Sivas Madımak’ta katledilen Bergamalı şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı ile Metin Altıok’a ithaf şiir yazan Ataol Behramoğlu, Foça’da buluştu.
Edebiyatımızın “acıya kiracı” şairi Metin Altıok'un, kızı Zeynep’ten çok uzaktayken ona yazdığı mektuplar sadece sevginin ve dindiremediği bir özlemin değil; onun şiirinin de aracısı. Altıok’un mektupları kâh Bingöl'den gönderiliyor, kâh İzmir'den, “sevgili meleğine, biriciğine.” Felsefe öğretmeni olarak atandığı Bingöl'den haberler verir ken, iç dünyasının iniş çıkışlarını, sarsıntılarını, sitemlerini yine de en çok özlemini yazıyor Altıok. İçtenlikle yazıyor, ruhunu açıyor, onca uzaklıktan kızına ulaşmaya çalışıyor. Bu mektuplarda bir babanın duyguları, özlemleri olduğu kadar öldürülen Cavit Orhan Tütengil’e ne oldu sorusu da, kendi yap tığı Kibele heykelciklerinin gözaltına alınışları veya Bingöl'ün yoksulluğu da var. Kısacası yalnız kalmış bir şairin dünyası. Şair Metin Altıok’un yanında, baba Metin Altıok'u da tanımak isteyenler için bu mektuplar eşsiz birer ipucu.
SONDEYİŞ Dolaştım yıllardır şurda burda, Ucuz otellerde kaldım. İğne iplik taşıdım yanımda, Bir düzen tutturamadım. Kadınlar da oldu elbet yaşamımda, Biri hariç hepsini bağışladım. Sınadım kendimi karşılıklı acıyla, Ben hep ölüme ve aşka inandım. Bir şey var dokunur bana; Yüzüme uymayan iğreti adım…(Metin Altıok’ta Zeynep’e Mektuplar-2013, Kırmızı Kedi Yayınevi)
Bergamalı Şair Metin Altıok’un kızı Zeynep’e yazdığı mektupları içeren kitabın ön yazısıdır alıntıladığım…

xxxx
Metin Altıok, “Cumhuriyetin tarihinin en insafsız ayaklanmalarından biri” Sivas Madımak’ta katledilen 33 aydın arasındaydı. Katliamın bizden aldığı değerlerimizdendi. Behçet Aysan, Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Asım Bezirci gibi, nice değerlerimizle.
Rıfat Ilgaz Hoca ne demişti?; “Dünya tarihinde ilk kez aydınlar bir araya toplandı ve yakıldılar!”
Çok sevdiği kızı Zeynep de bu acıdan asla arınamayacaktı.
Şu dizeleriyle paylaşırdı duygularını da;
“Bir mektup yazsam, Sayın 2 Temmuz 1993,
Ne olur hiç gelme, Desem acaba gider mi?
Ve ben sadece civcivlerime ağlasam.”
Bazen anmalarda sorar Zeynep Altıok Akatlı; “Sizin hiç babanız yandı mı? Hiç evladınız öldü mü?” Bazen de; “Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar. Ben bir kömür ocağının onulmaz göcüğüyüm; İçimde cesetler ve daha ölmemişler var.”
En son katliamın 33çyılında davanın zaman aşımına uğratılmasının ardından şöyle bir paylaşım yapmıştı Zeynep Altıok. “Bugün yeniden sorulduğunda bu duygumla ifade etmek için 33 kelime seçtim; Kor, har, yangın, vahşet,acı, keder, yanık,yara, kabuk, kan, karanlık, dip, kısır döngü, isyan, sessizlik, yalnızlık, sürgün, kül, duman, utanç, inkar, cezasızlık, bekleyiş, özlem, ağıt,hafıza, vicdan,direniş, inat, hakikat, adalet, hesaplaşma, umut.”(18 Haziran 2026)

xxxx
Yaşamak bu yangın yerinde, Her gün yeniden ölerek, Zalimin elinde tutsak, Cahile kurban olarak, Yalanla kirli havada, Güçlükle soluk alarak, Savunmak gerçeği, çoğu kez, Yalnızlığını bilerek, Korkağı, döneği, suskunu, Görüp de öfkeyle dolarak, Toplanıyor ölü arkadaşlar, Her biri bir yerden gelerek, Kiminin boynunda ilmeği, Kimi kanını silerek, Kucaklıyor beni Metin Altıok, ''Aldırma'' diyor gülerek, “Yaşamak görevdir bu yangın yerinde, Yaşamak, insan kalarak
Ataol Behramoğlu, katliamın ardından yazmıştı bu dizeleriyle "Bu Yangın Yerinde"yi. Aydınlarımıza ithaftı . Bir ağıttı aslında şiiri! Behçet Aysan’ı, Hasret Gültekin’i Asım Bezirci’yi, Nesimi Çimenli, Asaf Koçak'ı da unutmadan yazmıştı Behramoğlu...
Zülfü Livaneli de 1996'da bestelemişti adeta "umudumuzu adeta bileyen" şiiri ve hepimize armağan etmişti...

xxxx
Uzun zamandır görüşemeyen Metin Altıok'un kıymetlisi Zeynep Altıok ile Ataol Behramoğlu, Foça Gramofon’da biraraya geldiler.
Uzun uzun sohbet ettiler, "Bir Anısı Güzel " Metin Altıok'u da, Aysan’ı, Gültekin’i, Bezirci’yi, Nesimi Çimen’i anarak.
Sonra da Müzisyen Besteci Haluk Çetin yorumuyla "Bu Yangın Yerinde"yi dinlediler, zaman zaman eşlik ettiler.
Ardından fotoğrafla da anı ölümsüzleştirdiler...
Metin Altıok, Ataol Behramoğlu, Zülfü Livaneli, yüreğimize almışız her birini.
Bir kez daha; “Şairler Ölmez, İnanmıyorsan Şiire Sor”…
