Gazeteci Çağdaş Bayraktar, Balyoz kumpasında zindana atılan, hapiste kanser olan, yıllar sonra da beraat eden Amiral Cem Aziz Çakmak’ın sıra dışı yaşam öyküsünü yazdı. Kırmızı Kedi’den çıkan “Deniz Üstü Köpürür”, kısa sürede ikinci baskıyı yaptı.

171596

Kitapta, Cem Amiral’in “Karanlık” şiiri de yer alıyor; “Ama! Sakın unutmayın geleceği/ Karanlığa teslim etseniz de bugünleri/ Sonsuz değildir iblisin bile geceleri/ Yüreklerdeki özgürlük ateşi/ Yakacaktır hainleri ve korkarak sinenleri/ Tarih, o zaman yazacak direnenleri”

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz. Ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı…”(Cem Aziz Çakmak Yedikule, 1 Şubat 2014)

171589

“Henüz iki yıllık bir deniz teğmeni iken koskoca muhribin manevrası kendisine emanet edilen; bir kurmay subay olarak hazırladığı deniz harekâtına yönelik analiz ve değerlendirmelerle herkese şapka çıkarttıran; Marmara Depreminden sonra İzmit’te rafineride yangın büyürken, tersanedeki Gemlik Firkateynini emir beklemeden denize indirip kısa sürede Marmara’ya çıkarabilen; ölümüne sevilen ve sayılabilen bir amiral düşünün!

Mustafa Kemal’in sarsılmaz bir denizci komutanı olan; Deniz Kuvvetlerinin en önemli tatbikat ve harekâtlarına imza atan; Doğu Akdeniz’de hak ve çıkarlarımızı gasp edenleri durduran, Akdeniz’de çok sayıda savaş gemisi ile Türk deniz varlığının sergilendiği Türk Deniz Görev Grubunun her hareketini planlayan; Deniz Kuvvetlerinin gelecek 50 yılını tasarlayacak vizyona sahip; ilke ve prensiplerinden asla taviz vermeyen, diplomat, savaşçı, centilmen ve aydın bir Amiral; Cem Aziz Çakmak!”

171598

-DİRENÇ VE LİDERLİK SEMBOLÜYDÜ-

Silah arkadaşlarından Em.Tümamiral Cem Gürdeniz böyle anlatır Cem Aziz Çakmak’ı. Gürdeniz, “FETÖ’nün Balyoz kumpası olmasa ileride kesin Deniz Kuvvetleri Komutanı olacaktı Cem Amiral” der.

Onun tasfiyesine seyirci kaldılar, zindanda çürümesini sadece izlediler.

Elbette kumpasçılar emperyalist cephenin tetikçisiydi.

Cem Amiral’i yıkan, yüreğini burkan -Cem Gürdeniz Paşa’nın da dediği gibi- “Yüksek Komuta Heyetinin kumpas cephesi ile savaşmayı reddedip, kendi evlatlarını gözlerini kırpmadan cellâda teslim eden vefasız, ilkesiz ve teslimiyetçi tutumu oldu.”

Cem Aziz Çakmak, 11 yıl önce zindanda akciğerlerinden rahatsızlandı, hastanede de hayatını kaybetti.

“Çakmak çakmak enerjisi ile bir direnç, bir liderlik ve mücadele sembolü olmaya devam edecektir Cem Amiral”…

171587

-ULA TÜRKÜSÜ KİTABIN İSMİ-

“Deniz üstü köpürür ,hey/ Kayık mıdır sandal mıdır, aman”diye başlar ünlü Ula türküsü “Deniz Üstü Köpürür”. 70’li yılların başında Bir Anısı Güzel Edip Akbayram’ın sesine çok yakışan 45’lik plaklarındandı “Deniz Üstü Köpürür”. Hatta arka yüzünde de -anımsadığım- Aşık Mahsuni’nin “Oy Dumanlı Dumanlı Bizim Eller” türküsü vardı. Fuar’da Akasyalar’da sahne aldığı zaman da “Deniz Üstü Köpürür” ile başlardı programa Edip Akbayram. Çok sevdiğim türkülerimizdendir.

Meslektaşımız Çağdaş Bayraktar, belgeler, günlükler ve tanıklıklarla“Emperyalizmin Hedefindeki Amiral” Cem Aziz Çakmak’ın sıra dışı yaşam öyküsünü “inceleme” türünde kitaplaştırdı ve adını da “Deniz Üstü Köpürür “ koydu.

Yine meslektaşımız Barış Terkoğlu “ Aydın olma yolculuğu, hakkını vererek kitap yazmakla başlar” sözüyle Çağdaş’ı yüreklendirmiş, bir de önsöz yazmış kitaba, Çakmak ailesi de Cem Amiral’e ait bilgi ve belgeleri yazar ile -içtenlikle- paylaşmış.

-TARİHİN YÜKÜNÜ ÇEKEN AMİRAL-

Çağdaş Bayraktar’a göre, “Bazı insanlar kendi ömrünü yaşar. Bazı insanlarsa tarihi. Amiral Cem Aziz Çakmak her nefeste göğsüne tarihin yükünü çekti.

Balyoz kumpası ile üniforması üzerinde tutuklanan ilk amirallerdendi. En aşağılık saldırıların hedefi oldu Cem Amiral. Hasdal zindanında düşünüyordu ve hep arkadaşlarına soruyordu; “Biz kendi ülkemizde miydik yoksa başka bir ülkede esir mi alınmıştık? Bu insanların kendi masum subaylarına bu kadar düşman olmasının sebebi neydi?”

Cem Amiral gelinlikler içindeki büyük kızını hapishanede karşıladı. Bir saat süren düğünü, hapishane görüşünde, amirallerin çaldığı gitar piyanoyla yapıldı.

Hapiste kanser oldu. Torununu kemoterapi sırasında kucağına aldı. 6 Haziran 2015’te beraat etti ama hastalığı son evredeydi. Yüzüğünü takacağı küçük kızının nişanından bir gün önce de 3 Temmuz 2015’te hayatını kaybetti; “Ömrünü millete vermiş Çakmak’a, ömrünü ailesiyle tamamlama hakkı verilmedi!”

-DONANMANIN KUTUP YILDIZI-

Kitabın sunuşunu yazan Barış Terkoğlu şu satırlarıyla bitirmiş yazısını; “Sevgili okuyucu sıra sende! Üsküdar’da üzerinde deniz çapası ve kutup yıldızı olan bir mezar taşı görürsen yakından bak. Nakşedilmiş ‘Bahriyenin Kutup Yıldızı’ yazısını oku. Boylu boyunca yatan kişinin göğsünde büyüyerek bedenini istila eden tümörün, denizlere meydan okuyanlara saplanan hançerin sembolü olduğunu unutma. Cem Amiral umutsuz değildi, sakın karamsarlığa mahkum olma. O mezarın başında, o mübarek gemilerin geldiği seherin kokusunu bir gün mutlaka duyacağız. Bir gün…Mutlaka…”

Çağdaş Bayraktar da duygularını şu satırlarla paylaşmış; “ Cem Aziz Çakmak ‘Donanmanın Kutup Yıldızı’ ve ‘Geleceğin Donanma Komutanı’ydı. Hatta daha fazlası. Kitabını birlikte yazma arzusundaydı benimle ancak olmadı. Şimdi o en uzun seferindeyken Cem Amiral’i anlatmak; hem vasiyet hem vatan borcu. Hakkını verebilmek ümidiyle. ‘Deniz Üstü Köpürür. Başlıyoruz Amiralim…”