Binlerce dönüme yayılmış dev bir kampüsün içinde yer alıyor Ege Üniversitesi. Geniş bahçelerin, yeşil alanların, gökyüzüne uzanan ağaçların arasında konumlanan fakülte ve yüksek okullarıyla, son yıllarda kurulan şehirlerin işlek caddelerinde yükselen cam binalardaki üniversitelerden çok farklı. Ülkemizin beşinci üniversitesi olarak 1956 yılında ilk öğrencilerine kapılarını açtığından bu yana en çok tercih edilen üniversiteler arasında yer alıyor. Hastane, kütüphane, toplum merkezi, sergi alanları, açık ve kapalı yüzme havuzları, alışveriş merkezi, öğrenci yurtları ile 70 bin kişinin yaşadığı bir kampüs. İlk yıl yalnızca Tıp, Ziraat Fakülteleri ve Yüksek Hemşirelik Okulu olsa da kısa zaman sonra tüm bölümler eklenerek öğrenci almaya başlamış. Öğrencilerin derslerinden sonra kampüs içerisindeki sosyal alanlarda zaman geçirme imkanları fazla. Kimileri spor alanlarında, kimileri kütüphanede. Ama bir grup öğrenci var ki onlar yıllardır yaşamdan, yaşatmaktan yana uğraş veriyorlar. Gençsiniz yapılacak onca şey varken neden hayvanlarla ilgileniyorsunuz diyenlere kulaklarını tıkayıp ilk fırsatta kampüste baktıkları kedi ve köpeklerin yanına koşuyorlar. Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu üyeleri onlar.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.14

Bir Gece Habersizce

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.13

Hayvan Hakları Topluluğu’na dahil olan öğrenciler, kampüs içerisinde Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 4 Ekim 2022 tarihinde düzenlenen törenle Köpek Eğitim Alanı olarak tahsis edilen alanda yaşayan 170 kadar köpeğe ve kedilere bakıyorlardı. Onların beslenmesi ve gezdirilmesi ile ilgileniyorlardı. Kendi deyişleriyle; Hayvanların haklarına olduğu kadar hislerine de saygı duyarak, her hayvanın alışkanlıkları, kendine ait dünyası olduğunun farkına vararak sadece barınma ihtiyaçları değil güvende hissedecekleri, kendi karakterleriyle var olacakları bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla yıllardır çabalıyorlardı. Hastalıklarını tedavi ettiriyorlar, yuva arıyorlardı. Köpeklerin kulübelerinin üzerinde plakalarda yazan isimleri vardı. Hepsine sıcak birer yuva bulmak amacıyla her fırsatı değerlendiriyor, etkinliklere, farkındalık çalışmalarına katılıyorlardı. 16 Ekim gece yarısına kadar. O gece Bornova Belediyesi ekipleri yoğun polis desteğiyle topluluk üyelerine haber vermeden 83 köpeği alandan alıp barınağa götürdü. Köpekler korku içinde yıllardır yaşadıkları, kendilerini güvende hissettikleri, bildikleri alandan bir gece vakti nakledildiler. Onların da nefes alan, hisseden birer canlı olduğu düşünülmeden boyunlarına geçirilen iplerle sürüklenerek. Bu arada duyup, alana ulaşan öğrenciler de darp edilerek.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.13 (2)

Boş Kulübeler

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.13 (1)

Hayvan sevgisi çok özel bir duygudur. İnsanın sırf güçlü diye kendini diğer canlılardan üstün görme ve vicdansızlığa karşı sesiz, keskin bir başkaldırışıdır. Bu duygularla kendilerine ait zamanı ihtiyaç duyan canlıları severek, onları yaşatmak için çabalayarak harcayan, emek veren öğrenciler ile gurur duymamız gerekirken baktıkları hayvanlar ellerinden alındı. 5199 Sayılı Hayvan Hakları Yasası’nda 2 Ağustos 2024 tarihinde yapılan 7527 sayılı değişiklik tüm hayvanların çiplenmesini, kayıt altına alınmasını zorunlu tutuyor. Eğitim alanındaki köpekler üniversite adına kaydedilip çiplenemez miydi? Şimdi kulübeler boş paletlerde yatan yok, teller arasından kuyruklarını sallayanlar da. Alana sessizlik hakim. Köpeklerin veteriner kontrollerinin hiç aksatılmadan yapıldığı açıklandı. Tedavileri süren köpekler var. Barınakların durumu malum. Toplanan köpeklerle barınak kapasiteleri arasında orantısız bir durum söz konusu. Çok sayıda köpek olumsuz barınak koşulları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu köpekler eğitim alanında hayvan refahına uygun, kısırlaştırılmış, aşıları yapılmış ve kayıt altına alınmış şekilde yaşatılamaz mıydı? Yapılan, koruma altında varlıkları resmi protokollerle güvence altına alınmış hayvanların yaşam haklarına bir saldırı değil mi? Bu girişim derneklerin, hayvan severlerin, özel yaşam alanlarının güvenliklerinin tehlikede olup olmadığı sorusunu da akla getiriyor ne yazık ki.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.12

Öğrenciler Destek Bekliyor

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.10

Öğrencilerin baktığı 170 köpeğin 83’ü belediye barınağına götürüldü. Kalan köpekler gönüllülerin yardımıyla güvenli yerlere, pansiyonlara, geçici yuvalara dağıtıldı. Eğitim alanı yıkılacağı için öğrenciler bir yandan padokların içindeki eşyaları boşaltmaya çalışıyorlar diğer yandan bu zamana kadar gözleri gibi baktıkları köpekler için yuva arıyorlar. Instagram hesaplarından yuva aradıkları köpeklerin duyurularını yapıyorlar. Haydi İzmir şimdi öğrencilere destek olma zamanı. Bir köpeğe yuvanızı açarak hem ömür boyu sürecek bir dostluğa adım atın hem bu güzel yürekli gençlerin yüzlerini güldürün. Fotoğraflarda topluluk öğrencilerinin yuva aradığı köpeklerin bir bölümü görülüyor.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.12 (1)

Selde Yitirilenler

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.11

Suya kapılmış sürüklenen insanlar, yüzen arabalar, botlarla ve iş makinalarıyla yapılan kurtarma çalışmaları, çamurla dolmuş zemin katları, devrilen ağaçlar geçtiğimiz hafta yaşanan su baskınlarının bizleri ekrana kilitleyen görüntüleriydi. Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’da çok sayıda bina su baskınları nedeniyle ağır hasar aldı. Can kayıpları oldu. Yollar, araçlar kullanılamaz hale geldi. Aslında yoğun bir yağış olacağı Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından günler öncesinden açıklanmıştı. Ama galiba bu denli büyük felaketin boyutları öngörülemedi. Seller dünyada orman yangınlarından sonra karşılaşılan en yaygın ikinci doğal afet olarak belirtiliyor. Son yıllarda sonuçları ile sıklıkla karşı karşıya geldiğimiz iklim krizi ile yağışlar düzensizleşip şiddetlendi. Buna plansız kentleşme, yetersiz altyapı, dere yataklarının yapılaşmaya açılması eklenince su baskınları felakete dönüşüyor. Bu kez de su baskınlarının olduğu bölgeler bir zamanlar derelerin aktığı, tarımsal faaliyetlerin yapıldığı, büyükbaş hayvanların otladığı yemyeşil alanlardı. Yaşanan bu felaketin sonucunda da yine yalnızca insan kayıplarını biliyoruz. Yitip giden, hayatları suyla yok olan canlıların sayısı hakkında hiçbir veri yok. Tıpkı orman yangınlarında olduğu gibi. Hayvanlarımızı betona, suya, ranta, yasalara kurban veriyoruz. Hiç durmadan.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 11.59.11 (2)