“Yaşar Aksoy “Kırmızı Kedi” etiketiyle raflarda yerini alan son kitabı Dario Moreno-Akdeniz Aşk Şarkıcıları’nda, bir dönemin efsanesi Dario Moreno’nun yaşamını titizlikle inceliyor. Kitap, Yaşar Aksoy’un kişisel arşivinde yer alan, ünlü yorumcuya dair özgün fotoğraf ve görsel malzemeyle daha bütünlüklü bir hal kazanıyor.”
“Moreno’nun çocukluk yılları, müzik dünyasınca keşfedilişi, yurtdışında hem müzik hem sinema dünyasında kazandığı ün ve başarıları, Türkiye ve İzmir özlemi ve Dario’nun dostlarından sıcacık anılar kitapta akıcılıkla işleniyor. Aksoy, İsrail’e yaptığı ziyarette ilk kez Dario Moreno’nun mezar yerini de belgeliyor. Yine İsrail’de yaşayan İzmir kökenli Yahudilerin ilginç anıları, kitapta işleniyor.”
“Yazar bu titiz çalışmasında İzmirli Dario’nun yaşamını incelikle anlatmakta kalmıyor; aynı zamanda, Akdenizli aşk şarkılarıyla bizleri büyüleyen Juanito’yu, Gaskonyalı Toma’yı, Enrico Macias’ı ve Fedon’u da anlatıyor. Şarkıların eşlik ettiği, biyografik ögelerle kültürel mozaiğin harmanlandığı ilgi çekici bir eser…”

“Deniz ve mehtap sordular seni neredesin? / Nasıl derim terk etti bırakıp beni gitti/ Anladılar ki aşkımız bitti/ Alay ettiler benle hep/ Sen oldun bunlara bak sebep/ Mehtap dedi gördüm ah onu/ Belinde erkek kolu/ Deniz güldü halime.”
Dario Moreno’nun dillerde marş olmuş şarkısıdır. Sonra Tanju Baba (Okan) da söylemiştir “Deniz Mehtap”ı.
Dario’nun diğer unutulmazları arasındadır “Canım İZMİR”, “Hatıralar Hayal Oldu”, “Her Akşam Votka Rakı Şarap” , “Adiyö Lizbon”, “Yavaş Yavaş Gel Bana”, “Entarisi Ala Benziyor" da…
Bugün İzmir’de Asansör’de bir zamanlar yaşadığı 302 sokak Yaşar Aksoy sayesinde adını taşır, körfezde nazlı nazlı yüzen vapurda da ismini. Aksoy,, 20 Haziran 1993 tarihli Yeni Asır’da şöyle yazmıştı; “Bu pazar Dario Moreno sokağı açılıyor. Yer yerinden oynayacak ve birçok konuğun huzurunda İzmirli Dario ‘nun ismi ‘kentin künyesine’ yazılacak. Aynı zamanda Asansör hizmete girecek. Kulaklarımızda Dario’nun unutulmaz şarkıları çınlayacak. ‘Deniz ve Mehtap ‘ı dinleyeceğiz. ‘Canım İzmir’ imbatla birleşip yoksul semtlere doğru uçuşacak. ‘Yavaş Yavaş Gel Bana ‘ diyerek samba yapacağız.‘Entarisi Ala Benziyor’u birlikte söyleyeceğiz. Asansör düğününü yaparken, Dario Moreno’muz da bu büyük düğünü, o yumuşacık yüreğini pıt pıt çarpıtarak, gözyaşları içinde izlemektedir. Çünkü bugün bir İzmir günüdür.”

-VASİYETİ İZMİR’E GÖMÜLMEKTİ-
"- İzmir, tatlı ve sevgili şehrim.. Bir gün şayet senden uzakta ölürsem.. Beni sana getirsinler.. Fakat mezarıma götürürlerken, "Öldü" demesinler. "Uyuyor" desinler koynunda.. Tatlı İzmir'im.."
Ne yazık ki, 28 Haziran 1967 günü Yeşilköy Havaalanı'nda beyin kanaması geçirerek ölen Dario'nun vasiyeti yerine gelemedi.
Türkiye, Güzel İzmir için kalbi gümbür gümbür çarpan Dario Moreno'nu cenazesi, annesi tarafından İsrail'e götürüldü ve Tel-Aviv'deki bir mezarlığa gömüldü.
Bu vasiyet kendi el yazısı ve ses bandı “Dario Moreno-Akdeniz Aşk Şarkıcıları” kitabının da yazarı Yaşar Aksoy’un arşivindedir hala.
-KİMDİR DARİO MORENO?-

“Kim bu Dario Moreno?” diyeceksiniz” sorar Yaşar Aksoy, sonra da devam eder;
“Genç kuşaklar bu soruyu sormakta haklıdır. Oysa olgunluk çağındaysanız, yaşam yolunda epey yol aldıysanız ‘Dario’ ismini duyunca, ufacık gözyaşlarının pınarlarınızdan yavaşça akışını hissedersiniz!
Türk’seniz, özellikle İstanbullu ve İzmirliyseniz ya da Türk Musevi’siyseniz, Fransız veya İspanyol’sanız, hatta sadece müzik tutkunuysanız, hele hele hayatınızda en azından bir kere âşık olduysanız.
Hey gidi güzel Dario! Türkiye’de, İspanya’da, Fransa’da, Portekiz’de, İtalya’da, Latin Amerika’da, Kıbrıs’ta senin kadar çok sevilen bir başka Akdenizli aşk şarkıcısı var mıydı bir zamanlar?”
-YOKSULDU-

İşte Dario Moreno, 1921'de Mezarlıkbaşı’nda doğdu. Yoksulluğun doruklarında geçti. Çocukluğu. Musevi Yetimhanesinde büyüdü. 12 yaşında gitar çalmaya başladı.Dario sokak aralarında gitarını çalarak Napoliten şarkılar söylerdi. Özellikle Türk çiftetellisini Yahudi İspanyolcasına uyarlıyor, romantik ve egzotik ezgiler yaratıyordu.
Fransızca öğrendi. Bu kez Fransızca-Türkçe-İspanyolca karışımı hüzünlü parçalar yaratmaya başladı.
17 yaşına geldiğinde tanınmıştı. Düğünlerde çalıyor ve bol para kazanıyordu. Giderek İzmir'de ünlendi.
Duyulmamış kıvraklıkta bir sesi vardı. Ankara Gar Gazinosunda Fransızca şansonlar ve Arjantin tangoları söylerdi.
Kaldığı otelde uzun süre şair Orhan Veli ile aynı odayı paylaşmıştır.
-HARİKA SESE SAHİPTİ-
Devam ediyor Yaşar Aksoy; “Aniden plakçıların dikkatini çekti. "Bu güzel ses harcanmamalı" diyen dostlarının aracılığıyla İstanbul'un ünlü Taksim Gazinosuna transfer oldu. İstanbul sosyetesinin dikkatini çekti. Fenerbahçe Belvü'de şarkı söylemeye başlayınca tüm Kalamış ve Fenerbahçe koyu ışıl ışıl teknelerle dolardı. Birbiri ardı sıra plakları yayınlandı. Çok şık giyinirdi. Yoksul Dario zengin oldu ama geçmişini unutmadı. Sık sık İzmir'e gelmekten asla vazgeçmedi.
Paris'ten uçağa atladığı gibi İzmir'e koşuyor ve sabahın 7'sinde İkiçeşmelik'teki Abdi'nin fırınından sıcak sıcak boyoz yemeden edemiyordu.
Tipik İzmirliydi. Altay'ı, Altınordu'yu, İzmirspor'u, Kaf Sin Kaf'ı, Göztepe'yi ayrı ayrı severdi.
Çipura, rakı, roka, imbat, martı, fayton, buzlu badem ve demirhindiye büyük tiryakiliği vardı.

“ADİYÖ İZMİR’İN EVLADI”-
Yaşar Aksoy her zaman andığı Dario için şu satırları da yazmış kitabında: “İzmir’in tüm sevgisi senin olsun Dario.
Bilesin ki bugün bu kitabı okuyan tüm eski dostların ve aşıkların gözyaşı dökeceklerdir.
Şimdilik ‘Adiyö’ İzmir’in evladı”…
Kitapta “Gardiyan” ve “Arkadaşımın Aşkısın”la 60’lı yıllarda popüler olmuş, Daario Moreno hayranı Fransız şantör Juanito, Napoliten ve taverna şarkılarıyla çok Sevilen Rum şarkıcı Gaskonyalı Toma, Musevi kökenli Cezayirli Enrico Macias ve her zaman “Türkün Hasıyım” diyen Rum asıllı şarkıcı Fedon da yer alıyor.