Tarihimizde kara bir leke olarak durur Madımak Katliamı. Ortak vicdanımızda acısı hiç dinmez. En büyük insanlık suçlarından biridir gerici faşistlerce işlenen. 33 Türkiye’nin aydınlık yüzü, sanatçı şair yazar düşünce özgürlüğü düşmanlarınca katledildi. Takvimlerde olmaması gereken tarihtir 2 Temmuz!

185637

“O ateş bugün halen omzumuzda yanıyor. Bize düşen, hafızamızı korumak, düşümüzdeki geleceği örgütlemek ve inadına su olabilmektir bu topraklara. Tüm bunları yaparken de sarılmamız gereken bir koca ağaç var: Laiklik! O ağaca sadece baltalarla saldıranlara değil, korumak yerine onun gölgesinden bile utananlara karşı da mücadele vermeliyiz. Unutmayalım ki, yakılan ve boğulan aydınlarımıza boyun borcumuzdur bu mücadele.”

(Gazeteci Barış Pehlivan)

185525

“Kucaklıyor beni Metin Altıok/ Aldırma diyor gülerek/ Yaşamak görevdir yangın yerinde/ Yaşamak insan kalarak/ Yaşamak bu yangın yerinde/ Her gün yeniden ölerek…

(Şair Ataol Behramoğlu)

185638

Bu şiir yanıyor azıcık temmuza değse/ Gittiği Sivas mıdır gidip de dönmediği(AHMET GÜNBAŞ)

“1984 Los Angeles Olimpiyatları’nın şarkısı İtalyan Söz Yazarı Giorgio Moroder’un

‘’Take Someone’s Hand’’ diydi. Yani; ‘’Birinin elini tut!’’ Stattaki yüz bine yakın insan haykırıyordu şarkının sözünü.

‘’Yak, yak, yak’’ diyordu Sivas’ta Madımak Oteli’nin önünde bir insan. ‘’Yak, yak, yak’’ diyordu bin insan. On bin insan!..

1988 Seul Olimpiyatları’nın şarkısı da 4 yıl öncesinden pek farklı değildi.

Yine Moroder’un bestesi; ‘’Hand in Hand’’di; ‘’Elele’’...

‘’Yak, yak, yak’’ diyordu 33 yıl önce Sivas’ta Madımak Oteli’nin önünde bir insan...

‘’Yak, yak, yak’’ diyordu bin insan. On bin insan!..”

185636

-İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HERŞEY-

Okan Yüksel Ustamız da her 2 Temmuz’da sorardı;

‘’Sevmek, insanı sevmekle başlar her şey diyor Sait Faik. Machiavelli’yi de anımsayın!; ‘İnsanlar bize ya hınç ya da

korku yüzünden kötülük ederler’ sözünü.

Sivas’ta yakılan aydınlarda ne hınç ne de korku vardı. Ve onlar kötülük edemezlerdi. Ama oteli saran on bin insan; 'Cumhuriyet Sivas'ta kuruldu, Sivas'ta yıkılacak' , 'Laiklere ölüm' , 'Yaşasın şeriat' sloganları atarken hem hınçlıydı, hem de korkuyordu...

Alçaklar kötülüklerini -çok kötü- göstermediler mi o gün?’’

Gösterdi o gerici yobaz faşist güruh, gösterdi Ustam...

185526

-unutMADIMAKlımda-

O kapkara günde, aydınlığın karanlığa, sevginin nasıl nefrete yenildiğini dillendirir Aziz Nesin Müjdat Gezen'e; ‘’Beni yatağa yatırın, bu güruha kötü bir ceset vermek istemiyorum.

Korkarak ölen bir adam gibi görünmeyeyim.’dedim”

‘’Ölürsek arkada kalanlar ölenler için şiir yazar’ dediydi "Bergamalı Şair"

Metin Altıok; "Ve ..yanında Kav taşıyan ben; Tekinsizim size göre..İbret için, yakılması gereken!.."

Güldürmeyi, düşündürmeyi çizgilerde seçmiş,karikatürist olmuştu. Ateşle gelecek olan ölümün soğukluğunu "mızıka çalarak" bekliyordu Asaf Koçak...

Hayatı şehir şehir dolaşmayla, sürgünle geçmişti.Nereden bilebilirdi ki böyle bir sonu Nesimi Çimen? (Türkülerini bağlama ile değil göğsünde taşıdığı curasıyla çalıp söylemesiyle,

’Kalem yazmaya başlayınca gönlün gözü açıldı’ sözüyle ünlüydü Nesimi Çimen)

Sonra Mazlum Çimen herkesin aşk şarkısıs sandığı oysa babasına, canlara ithaf “Sen Benden Gittin Gideli”yi besteledi.

Belki böyle öleceğini tahmin etmezdi ama ‘Akarsu’yum yansam da, kül olup savrulsam da, bazı bazı gülsem de, yine gönlüm hoş değil’ demişti Muhlis Akarsu...

Daha 22 yaşındaydı ama bağlama ustasıydı. Kendi güzel, yüreği daha güzeldi.

Ve daha nice nefesler durdu ateşin kor ateşin arasında Hasret Gültekin! Bizi Hasret'e hasret bıraktı!..

Behçet Aysan! “Sana kansız bir gökyüzü getirirdim getirebilsem ah, avlusunda çocukların korkmadan oynadığılalelerle donanmış simli bir gökyüzü” yazan Aysan...

İnci dizeleriyle Asım Bezirci; "Saçların aklarla dolduğu zaman, Geriye hasretle bir bakar mısın? Yıllar mazimizi yolduğu zaman, Göğsüne menekşe, gül takar mısın"

-G HARFİ BOŞTUR-

185505

Sunay Akın da “G harfi boştur yangın kovalarının ki ortaya çıkar dolu olanları okununca madımak oteli'nin merdivenlerinde kurtulmayı bekleyenler için verilen karar: YAN IN"nı yazdı!..

Yaşar Nuri Öztürk Hoca da; "Yobazın olmadığı her yer cennettir, kadın yaktınız, ozan yaktınız, orman yaktınız, yobaz varken cehenneme gerek yok"u...

Zeynep Altıok, Bergamalı şair Metin Altıok'un kızıdır...

Duygularını şu dizelerle ifade etti; "Bir Ortaçağ yangınında durdu saatimiz. Temmuz takvimi kendi saatiyle işliyor 27 yıldır."

-ŞİİRLERİ, ÖYKÜLERİ, TÜRKÜLERİ YAKTILAR-

Madımak’ta günü kararttılar. Güzel yüreklileri, şiirlerimizi, türkülerimizi, deyişlerimizi...

Sivas'ın göbeğinde yaktılar. Kalleşçe diri diri yaktı kapkara vicdanlılar. Hiç ceza da almadılar!..

Olimpiyatlarda; Londra Trafalgar, New York Times, Paris Concorde, Berlin Postdam’da, Roma Aziz Peter, Buenos Aires Mayo, Meksiko Hidalgo, Madrid Santa Ana meydanlarında insanlar her fırsatta elele tutuşup barış sevgi şarkıları

söylerken, 33 yıl önce ‘’Yakın..Yakın’’ diye bir bağırıyordu bir adam..

On bin insan; "Yakın...Yakın!.."

-ADALET ZAMAN AŞIMINDA-

Bir de 13 Mart 2012 vardır; Sivas Davası’nın zaman

aşımına uğradığı gün! Asla unutulmamalı!

Sevinç çığlıkları atarak yakmanın "insanlık suçu" olmadığının mahkeme

kararına bağlandığı tarih! Çığlıkları kimler mi attı?

Meslek Büyüğümüz Bekir Coşkun da ertesi gün köşesinden haykırmıştı;

‘’19 yıl öncesinden gelen alevler yeniden yükseldi. Perdeleri tutuştu odamın...

Keşke insan yakmayı, ‘insanlık onuru’ da saysaydınız

Ve Rıfat Ilgaz Usta, kahrolmuştu. O kadar çok dostunu yitirmişti ki Sivas’ta?; "Firavunlar Mısır'da tabletleri kırdı ! Hitler'in orduları Avrupa'da bütün kütüphaneleri yaktı !

Dünya tarihinde ilk kez Türkiye'de, aydınları bir binaya koyup yaktılar !

-TARİHİ UTANÇ -

33 yıl önceydi. 33 can diri yakıldı."Büyük İnsanlık" bu kara lekeyi asla unutmayacak!

“Herkesin bir Sivas'ı, hepimizin bin acısı" var.

33 yıldır dinmedi, dinmeyecek. Asırlar geçse de!..

68'li Avukat Abim Celal Ülgen de söyle diyordu katıldığı tv programında;

"Madımak, yanmış insan eti kokusudur. O koku üstümüze sindi ve çıkmıyor

Bu tarihi bir utançtır!.."