Ege’de volkanik deprem alarmı var. Ege’de deprem fırtınası yaşanıyor.

28 Ocak tarihinden bugüne Ege’de 750’nin üstünde deprem yaşandı. En yükseği 5.2 şiddetinde oldu.

İzmir depremin merkezi olarak görülen Yunanistan’ın Santorini adasından 614.5 km uzakta. Bu uzaklık olası deprem riskini azaltıyor mu? Bu sorunun cevabını Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir veriyor:

‘’Depremler 7 büyüklüğünde olsa bile Türkiye’de batı kıyıları etkilenmeyecek. Ama bölgede tsunami tehlikesi var’’ diyor.

İzmir Valisi Süleyman Elban ise, Santorini’deki deprem fırtınasının ‘’İzmir için risk’’ oluşturmadığı görüşünde.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay daha temkinli konuşuyor:

‘’Olası birdeprem için İzmir’in hazırlıklı olacak.Riskli binaların tespiti ve yenilenmesi için hükümetle birlikte çalışacağız.’’.

Başkan Tugay ‘’Riskli Binalar Yenilenecek ‘’diyor.

Evet ben de katılıyorum bu düşüncesine ama yenileme işlemi yapılırken İzmir’in ‘’dokusu’’ bozulmamalı. Dikey mimari yerine ‘’yatay’’ mimari tercih edilmeli. Niçin ‘’ yatay mimari ‘’ diyorum?

Başkan Cemil Tugay konuşmasında üstüna basarak ne diyor:

‘’Deprem de İzmir’de hiçbir binanın yıkılmaması için tüm çalışmalar titizlikle yürütülecek’’.

Evet titizlikle çalışılmalı çünkü İzmir’de büyük tehlike yaratacak ‘’İzmir Fayı’’ var.

Kahramanmaraş’da deprem olacağını aylar önce söyleyen Prof. Dr. Naci Görür , bu defa uyarıyı İzmir için yapıyor .

‘’Körfez kıyısında yapılan binalar bataklık bir zeminin üzerinde bilinçsizce inşa edilmiştir . Bu nasıl olmuş ? Nasıl müsaade edilmiş ? Anlaşılır değil . Eski İzmir’de bu kadar yüksek binalara müsaade edilmezdi . Çoğu binanın yıkılması lazım .’’

Şimdi İzmir’in tarihsel deprem gerçeğini hatırlatalım ;

İzmir’de ise , şiddeti 6.5 üzerinde 14 büyük deprem meydana gelmiş.

Büyük yıkıma neden olan ve kayıtlara geçirilmiş ilk deprem M.Ö. 26’da yaşanan 7.0 büyüklüğündeki deprem . Gece meydana gelen bu depremde İzmir Efes başta olmak üzere bölgedeki 12 önemli kent yıkıldı .

M.S. 178 meydana gelen 6.5 şiddetindeki depremde İzmir harabeye döndü. .Zeminde derin çatlaklar oluştu üç liman kapandı . Kentin yeniden inşası için İzmir 3 yıl vergiden muaf tutuldu .

MS 688’de meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki deprem öylesine yıkıcıydı ki , 20 bin kişi yaşamını yitirdi .

1039 ve1389 da yaşanan 6.7 büyüklüğünde ki depremlerde ise İzmir üst üste iki kere daha yıkıldı .

İzmir’de Cumhuriyet Tarihinin ilk depremi ise , 31 Mart 1928 yılında Torbalı ilçesinde yaşandı. Bu depremi 1939 yılında 7.1 şiddetinde Dikili , 1949 yılında Karaburun .

Daha sonra 1974 ve 1977 yıllarında İzmir merkezinde depremler oldu .

1979 Foça ,2003 Urla ,2005 de Sığacık da deprem yaşadı İzmir …

2020 yılının 30 Ekim günü saat 14.51 de yaşanan 6.9 büyüklüğündeki depremde bir çok bina yıkılmış , insanlar hayatını kaybetmişti .Son olarak da 1İzmir’de 7 Ekim 2022 de Buca’da deprem yaşandı .

Prof. Dr. Naci Görür gibi aynı uyarıyı Jeofizik Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer de İzmir Körfezindeki 4 diri fayın incelenmesini istedi .

İzmir’de karadan kaynaklı depremler 5 şiddetinde olmuş . Ama, denizden gelen depremler 6 ve üstü yıkıcı olarak gerçekleşmiş .

İzmir tarihte çok kereler yıkılmış , canlar kaybedilmiş .

Deprem , İzmir’in gerçeği .Ama bunu unutanlar var .

İzmir , Sigorta Şirketlerinin deprem riskli iller sıralamasında Kocaeli ,Bolu ,Sakarya ,Bursa , Balıkesir’den sonra 6’ncı sırada yer alıyor .

Yani İzmir 1. Derece riskli deprem bölgesi .

İzmir , son yıllar da Türkiye’nin dört bir yanından göç alan gözde ili…

Nüfusu , hızla artıyor .Son tespitlere göre 4 milyon 508 bine ulaşmış .

Nüfus ile birlikte kentin her noktasından kuleler yükseliyor .

Daracık sokakların arasındaki 2-3 katlı binalar yıkılıyor ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altında 15-20 katlı kuleler yapılıyor . Ne alt yapı var üst yapı .

Tam bir kervan yolda düzülür mantığı. Plansız –programsız bir yapılaşma .

‘’Yıkılsın kardeşim .Kent yenileniyor ‘’ diyebilirsiniz .

Ben de kent yenilensin isterim .

Ama betonlaştırmadan .Çevreyi ve insanı koruyarak .

Eski mahallelerde riskli binalar yıkılsın . Ama onların yerine semtin dokusunu koruyarak ve kenti çirkinleştirmeden. Mimarisi İzmir’i güzelleştiren binalar yapılsın .

Rant için İzmir yağmalanmasın .

Bu kulelerin yapıldığı ve yapılacağı Karabağlar İlçesine bağlı Esentepe ve General Kazım Özalp Mahallesinden örnek vereceğim :

Zamanın da bu mahalle ‘’Afyonlular Mahallesi’’ olarak biliniyor. Afyonkarahisar ilimizden gelen vatandaşlarımız yerleşmiş . 2 -3 kat arası evler yapmışlar .Bu mahalle de bugüne kadar 1-2 bin kişi yaşadığı için yolları dar…1 araba zor geçiyor. Alt yapı yıkılan binalara göre planlanmış . O sokağa bir araba park edince ulaşım duruyor .

Her geçen gün de yeni yeni kuleler dikiliyor . Mahallede (Poligon) askeri bölgeler olmasa yeşil yok denecek kadar az.

Durumu bu mahallede yaşayan arkadaşımız CİMER üstünden Karabağlar Belediyesi’ne iletmiş .

Dilekçesinde , yapılan bina yükseklikleri ile yaşam alanlarının ve giderlerin doğru orantılı olmadığını .İzmir’in 1. Derece deprem riski olan bölge olmasından dolayı dikey mimari yerine eski semt ve mahallelerde yatay mimarinin tercih edilmesinin doğru olacağını. Dikey mimarinin yeni yerleşim bölgelerinde yapılmasının doğru olacağını belirtmiş .

Kendisine 13 Ocak 2023 tarihin de Karabağlar Belediyesi Etüd Proje Müdürlüğü’nden yine CİMER üstünden cevap gelmiş .

CHP’li Belediye bölgede 8 kattan 15 kata yükselme iznini savunuyor .

İşte cevabın son bölümü ;

‘’…..sonuç olarak. En az 1000 metre kare büyüklüğündeki imar parsellerinde emsal belirlenen yapılaşma koşulunda gelen inşaat hakkı , ‘mimaride esneklik sağlamak ‘ amacıyla 15 kata kadar bina yüksekliğine erişebilecektir .’’

‘’Mimaride esneklik sağlamak’’ için kat yükselttik diyen ve depremde insan canını yok sayan zihniyet.

Yüksek binaların deprem riskini uzmanlara sordum .

İşte , uzmanların yüksek binalarla ilgili görüşü ;

‘‘Yapı sistemlerinin tasarımında yük , malzeme ve boyut koşulları olmak üzere üç ana unsur bulunmaktadır .Yapılarda kat adedinin artması ile kütlenin ve kütle etki kolunun artması sonucu deprem kuvvetleri artacaktır .Kat adedi arttıkça hasar oranı da artar ‘’.

Deprem Uzmanı Naci Görür de ,’’Eski İzmir’de bu kadar yüksek binalara müsaade edilmezdi ‘’ diyor.

Evet , Sayın Başkan Soyer , ‘’Neden , bu kadar yüksek binalara müsaade ettiniz ve etmeye devam ediyorsunuz ?’’

1 Derece deprem bölgesi İzmir , korkusuzca yerel yöneticileri eliyle betonlaştırılıyor. İnsan canı yok sayılıyor .

Yaptıklarının adı ‘’Kentsel Dönüşüm ‘’.

Biz Kentsel Dönüşümü de yanlış anlıyoruz. Eskiyi yıkıp yeniyi yapmanın adı Kentsel Dönüşüm değil rantsal dönüşüm

Tüm mahalleyi , Ticari alanından , sağlık alanına , okullardan konut alanına kadar alt ve üst yapısı ile yeniden planlayarak yapmaktır .

Bizim yöneticilerimizin uyguladığı Kentsel Dönüşümü , en güzel deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür hocamız özetlemiş :

’ ‘Biz kentsel dönüşümü rantsal dönüşüm , mütehait dönüşümü olarak algıladık ‘’.

İşte yapılan tam da bu…

Sayın Başkan Cemil Tugay biz de sizin gibi depremde İzmir’de hiçbir bina yıkılmasın istiyoruz. ‘’Titizlikle çalışacağız ‘’ diyorsunuz . Bu sözlerinize inanıyorum Sayın Başkan.

O zaman ‘’Ucube Kulelere DUR’’ deme zamanı gelmedi mi?

Hem canları kurtarın hem İzmir’i kurtarın .

Kenti kulelerle betonlaştırmayın. Yeşilleştirin .

Mavi ile yeşili buluşturun .

Prof. Dr . Mete Işıkara’yı rahmetle anarak yazıyı bitirelim ;

‘’Deprem öldürmez ,insan öldürür .’’


 

Baha Ülgen gazeteciliğe 1983 yılında Ulusal Basın Ajansı (UBA) da başladı. Sırasıyla Bulvar, Tercüman ,Akşam Gazeteleri Ankara Bürosu (siyasi parti ve Parlamento Muhabirliği)… Aktüel ve Milliyet EP Dergisinde çalıştı. Kanal D Parlamento muhabiri, NTV Ankara Haber Müdürlüğü, Kanal 6 Ankara Haber Temsilciliği görevlerinde bulundu.2001 yılında TRT’ye geçti.2002-2014 yılları arasında CHP TBMM Grubu ve Genel Başkan Danışmanlığı görevini yürüttü. 2018 yılında TRT’den emekli oldu.