Su arıtma ve filtrasyon sistemlerinde yerli teknolojiler geliştirmeye odaklananİzmir merkezli Mat Filtrasyon, 300 mühendisin çalıştığı 4 üretim tesisiyle 62 ülkeye teknoloji ihracatı yapıyor
Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. Kişi başına düşen yıllık su miktarı bin 313 metreküp ile sınırlı. Uzmanlar, önlem alınmazsa yakın gelecekte su fakiri olma yolunda hızla ilerlediğimizi söylüyor. Bu tablo, atık su arıtma, deniz suyundan tatlı su üretimi ve ileri filtrasyon teknolojilerini artık bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getiriyor. Dünyada da endüstriyel filtrasyon sektörü hızla büyüyor. Küresel su arıtma pazarının 2030 yılına kadar 800 milyar doları aşması bekleniyor. Bu, sadece bir çevre meselesi değil aynı zamanda dev bir ekonomik fırsat. Bu pastadan pay alabilen ülkeler, hem kendi su güvenliklerini sağlayacak hem de milyarlarca dolarlık ihracat geliri elde edecek.
Ancak bu teknolojiler pahalı. Bugün Türkiye, ileri filtrasyon ekipmanlarında büyük ölçüde dışa bağımlı. İthalat, milyarlarca lirayı buluyor. Oysa bu teknolojileri yerli mühendislikle geliştirebilsek sadece ithalatı önlemekle kalmayız aynı zamanda ülkemize önemli bir ihracat geliri de kazandırabiliriz. İşte tam bu noktada yerli teknolojiler geliştirmenin önemi ortaya çıkıyor. Bu alanda girişimcilerin özendirilmesi, desteklenmesi ve önlerinin açılması gerekiyor. Çünkü su teknolojileri, yeni bir "Ar-Ge ve ihracat üssü" olma potansiyeli taşıyor. Yeter ki cesaret edenlere fırsat verilsin.
İşte bu bilinçle yola çıkan başarılı girişimlerden biri de İzmir'de doğdu. MAT Filtrasyon Teknolojileri’nin hikâyesi aslında bir çocukluk tutkusuyla başlıyor. Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Akartepe’nin küçük yaşlarda akvaryum merakıyla başlayan ilgisi, yıllar içinde profesyonel bir vizyona dönüştü. 2014 yılında İzmir’de kurulan şirket, bugün 600 çalışanıyla dikkat çekiyor. Bunların 300’e yakını yani her iki çalışandan biri mühendis. Bu, şirketin teknolojiye ve Ar-Ge’ye verdiği önemin en net göstergesi. MAT Filtrasyon, 4 üretim tesisi ve 11 lokasyondaki şirket ve ofisleriyle global bir oyuncu haline geldi. Norveç, Katar, BAE, Suudi Arabistan, ABD gibi 5 farklı ülkede faaliyet gösteriyor, 62 ülkeye ihracat yapıyor. Ar-Ge departmanı ise TÜBİTAK onaylı çok sayıda projeyi aynı anda yürütüyor. Şirket, artık sadece bir üretici değil entegre su mühendisliği çözümleri sunan küresel bir teknoloji şirketi.

MAT Filtrasyon’un imza attığı projeler, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini gözler önüne seriyor. Dünyanın en büyük şehir akvaryumu SeaWorld Abu Dhabi, Türkiye’nin en büyük tema parkı Land of Legends, Latin Amerika’nın en büyük şehir akvaryumu Mazatlan... Bunlar MAT Filtrasyon'un dünyada imza attığı dev projelerden sadece birkaçı. Bu projeler, Türk mühendisliğinin dünya standartlarında işler başarabildiğini kanıtlıyor. Yeter ki bu başarı hikâyeleri görünür olsun, genç girişimcilere ilham versin. Bunun yanında akuakültür alanında kapalı devre balık yetiştiriciliği sistemlerinde suyun sürekli filtrelenerek yeniden kullanılmasını sağlıyorlar. Endüstriyel alanda ise sanayi tesislerinin proses sularını arıtarak tekrar üretime kazandırıyor, hem su tüketimini azaltıyor hem de çevresel etkiyi minimize ediyorlar.
MAT Filtrasyon’un en önemli yanı, "terzi usulü" dedikleri projeye özel çözümler geliştirmeleri. Standart ürünler yerine her projenin ihtiyacına göre tasarlanan sistemler, onları sektörde farklı bir noktaya taşıyor. Düşük enerji tüketimli sistemler, akıllı otomasyon çözümleri ve dijital izleme teknolojileri ile hem kaynak kullanımını optimize ediyorlar hem de döngüsel ekonominin tam kalbinde yer alıyorlar. Şirketin döngüsel ekonomi yaklaşımını özetleyen cümle çarpıcı: "Sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil; iş modelimizin temelidir."
Gelecek hedefleri arasında deniz suyu arıtma teknolojilerine yatırım yapmak da var. Türkiye gibi kıyı şeridi uzun bir ülke için deniz suyundan tatlı su üretimi, su krizine karşı en güçlü alternatiflerden biri. MAT Filtrasyon, bu alanda da enerji verimliliği yüksek, sürdürülebilir ve ekonomik sistemler geliştirerek Türkiye'nin su fakirliği riskine karşı yerli bir çözüm sunmayı hedefliyor.
Gerçek anlamıyla akıllı ve yeşil bir dönüşümü, teknolojide dışa bağımlılığı azaltarak, kendi çözümlerimizi üreterek başarabiliriz. MAT Filtrasyon gibi "Bizim suyumuz bizim teknolojimiz" diyerek yola çıkan girişimleri çoğaltarak...