"Ahlâk da Namus da 'dürüst yaşam' ile ilgilidir:
Ahlâk daha genel bir karakter ve kural sistemidir.
Namus ise bu sistemin özellikle itibar, iffet ve toplumsal saygınlıkla kesişen tarafıdır.
'Siyasal Ahlâk ve Siyasal Namus' da yalan söylememek, seçmeni, partisini aldatmamak
Hukuka, Anayasa’ya, yasalara, seçim sonuçlarına, Temel Hak ve Özgürlüklere uygun davranmak, siyaseten adil, itibarlı ve güvenilir olmak anlamını taşır!"
Kıymetli Toplumbilimci Cumhuriyet Yazarı Emre Kongar Hocam, siyasette ahlâk ve namus kavramlarını bu ifadeleriyle değerlendirir...

**
Siyasal ahlâk, siyasetçilerin kamusal karar ve uygulamalarda uymaları gereken bütün ahlaki kuralları ifade eder.
Siyasi ahlâk -siyasi etik de diyebiliriz- günümüzde adeta buhar olmuş durumda...
Ahlâk olgusunun insanlığın var ettiği yaşam değerleri olduğu göz ardı edilmiş...
Utanmak mı ne kelime?
Seçmene hesap verme sorumluluğu çoktan yitirilmiş...
Siyasetin dili de değişmiş...
Demokrasi talebinin bir ahlâk talebi olduğu hafızalardan silinmiş.
Laf cambazlığı almış başını gitmiş...
Donanımsız, birikimsiz, çapsız bazı siyasiler, zaman zaman büyük bir siyasi ahlâksızlığın içerisine düşmektedirler.
Son günlerde bunları sıklıkla görmüyor muyuz?
Sorumlu ve ilkeli davranışlara, omurgalı siyasete hasretiz siyasette...
**
Önseçimsiz atamayla gelmiş
Foça Belediye Başkanı...
CHP'deki kariyerini sonlandırmış bugün...
Hem de Foça'nın Kurtuluş Günü'nden bir gün önce!
Yakasında AK Parti rozeti taşıyor artık...
"40 Yıllık AK Partili" gibi tavırları.
Seçime girmeyen iktidar partisinin artık Belediye Başkanı!
O Başkan ki; üç yıl önce sosyal medya hesabında dik duruştan söz etmiş, iktidara gelmekten bahsetmiş!
Herhalde "hedefimiz iktidar" ifadesini kullanırken iktidar partisine geçmeyi mi kastediyordu?
Üç yıl sonra... "Dik duruşlu başkan" partisini değiştirmiş!
Aynı gün de açıklama yapmış,
"siyasi yolculuğuna AK Parti çatısı altında devam edeceğini" belirterek, kararının "kentte hizmet üretme iradesini güçlendirme amacı" taşıdığını söylemiş.
Yani hizmet için iktidar partisinin Belediye Başkanı olmak gerektiğini vurgulamış(!)
Abisi Orhan Bora da AK Parti fotoğrafındaki kardeşine sert tepki göstermiş.
“Yaşamım boyunca affetmeyeceğim.
Kardeşlik hukuku dışında siyaseten benim için yok hükmünde” ifadesini kullanmış...
Aklıma geliverdi Dünya Şairimizin "Kuvâyi Milliye Destanı "nın Birinci Bap'taki dizeleri;
"Ateşi ve ihaneti gördük
ve yanan gözlerimizle durduk
bu dünyanın üzerinde."
**
Peki yüzde 49.6'la onu seçen, iradesi hiçe sayılan Foçalı'nın oyu ne olacak?
Onu aday öneren/gösteren...
"Sonuna kadar kefilim, arkasındayım"...
"Foça'ya kadın eli değecek. Foça'nın güzellikleri onunla daha da artacak."
"Başkanla Foça, tarihi ve doğasıyla parlayarak bir marka şehir olacak.” diyenler...
Her kim-ler-se...
Rezaletten sorumlulardır!
Hesap verecekler mi, özeleştiri yapacaklar mı?
Hiç sanmam, hiç...
Bir soru daha;
"Milli İrade mi demiştiniz?"
**
"Foça trajedisinin" Siyasal Ahlâk ve Siyasal Namus açısından değerlendirilmesi -elbette- seçmen tarafından ilk seçimde ayrıca yapılacaktır!
Foça da İzmir de sahipsiz değildir!