Fenerbahçe’nin Benfica karşısındaki performası ile kulüp yönetiminde yaşanan krizler, taraftarı derin bir üzüntüye soktu. Sahada teknik adam Mourinho’nun çırpınışları, kulislerde ise Başkan Ali Koç’un bitmek bilmeyen hataları gündemi belirledi.

Lizbon’da oynanan maçta Fenerbahçe, Mourinho’nun ruh halini yansıtan bir oyun sergilemişti. Oyunda dengeyi sağlamaya çalışan tek oyuncu Dominik Livakovic. İlk yarıda yaptığı iki kritik kurtarışla farkın açılmasını önlese de hücumdaki plansızlık sonucu hüsranla bitirdi. En-Nesyri gerçekten kanat oyuncusu mu? Maç izlerken adeta çık şu kanattan demiştir herkes. Kime orta açıyor ki. Orta açması gereken oyuncu En-Nesyri mi? John Duran zaten sürekli yerde. Son dakika yine durup dururken yerdeydi. Hani kara boğaydı bu oyuncu. Bide Duran Emmi denildi, bu pozisyonda bir oyuncu sürekli yerde olamaz.

Szymanski’ye ayrı bir parantez açmak lazım. Benfica takım halinde 11 top kaybı yaparken, Szymanski tek başına 19 top kaybı yaptı. Bence bunu yapan bir oyuncu topçu falan olmamalı. Şut yok, kilit pas yok, orta yok, adam geçme zaten yok. Yani olması gereken hiçbir özellik yok da yok. Bu oyuncuyu da ısrarla ilk 11’de oynatmak, bile bile lades demektir.

Benfica oynadığı oyunla ne kadar hazırlıklı olduğu ortaya çıkarken, Fenerbahçe’de işler tam tersiydi. İptal edilen goller, Sarı-lacivertlilerin şansınaydı. Takım kendi kendine bireysel yeteneklerle ayakta kaldı. Gol ise komik bir şekilde Kerem Aktürkoğlu’ndan geldi. Maçın özeti buydu işte: Kerem’in golüyle elenmek tam Ali Koç Fenerbahçe’si…

Maçın ardından gözler yönetime çevrildi. “Biz gideriz, Mourinho gitmez” sözleri kısa sürede boşa çıktığını herkes görmüş oldu. Her zamanki gibi camiada güven kaybına yol açtı. Son zamanlarda yayınlarda ve sosyal medyada yapılan hatalar bütün krizleri ardı ardına getirdi.

Mourinho’nun görevden ayrılışının perde arkasında sadece tazminat değil, “sus payı” iddiaları da dolaşıyor. Teknik adamın basına konuşması halinde kulüpte büyük skandallara yol açabilir. Bu söylentiler bile tansiyonu yükseltmeye yetti.

Artık gözler yaklaşan kongreye çevrildi. Yeni hoca adayları konuşulurken, mevcut yönetimin kafasıyla yeni gelen hocanın uyum sağlaması ayrı bir merak konusu?

Sabırlar tükendi, birlik zamanı çağrıları yapılıyor. Bakalım Fenerbahçe’nin geleceği hangi ellerde şekillenecek…