Doğasının hırçınlığı kadar denizinin bereketiyle de bilinen Trabzon, on bir ayın sultanı ramazan ayı içerisinde geleneksel beslenme alışkanlıklarını sürdürmeye devam ediyor. Kentin kalbinde yer alan tarihi balık halinde bugünlerde tatlı bir telaş ve denizden gelen taze rızkın sergilendiği renkli görüntüler göze çarpıyor. Oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar, uzun süren açlık saatlerinin ardından kuracakları zengin sofralar için en sağlıklı ve ekonomik protein kaynaklarından biri olan deniz ürünlerine yöneliyor. Özellikle Karadeniz sularında son günlerde bolca ağlara takılan hamsi ve istavrit, hem damak çatlatan lezzetleri hem de her bütçeye hitap eden uygun etiketleriyle halkın ilk tercihleri arasına girmeyi başardı. Kırmızı et fiyatlarındaki tırmanış göz önüne alındığında, denizden gelen bu bereketin bölge halkı için ne denli hayati bir gıda alternatifi olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.

Bütçe dostu deniz ürünleri cep yakmıyor
Kentteki balık tezgahları üzerinde yapılan detaylı fiyat araştırmaları, deniz ürünlerinin diğer hayvansal gıdalara kıyasla halen ne kadar ulaşılabilir olduğunu gözler önüne seriyor. Hal esnafının büyük bir özenle dizdiği tezgahlarda, yöre halkının vazgeçilmezi olan hamsi ve istavritin kilogram fiyatı 100 lira gibi oldukça makul bir seviyede seyrediyor. Tüketicilerin bütçelerini yormadan poşetlerini doldurabildiği bu iki popüler türün yanı sıra, farklı lezzetler arayanlar için cazip alternatifler de mevcut. Tatlı suyun sevilen türü alabalık 300 liradan alıcı bulurken, Ege ve Akdeniz sularından kente getirilen çipura 500 lira, daha elit bir damak tadına hitap eden levrek ve çinekop ise 600 liralık etiketlerle vitrinleri süslüyor. Özellikle fırın yemeklerinin vazgeçilmezi olan somon ise büyüklüğüne ve kalitesine göre 300 ile 400 lira arasında değişen fiyat aralıklarıyla balık fiyatları listesindeki yerini sağlamlaştırıyor.

Esnafın beklentisi ilerleyen günlerde satışların artması yönünde
Hal içerisinde uzun yıllardır esnaflık yapan ve denizin nabzını en iyi tutan isimlerden biri olan Mehmet Can Örseloğlu, mevcut piyasa durumunu ve vatandaşın eğilimlerini gazetecilere değerlendirdi. Oruç tutulan bu manevi ayda insanların gün boyu yaşadığı açlık hissiyle birlikte daha çok tavuk, kırmızı et ve ağır güveç yemeklerine yöneldiğini belirten deneyimli balıkçı, bu durumun tezgahlardaki hareketliliği bir nebze olsun yavaşlattığını ifade etti. Satışlardaki bu geçici sakinliğin aslında büyük bir fırsat barındırdığını vurgulayan Örseloğlu, "Normal şartlarda, hele ki böylesine bir bolluk döneminde ramazan olmasaydı satışlarımız çok daha bereketli ve hızlı olurdu. Deniz şu an bize oldukça cömert davranıyor. Ramazandan hemen önce mumla aradığımız hamsi, şu an istavritle birlikte tezgahlardan taşıyor. Fiyatlarımız 75 ile 100 lira bandına kadar geriledi. Diğer çeşitler denizdeki hava muhalefeti nedeniyle biraz az çıksa da, ana ürünlerimiz vatandaşın yüzünü güldürecek bollukta. Bizim tek temennimiz, hafif ve sağlıklı beslenmek isteyen vatandaşlarımızın ilerleyen günlerde tekrar balığa yönelmesi" diyerek umutlu bekleyişlerini dile getirdi.

İftar menülerinde hafif ve sağlıklı alternatif arayışı
Deniz ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki tartışılmaz faydaları, uzun saatler boş kalan mideleri yormayacak hafif bir iftar menüsü hazırlamak isteyenler için balığı bir numaralı tercih haline getiriyor. Çarşıda esnaflık yapan Emin Avcı da bu duruma dikkat çekerek, satılan ürünlerin özellikle kızartma veya buğulama yöntemleriyle iftar sofralarına büyük bir zenginlik kattığını belirtiyor. Et fiyatlarıyla kıyaslandığında "Balıktan ucuz bir şey yok" diyen Avcı, bu bolluğun ay sonuna kadar devam etmesini umduklarını söylüyor. Halden alışveriş yapan ve akşam ezanıyla birlikte ailesiyle bereketli bir sofra kurmaya hazırlanan müşteri Arif Can Şahin'in görüşleri de esnafı doğrudan destekler nitelikte. Özellikle balığın başkenti sayılan Karadeniz'in incisi Trabzon'da yaşadıkları için kendilerini son derece şanslı hissettiklerini belirten Şahin, "Bu akşam orucumuzu istavritle açmaya karar verdik. Fiyatlar gayet makul. Üstelik taze, yerli ve oldukça lezzetli. Bütün gün aç kalan midemizi ağır yemeklerle yormaktansa, hem kesemize hem de sağlığımıza uygun olan bu taze nimeti tercih etmek en doğrusu" sözleriyle yöre halkının balığa olan sarsılmaz sevgisini ve pragmatik yaklaşımını özetliyor.




