Dünya yeni ve hızlı bir biçimde her alanda bir evrim süreci içerisine girdi. Bunda Çin’in inanılmaz bir yükseliş içerisine girerek hegonomik açıdan ABD’ye rakip olması, dünyaya egemen olmak isteyen Amerika’nın aynı çizgide politika izlemesidir.
Trump’ın başkan seçildikten sonra izlediği agresif politikalar (Grönland’ı satın almak, Kanada’yı eyalet yapmak, Venezüella devlet başkanını kaçırmak, Küba’yı hedefine almak, İran’a saldırmak, soykırım yapan İsrail’e arka çıkmak, Ukrayna-Rusya savaşında “Barış Güvercini’ rolünü üstlenmek gibi) bu süreci tetikleyen unsurlar olmuştur.
Trump iki başlı bir dünyada ağırlığını kullanarak, bugüne kadar her alanda, Ankara “da ortak politikalar yürüttükleri Batılı ortaklarını bile bir araç olarak kullanmıştır. Bir yıldan bu yana NATO harcamaları ile ilgili girişimler gündemden düşmezken, elindeki gücü ABD’nin çıkarları
doğrultusunda kullanacağını açıkça belirtmesi “PATRON BENİM” anlayışını farklı bir şekilde ifade edilmesidir. Ankara toplantısının özü budur.