Türk yazınında usta şairler Türkçenin gücünü, varsıllığını, olanaklarını, anadilin kutsallığını unutulmaz dizelerle örmüşlerdir.

Yahya Kemal ne denli eski sözcüklere yaslansa da Türkçeye verdiği eşsiz değeri "Türkçe, ağzımda annemin ak sütüdür" sözüyle özetler.

***

Yinelemekten hiç sıkılmadığım şair dizeleri beni gönendirir her zaman. Yolumu Rıfat Ilgaz’ın “Türkçemiz” şiirine yönlendiririm: Bak, devrim, ne güzel! / Barış, ne güzel! / Dayanışma, özgürlük.. / Hele bağımsızlık! / En güzeli, sevgi! / Sev Türkçe'ni çocuğum, / Dilini sevenleri sev!” diye seslenişini duyumsarım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Türkçe Katında yaşadığı o “arı-sili” ülkesine uğramamak olanaksız elbette: “Seslenir seni bana "ova"m, "dağ"ım, / Nere gitsem bulur beni arınmış. / Bir çağ ki akar ötelere, / Bir ak.. ki yüce atalar, bir al ki ulu oğullar, / Türkçem, benim ses bayrağım...” dizeleri onun Türkçe Katında Yaşamak şiirinde ne güzel duru, sevgi dolu anlam kazanır.

Behçet Necatigil, Türkçeyi en titiz, özgün ve zengin kullanan büyük şairlerimizden

Cahit Külebi, Anadolu insanının sevgi dolu sesini, duru, yalın ve halk yazını kaynaklarını da kullanarak Türkçenin geniş coğrafyasında gezdirir bizi: “Biz hep açık konuştuk / Gökyüzünden maviydi sözlerimiz / Sığ bataklarda değildik, kuşlar gibiydik, / Uçarıydık. / Gözlerimizde / Şavkıyan parıltılar gibiydi”

Cemal Süreya, Türk dilinin, Türk yazınının Yunus Emre'den Dadaloğlu'na, Süleyman Çelebi'den Karacaoğlan'a dek uzanan köklü, varsıl kaynağını ne güzel buluşturur dizelerinde:

“Yunus ki sütdişleriyle Türkçenin / Ne güzel biçmişti gök ekinini, / Düşman müşman girmeden araya / Dolanıp bütün yukarı illeri” diye başlayan o şiiri şu dizelerle noktalar:

Ya ulu Camiin ünlü romancısı / Yalvaçlara kimlik kağıdı dağıtan / Çekidüzeni unutulmaz Süleyman Çelebi? / Sen işte bunlarla bildin Türkçeyi / Bunlarla / Gelen giden obayı sevdi.”

Genç yaşta yitirdiğimiz Enver Ercan "Benim için dil, Türkçedir" der, “Türkçenin Dudaklarısın Sen” kitabından şöyle seslenir.

"elini koyduğun yer var ya / ikimiz için de iyi / zorlasak, biliyorum / bir türlü beceremeyiz Türkçeyi"

Melih Cevdet, Oktay Rıfat, Behçet Necatigil, Ceyhun Atuf Kansu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Gülten Akın, Ülkü Tamer, Onat Kutlar, Hidayet Karakuş, Hüseyin Yurttaş, Ahmet Günbaş, Selami Şimşek… gibi çok sayıoda çağdaş şairlerimizin şiirlerinde Türkçeyi özenle kullandıklarına tanık oluruz.

İZMİR’DE TÜRKÇE TAŞINDA DİL BAYRAMI

94. Dil Bayramı, İzmir'de her yıl olduğu gibi bu yıl da Konak Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yanında bulunan Türkçe Taşı anıtı önünde 26 Eylül 2026 Cumartesi günü kutlanacak.

Açılış seslenişlerini Dil Derneği İzmir Temsilcisi Gürsel Gezen ve Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu yapacak.

“94. Yılında Dil Devrimi” adlı açıkoturumda şair- yazar Hidayet Karakuş, ÇYDD İzmir Şubesi Başkanı Aslı Tamtürk, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) İzmir Şubesi Başkanı Özgün Utku, ADD Konak Şubesi Başkanı Pelin Uğur yer alacak.

Gürsel Gezen yönetiminde Abdullah Bolulu, Düriye Ayyıldız, Ferzan Sarpkaya, Özlem Avcı Erakman oluşan Dil Derneği İzmir Temsilciliğinin çabasını kutluyorum.

TÜRKÇE SÖZCÜKLERİ KULLANMAYA ÖZEN GÖSTERMEK

Yaşayan Türkçe deyip Arapçanın, Farsçanın, Fransızcanın, İngilizcenin eteğine tutunmadan kendi öz kaynaklarımızın olanaklarını Türkçemizle buluşturmak çok daha önemli bence.

Yaşayan Türkçe diye eskimiş, yıpranmış, anlamını ve önemini yitirmiş sözcükleri değil canlı, diri, özgün, devingen sözcüklerimizi kullanmaya özen göstermek bir görev, bir sorumluluk bence.

Hele de şiire, yazıya emek verenlere bu bağlamda daha çok iş düşüyor. Örnek olmaları gerekiyor. Televizyon, radyo program ve haber sunucularının, gazete köşe yazarlarının dilimize, Türkçemize sahip çıkmaları, özen göstermeleri bence çok önemli.