Uzun ince bacakları, eğri boyunları pembe tüyleriyle seyrine doyum olmayan kuşlar flamingolar. Ülkemizde allı turna olarak biliniyorlar. Genellikle tek bacakları bileklerine kadar suyun içinde, kıvrık gagalarıyla avlanırken görünürler. Dünyada Karayip Denizi, Afrika, Akdeniz Havzası, Basra Körfezi ve Hindistan’da durgun sularda, göl, tuz gölü ya da lagünlerde toplu halde yaşarlar. Ülkemizde de Tuz Gölü, Gediz Deltası, Burdur, Acıgöl’de. Son yıllarda kuraklıkla mücadele eden Kırşehir Seyfe Gölü’nü de unutmamak gerek. Flamingolar yaşamlarını sürdürmek için diğer hayvan türlerinin az olduğu yerleri seçip sığ sularda yengeç, karides, karınca larvaları ve yosunlarla beslenirler. Yakın zamana kadar enerjilerini koruma ihtiyacı nedeniyle tek bacaklarının üzerinde durdukları düşünülüyordu. Ama iskelet yapıları nedeniyle tek bacakla dengelerini daha kolay sağladıkları ortaya çıktı. Diğer canlılarla sorun yaşamayan, kendine özgü döngüleriyle ekolojik sistemin şahane halkalarından olan flamingolar yaklaşık bir yıl önce Balkanlar’da bir ülkenin gündemini değiştirdi.

Whatsapp Image 2026 10 27 At 14.09.51

Doğa mı Turizm mi?

Whatsapp Image 2026 10 27 At 14.09.51 (1)

Her şey Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın kızı ve damadının Arnavutluk’un güneyinde Avlonya kenti açıklarında, Adriyatik Denizi’nde yer alan Sazan Adası’nı görüp beğenmesiyle başladı. Sazan Adası 2. Dünya Savaşı’nda üs olarak kullanılan bir ada. İnsan yerleşimi yok, sığınaklar, tünellerle dolu. Ivana Trump ve Jared Kushner Sazan Adası ile hayallerini adayı oteller, villalar ve tatil köylerinden oluşan bir turizm merkezine dönüştürmek olarak kurdular. Avrupa Birliği üyelik sürecinde olan Arnavutluk’un Başbakanı Edi Rama ve hükümet yetkilileri bu öneriyi ülkenin turizm gelirlerini arttırılması açısından bir fırsat olarak gördü. Turizm şirketleri de. Onlara göre ülkenin ekonomik olarak güçlü olması Avrupa Birliği üyeliği için bir avantaj olarak kabul edilirdi. Ancak hesaba katılmayan bir gerçek vardı. Sazan Adası ile karşısındaki Zvernec kıyı şeridi, Vjoya-Norta Lagünü çevresi flamingoların yaşam alanıydı. Aynı zamanda fok ve deniz kaplumbağalarının da üreme alanları. Ada ve kıyı şeridi koruma altında olan bölgelerdi.

Halktan İtiraz Geldi

Whatsapp Image 2026 10 27 At 14.09.52 (1)-1

Proje duyulunca çevre örgütleri, öğrenciler, aileler Tiran’ın merkezinde her akşam toplanıp itirazlarını dile getirmeye başladı. Genç, yaşlı yüzlerce kişi barışçıl toplantılarla pembe flamingo pankartları taşıyarak bir araya geldi. Üniversite öğrencileri yürüyüşlerde, toplantılarda aktif rol oynadı. Biyolojik çeşitliliğe zarar verecek bu projeyi kabul etmediklerini açıkladılar. Aylarca ne hükümet itirazlarını dinledi ne dört dönemdir ülkenin başbakanı olan Edi Rama. Mayıs ayına gelindiğinde halk itirazlarının yönünü ülkenin ekonomik ve sosyal yaşamının gerçeklerine çevirdi. Doğal yaşam alanlarının ekonomiye ve siyasi baskılara yenik düşmesi, devletin kamu arazilerine bakış açısı, artan geçim sıkıntısı, kitap fiyatları, yüksek öğretim ücretleri, siyasi kurumlara ve ana akım medyaya güvensizlik konuşulmaya başlandı. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaf olmayan uygulamalar ve bilgi eksikliği protestoların artmasının önemli nedenleri oldu. Flamingoların yaşam alanlarına duyulan hassasiyetle başlayan eylemler toplumun tüm katmanlarının katılımıyla güçlenerek çoğaldı. Hatta Avrupa’nın birçok kentinde yapılan destek yürüyüşleri ile Arnavutluk’un sınırlarını aştı. Halk gösterilerle direniyor. Polis müdahalenin dozunu arttırıyor. Şimdi tüm dünya şiddeti giderek artan bu mücadeleyi izliyor.

Bargilya’nın Allı Turnaları

Whatsapp Image 2026 10 27 At 14.09.52

Bodrum’a yaklaşık yirmi kilometre uzaklıkta, Güllük Körfezi’nde Boğaziçi köyü sınırları içinde yer alıyor Bargilya Antik Kenti. Doğa ve tarihi güzellikleriyle sonsuz bir görsellik sunuyor misafirlerine. Deniz bir göl gibi karaya doğru uzanıp liman oluşturmuş. Surlar, tapınak, antik tiyatronun bir bölümü, Bizans döneminden kalan nekropol alanı, roma hamamı kalıntısı henüz bilimsel bir kazı yapılmayan antik kentin görünen yapıları. Bargilya’da bir yanda antik kalıntılar bir yanda Tuzla Sulak Alanı içinde bulunan flamingo, pelikan, boz ördek, balıkçıl, kaz, su tavuğu gibi kuş türleri gelenleri karşılıyor. Tuzla Sulak Alanı ve hemen yanında bulunan Güllük Dalyanı 2001 yılında Dünyaca Önemli Kuş Alanı olarak belirlendi. 2004 yılında ise ulusal sulak alan komisyonu tarafından Kesin Korunacak Hassas Alan kapsamına alındı. Kuşların göç yollarının en önemli duraklarından biri olarak biliniyor. Dünyanın dört bir yanından kuş gözlemcileri bölgeye geliyor. 380 hektar alana yayılan Bargilya Tuzla Sulak Alanı kış aylarında üç bin civarında flamingoya 250’ye yakın kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Tuzla Gölü ve Güllük Dalyanı’nın hafif tuzlu ve acımsı suyu kuşların beslenme kaynaklarına ulaşmalarını sağlıyor. Bir süredir ekoloji örgütleri ve bölge halkının dikkati Bargilya’da. Arnavutluk’ta olduğu gibi Bargilya’nın da allı turnaları tehlikede. Çok sayıda canlı türüne beslenme, barınma ve yuvalama alanı olan, endemik ve ender bulunan bitki, hayvan türleri olan Bargilya Tuzla Sulak Alanı ve Güllük Dalyanı’na yüzlerce konut, otel, yaşam alanları, marinalı lüks projeler yapılması gündemde. Çevre platformları, sivil toplum örgütleri inşaat projelerini önlemeye çalışıyorlar. Sadece kuş popülasyonunun değil var olan su kaynaklarının, tarımın, biyolojik çeşitliliğin zarar göreceğini haykırıyorlar. Etkin koruma altında olması gereken sulak alanlar şimdi tonlarca hafriyat tehlikesiyle karşı karşıya. Yüzyıllara direnen Bargilya antik kentinin kalıntıları arasında dans eden flamingolar da molozların altında kalmaz umarım