Bay Hodgson’dan Kedleston Markizi Curzon'a Moskova’dan gönderdiği 20 Şubat 1923 tarihli raporda (FO 424, 256, s. 596, Belge: 359) Lozan Konferansının Sovyet Rusya’daki Komünistler arasında yarattığı etkiyi belirtmektedir. Sovyetler, Lozan’daki Ankara Heyetinin taleplerini ve tavrını etkili görmemekteler ve Ankara Hükümetinin Komünistleri tutuklamasını eleştirmektedirler. Tutuklanan Türk Komünistlere yönelik bir dayanışma metni de yayınlamışlardır. Bay Hodgson, Moskova’dan Londra’ya şunları yazmıştır:

‘Lozan Konferansı'ndan kaynaklanan Sovyet Hükümeti ile Ankara arasındaki soğukluk, yalnızca M. Çiçerin'in gazetecilere verdiği röportajlardaki açıklamalarında değil, Rus basınındaki sayısız göndermede de ifadesini bulmuştur. Önde gelen makaleler konuyu etkili bir şekilde anlaşılmaz hale getirmiş ve Lozan'ı İtilaf Devletleri için bir fiyasko olarak nitelendirmiş olsa da, Bay Litvinof ve diğerlerinin özel gözlemleri, konferansın sonucuna ilişkin çok farklı bir tutumu ortaya koymaktadır. Hükümet çevrelerinde Sovyet Rusya ile Ankara arasındaki dayanışmanın, Lozan Konferansı üzerine binen baskıya dayanamadığı kabul ediliyor. Ankara Heyeti, Bay Çiçerin tavsiyelerine yalnızca kendi çıkarlarına uygun olduğunda kulak verdi. Aslında Büyük Britanya, kendisi için hayati önem taşıyan noktalarda başarılı olmuş, diğerlerini ise daha sonra, muhtemelen Bay Litvinof'un önerdiği gibi, "Carlton"da konaklamanın sağladığı uzlaşmacı atmosferde Türk delegeler ile karara bağlamıştır. Son basın açıklamaları, Türklerin konferansı terk etmesinden duyulan rahatsızlığı tam anlamıyla ortaya koydu. Bu durum, Ankara Hükümetinin Rus taraftarı Komünistlerine yönelik takibatta şiddet içeren saldırılar yapması şeklinde kendini göstermiştir. Ekteki metin, Üçüncü Enternasyonal'ın 14'ünde basında yayımlanan çağrısından alınmıştır. Aynı üslupta başka birçok makale de farklı yayın organlarında yer alırken, 17'sinde Moskova'daki bazı fabrikaları temsil eden kırk kişilik bir heyet, Türk Büyükelçiliğini ziyaret ederek Ahmet Muhtar Bey'e, Rus işçilerinin Türkiye'nin "emperyalist soyguncular yerine kendi devrimci köylüleri ve işçileriyle savaşması" karşısında duydukları öfkeyi iletti. R. M. HODGSON

359 No'lu Ek (s.597)

Komünist Enternasyonal'in tüm dünya devrimcilerine ve liderlerine çağrısı.

Tutuklanan Türk Komünistlere selamlar.

Ulusalcı Ankara Hükümeti, zor durumdaki Türkiye'nin tek gerçek dostları olan Dünya Devrimci proletaryası ve Komünist Enternasyonal'den tecrit edilmesine yol açan tehlikeli bir yolda ilerliyor. Türkiye'de sendikalar dağıtılıyor ve işçi örgütleri zulme uğruyor. Türkiye Komünist Partisi paramparça edildi. Tutuklanan Komünistler özel bir mahkemeye teslim ediliyor. Onlar vatan hainliğiyle suçlandılar. Ankara Hükümeti onları en ağır cezalarla tehdit ediyor. Türk Hükümeti, devrimci işçi ve köylülerin zulmünün bedeli olarak Lozan'da İtilaf Devletlerinin yağmacılarının sempatisini ve iyi niyetini kazanmayı umuyor.

Dünyanın önde gelen proletaryalarının ve köylülerinin iradesinin ve gücünün vücut bulmuş hali olan Komünist Enternasyonal, onların adına Ankara Hükümetine güçlü bir uyarı iletiyor: Poincaré ve Mussolini'nin yoluna girmeyin. Dünya emperyalistleri hâlâ vardır. Mücadeleniz henüz bitmedi. Uluslararası proletaryanın desteği olmadan bu mücadelede ayakta kalamazsınız.

Komünist Enternasyonal, tüm ülkelerin devrimci proletaryalarına -ve başta İngiltere, Fransa, Rusya ve İsviçre olmak üzere- Ankara Ulusal Hükümeti'nin bu ülkelerdeki temsilcilerine bir uyarı mektubu göndermeleri çağrısında bulunuyor.

Ankara’da hapse atılan Türk Komünistlere selamlar’.