İşletmelerin en temel sorunlarından birisi, yapılan işlerin rutin hale dönüşmesi sonucu, personelin hareket kabiliyetini, bir başka deyişle motivasyonunu ve yaratıcılığını yitirmesidir. Oysa ki, firmaları ayakta tutan en önemli unsurlardan birisi motivasyondur ve bu motivasyondur ki, çalışanları işleri ile ilgili olarak verimliliği arttırıcı, maliyetleri düşürücü, zaman ve emek tasarrufu yapan yeni yöntemler geliştirmeye yönlendirir.

İşletmeciler, yönetim bilimciler yıllardan beri, işlerin rutine dönüşmesi nedeniyle ortaya çıkan bu hareketsizlik ve verimsizlik sorununu çözme gayreti içindedirler.

Böylesi bir toplu gayret neticesinde, zaman içinde bu konunun çözümüne yönelik pek çok yöntem geliştirilmiştir. Her biri kendi içinde doğru ve tutarlı olan bu çözümlerin çoğu işe yaramakla birlikte tam anlamı ile beklenen sonucu vermemiştir.

****

Sonuçta bir çözüm önerisi de Japon balıkçılarının kullandığı bir yöntemden hareketle geliştirilmiş. Bana fena değil gibi geldi. Bakalım siz ne diyeceksiniz. Hikaye şu:

Japonlar, sofralarına gelen balığın olabildiğince taze olmasını istedikleri için, Japon balıkçılar, avladıkları balığı pazara getirirken teknelerindeki içi su dolu livarlarda canlı tutmaya gayret ederlermiş. Ederlermiş ama yine de Japon tüketicileri tatmin edemezlermiş. Nedenine gelince, Japon tüketiciler, balıkların livarlardaki kalabalık ortam nedeni ile yeterince hareket imkanı bulamadıkları için, doğal ortamlarındaki kadar hareket etmedikleri için lezzet kaybına uğradığını iddia ederlermiş.

Japon balıkçılar bu sorunu aşabilmek için düşünmüşler taşınmışlar ve bir çare bulmuşlar. Balıkçılar, avdan geri dönerken çok büyük olmayan, livardaki balıkları yemeyecek ölçekte ama onları korkutarak hareket etmelerini sağlayacak boyutta bir köpekbalığını livarların içine koymaya başlamışlar. Bu küçük de olsa köpek balığından korkan diğer balıklar yol boyunca livarın içinde bir oraya bir buraya hareket etmeye başlamışlar. Balıkçılar da böylece Japon tüketicinin şikayetinin önüne geçmeyi başarmışlar.

****

İşte, Japon balıkçıların bu çözümü, işletmecilere, yöneticilere ilham kaynağı olmuş. Şimdilerde deniliyor ki; firmanızda hareketsizlik mi başladı, artık tüm çalışanlarınız her gün aynı işi yapmaktan dolayı motivasyonlarını mı kaybediyorlar, yaratıcılık azaldı mı? O zaman bu eğilimi gördüğünüz departmanlara bir joker eleman alın. Ama bu öyle birisi olsun ki; o departmanda çalışan hemen herkesin yerine aday olabilecek vasıfları taşısın.

Bunu yaptığınız takdirde göreceksiniz ki, departmanda birden hareketlilik başlayacak, yerini kaybetme korkusu ile yöneticileriniz, çalışanlarınız hedefe bir başka kilitlenecekler ve bu suretle yaratıcılık yeniden provake edilecek.

Bu elemanın beklenen sonucu elde etmek için yapacağı iş, tıpkı livara atılan o köpekbalığının yaptığına benzediği için de buna “ Köpek balığı Stratejisi “ adı verilmiş.

Yazımın başında da belirttiğim üzere, yöntemi beğendim. Gerçekten aynı işkolunda, aynı görevde ve aynı statüde çok uzun süre çalışmak bıkkınlığı ve yaratıcılığın ölümünü de beraberinde getirir. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Yöneticilerin değiştirilmesi, rotasyon sisteminin uygulanması da uygulanabilecek yöntemlerden birisi olmakla birlikte, tecrübeli elemanların kaybedilmesi her istenen bir şey değildir. Elinizde, değer verdiğiniz elemanları harekete geçirmek yani “Köpekbalığı stratejisi”’ni uygulamak bence daha uygun bir çözüm.