlüğü karşılığında kendi canını feda eder. Zeus, onun bu fedakarlığını ve bilgeliğini onurlandırmak için onu gökyüzüne (ki astrolojide Şiron bir centurdur), Yay (Centaurus) Takımyıldızı olarak yerleştirir.
Hikayeyi içselleştirecek olursak içinde bulunduğumuz süreçte Dünya zorlu bir eşikten geçerken empati, vicdan, merhamet ve yardımlaşmanın olmazsa olmaz olacağını çok daha iyi idrak edebiliriz.