İngilizlerin, Lozan Görüşmeleri esnasında Müslüman Hintlileri kışkırtarak, İstanbul’a getirilen kutsal emanetleri geri almaya çalıştıkları, Lozan’dan, 30 Ocak 1923 tarihinde Curson’ın Bay Lindsay’a gönderdiği bir telgraf metninden anlaşılmaktadır. Bu telgraf metni şudur:

‘’Umarım, Türk heyetinin, Fahri Paşa komutasındaki Türk orduları tarafından 1917'de Medine'deki Peygamberin Türbesinden (Ravza-i Mutahhara) alınan hazinelerin iadesini, hem alt komisyonda iki kez hem de üst komisyonda tekrar tekrar reddetmesiyle ilgili olarak Hindistan'a tam bir telgraf çekme ve orada kamuoyuna duyurma fırsatı kaçırılmaz. Bu eşyalar kısmen Hintli Müslüman prenslerin hediyesiydi ve Hintli hacılar, savaştan sonra iade edileceklerine dair ciddi bir kamuoyu sözü verilerek uğurlandılar. Türkler şimdi, bunların türbeye değil, halifeye verildiği ve mevcut halifeyi şiddet kullanarak devirdikleri için bunları kendi seçtikleri yeni halife için saklama hakkına sahip oldukları gerekçesiyle bunları ellerinde tuttuklarını iddia ediyorlar. Bu kötü niyet ve kutsal değerlere saygısızlık eylemine karşı, Mekke'deki eski Sultan'dan veya Kral Hüseyin'den veya her ikisinden de kamuoyu protestosu gelmesi muhtemeldir diye düşünüyorum. Ancak bu arada, Genel Vali'den gerçekleri kamuoyuna açıklaması istenmelidir; zira Hindistan'daki Müslümanlar parti ve İngiliz karşıtı duygulardan kesinlikle fayda görmedikçe, Gelibolu'daki savaş mezarlarıyla ilgili olarak Avustralya'dan gelen öfkeli tepkiye benzer bir tepki Hindistan'dan da gelmelidir’’. Bu kutsal eşyalar hakkında güvenilir bilgi, Landon'ıın yazdığı 27 Ocak tarihli Daily Telegraph'taki makalesinde bulunabilir." (İngiliz Devlet Arşivi, FO 424, 256, s. 273).

Buna göre, Lozan’daki Türk Heyeti, İngilizlerin bu teklifini (Hintlilere iade) birkaç kez reddetmiştir. Ancak İngilizler, Müslüman Hint kamuoyunu Türkiye aleyhine kışkırtmak için kutsal emanetler meselesini bile kullanmaya çalıştığı belgelenmektedir.