Sevilen bir Rumeli türküsü olarak anılarımızda yer etmiş. Mehter müziğinde de icra edilmiş. Ancak asıl ününü Amerika destekli 12 Eylül faşist darbesinde radyo ve televizyonlarda Hasan Mutlucan'ın sesiyle yapmış.

''Yine de şahlanıyor aman

Kolbaşının yandım da kıratı

Görünüyor yandım aman

Bize serhad yolları.''

***

Nereden mi aklımıza geldi bu şahlanma türküsü? İktidarın bu yılı 'Türkiye'nin Şahlanma Yılı' olarak ateşlemesinden sonra, trollerin ve yalaka medyanın tam bir şahlanma yalanına sığınması, konuyu bir propaganda aracı haline getirmesinden.

2026 yılının ilk ayını geride bıraktık. Ocak ayında neler olmuş da bizim haberimiz olmamış. Bakın besleme basının son bir aylık manşetlerine;

''Reformlar hızlanacak, yatırımlar şahlanacak./ Türkiye'nin şansı Cumhur İttifakı./ Asra Türk dünyasının mührünü vuracağız./ Birlik olduk, ayağa kalktık./ Gün gelecek Avrupa Türkiye'ye yalvaracak./ Türk Savunma sanayiinde seri üretimler başlıyor./ Gabar'dan çıkacak petrolle refahınız artacak./

Daha neler neler. Komedi tiyatrosu gibi. Ancak bakın neler oldu 2026 Şahlanma (!) yılının ilk ayında;

TÜİK' in makyajlı rakamlarıyla aylık enflasyon yüzde 4.84, yıllık enflasyon yüzde 30.65 olarak açıklandı. Gıda enflasyonu da durmak bilmedi. Yüzde 6.59'lik artışla yine mutfakları yangın yerine çevirdi. İşte şahlanış yılının ilk ayı. Yeni yılın ilk günü ile birlikte otoyollar, köprüler, pasaport , ehliyet ,yurtdışı çıkış harçları zamlandı. Akaryakıt fiyatları neredeyse 5 günde bir artırıldı. Altını tutmak mümkün olmadı. Akşam yatarken 7 bin lira olan altın, sabah kalktığımızda 8 bin lira idi.

***

Asgari ücrete, emeklilere yapılan zam açlık sınırının altında kaldı. Sabahın karanlığında, yağmur-çamur ve soğuk altında bir tas çorba için kuyruğa girenler arasında emekliler çoğunluğu oluşturdu. Yunanistan'a ucuz dana kıyma turları düzenlendi. Ayda 450 bin lira alan milletvekili, 'Ben de geçinemiyorum. Emekliye 20 bin lira yeter, şükretsin' dedi. SGK Başkanı emeklilerin az maaş almasını çok yaşamasına bağladı. Yurdun çeşitli bölgelerinde emekliler ayakta, işçiler eylemdeydi Ocak ayında. Vatandaşın bankalara borcu 6 trilyon liraya yaklaşırken, toplumun yüzde 80'inin borç batağında debelendiği belirtildi. İş adamları 'Finansal olarak artık tükendik.' açıklaması yaptı. Dış ticaret açığı 92 milyar dolara ulaştı.

Bitmedi; Şahlanış yılında(!) kadına şiddet yine zirvedeydi. Ocak ayında 33 kadın öldürüldü, 32 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Uyuşturucu olayları da zirve yaptı Ocak ayında. Yüzlerce kişinin tutuklandığı operasyonlar sürerken, evlatları uyuşturucu batağına saplanan ailelerin feryatları ortalığı kapladı. Suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla 704 yıl hapis cezası talebiyle yargılanan Aziz İhsan Aktaş, duruşmaya koruma ordusuyla geldi.

***

Gezi tutuklusu Tayfun Kahraman'ın ağır MS hastalığına ve AYM kararlarına karşın tahliye edilmeyerek tutukluluğunun devamına karar verildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Anadolu'nun çeşitli kentlerinde ve İstanbul'da düzenlediği 'Halk İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerine halk büyük katılım sağladı. Mitinglerde 'Erken Seçim' talebi meydanları inletti.

İşte 2026 Şahlanış(!) Yılının ilk ayında şahlanış böyleydi. Bir avuç zengin, AKP hanedanı, yandaş müteahhitler şahlanırken, işçiler, memurlar, emekliler, çiftçiler, küçük esnaf, öğrenciler atın nalları altında paramparça oldular.

'Şahlanan (!) Türkiye'nin seçim sandığının halkın önüne getirilmesinden sonra gerçekleşeceğini artık herkes biliyor. Ünlü Kanadalı yazar, şair, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen, yıllar öncesinden sesleniyor;

''Herkes biliyor geminin su aldığını,

Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini.

Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu.''