Türkiye'nin maden havzalarından Beypazarı'nda başlayan ve dalga dalga büyüyerek başkentin idari merkezlerine kadar uzanan büyük emek direnişi, işçi sınıfının tarihi kazanımlarından biriyle neticelendi. Aylardır alın terinin karşılığını alamayan, evine ekmek götürmekte zorlanan ve seslerini duyurabilmek adına nisan ayında yollara düşüp günlerce parklarda sabahlayan madenciler, en nihayetinde örgütlü mücadelenin gücünü tüm ülkeye kanıtladı. Kamu gücünü arkasına alan dev holdinglerin, işçi haklarını ve taahhütlerini görmezden geldiği bir dönemde, maden işçilerinin gösterdiği bu sarsılmaz irade, sadece kendi cüzdanlarını değil, Türkiye'deki tüm işçi sınıfının onurunu kurtaran bir dönüm noktası oldu. Hak arama kanallarının barikatlarla kesilmek istendiği, dezenformasyonlarla direnişin kırılmaya çalışıldığı zorlu süreç, işçilerin banka hesaplarında gördükleri hak edilmiş rakamlarla son buldu.
Bürokrasi koridorlarında verilen taahhütler ancak baskıyla hayata geçti
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Devletin en üst kademelerindeki üç bakanın bizzat kefil olduğu bu yasal sözleşmeye göre, 15 Mayıs tarihi itibarıyla tüm alacakların ödeneceği ilan edilmiş, ancak belirlenen gün geldiğinde işçiler büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşmıştı. Holding yönetimi sadece geriye dönük maaşları yatırıp "işçiye borcumuz kalmadı" iddiasıyla gerçeği çarpıtmaya yeltenince, haklarının gasp edilmesine izin vermeyen Doruk Madencilik işçileri nisan ayındaki yalınayak yürüyüşlerinin ardından 1 Haziran günü yeniden Ankara'da holding kapısına dayanmıştı. Siyasi iktidarın koruması altındaki şirketin tüm idari ayak diremelerine ve oyalama taktiklerine karşı kararlılıkla sürdürülen eylemlerin ve toplumsal baskının sonucunda, hakkı yenilen maden işçilerinin tüm hak ve alacakları hesaplarına yatırıldı.
Bütün muhalefet partileri yıllar sonra ilk kez aynı safta buluştu
Direnişin zafere ulaşmasındaki en büyük itici güçlerden biri, hiç kuşkusuz Ankara sokaklarında yankılanan o muazzam toplumsal ve siyasi dayanışma ruhu oldu. Dün holding binasının önünde kurulan direniş çadırını ziyaret eden çok sayıda muhalefet lideri ve milletvekili, madencilerin etrafında aşılması imkansız bir koruma kalkanı oluşturmuştu. Sürecin başından beri işçilerin yanında saf tutan Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, bu tarihi kazanımın ardından yaptığı duygu yüklü açıklamada siyasi partilerin bu ortak duruşuna özel bir parantez açtı. Türkiye'deki tüm halkın ve siyasi partilerin bu işçilere benzersiz bir destek sunduğunu hatırlatan Çakır, "Siyasi partilerin ve muhalefet partilerinin bugün ziyarete gelmesi gerçekten beni onurlandırdı, gururlandırdı. Ben 15 Temmuz’da bütün siyasi partilerin bir araya geldiğini görmüşüm. Bir daha hiçbir siyasi partinin bir arada açıklama yaptığını görmemiştim. Demek ki bu işçileri benimsemişler" sözleriyle emeğin birleştirici gücünü vurguladı.
Sendikal mücadelenin yeni rotası batı sınırına çevriliyor
Ankara sokaklarındaki tehditlere, idari engellemelere ve her türlü çileye göğüs gererek işçilerin yüzünü güldürmeyi başaran sendikal irade, kazandığı bu büyük moral gücüyle durmaksızın yeni bir cephe açmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde maden işçilerinin maruz kaldığı sömürü çarklarının nerede bir mağduriyet yarattığını adım adım takip eden sendika yönetimi, Ankara'daki çadırları toplar toplamaz rotasını Trakya'ya çevireceğini ilan etti. Başkentteki zaferin ardından kendi adına büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Genel Başkan Gökay Çakır, durmaya niyetleri olmadığını belirterek sonraki adımlarını şu ifadelerle kamuoyuna duyurdu: "Ben şimdi buradan ayrıldıktan sonra yarın Edirne’ye gideceğim. Oradaki işçi arkadaşlarımızın, mağdur arkadaşlarımızın sesine ses olmaya, yüreklerine yürek olmaya, gönüllerine gönül olmaya gideceğiz. Biz her zaman mücadelenin içindeyiz." Bu açıklama, Edirne'de benzer hak gasplarıyla boğuşan Özşen Madencilik işçileri için de büyük bir umut ışığı yaktı.
Devlet ve şirket arasında resmi denetim mekanizması kuruldu
Madencilerin bankamatiklerden paralarını çekmesi ve yüzlerinin gülmesi, mücadelenin sadece anlık bir mali kazanımla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kalıcı bir idari güvenceye kavuştuğunu da gösteriyor. Geçmişte holding yönetimlerinin verdikleri sözlerden kolayca dönebildiğini acı tecrübelerle deneyimleyen işçi temsilcileri, bu kez işi şansa bırakmayarak hukuki altyapıyı da sağlama aldı. Sendika genel merkezinden yapılan resmi bilgilendirmede, sadece geçmiş alacakların tahsil edilmediği, bundan sonraki süreçte de benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına devletin doğrudan devreye sokulduğu aktarıldı. Bu doğrultuda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Yıldızlar SSS Holding arasında, bundan sonraki çalışma dönemlerini, maaş ödeme takvimlerini ve işçi sağlığı önlemlerini anlık olarak denetleyecek resmi bir takip mekanizmasının tanımlandığı duyuruldu. Devlet güvencesiyle kurulan bu resmi denetim masası, madencilerin gelecekte de holdingin keyfi uygulamalarına karşı koruma altında olacağını tescillemiş oldu.





