“Hiçbir başarının cezasız kalmadığı bir ülkede, yurduna ve diline hizmet etmenin bedelini 12 Mart zindanlarında ödemiş” yazardır, kalem erbabıdır. “Unutmamak gerekir ki, insan hapishanede de özgürdür.
Çünkü bir bakıma özgürlük insanın yüreğinde, ciğerinde ve beynindedir.
Bunlar olmadıktan sonra dışarıda olmuşsun kaç para eder!..” diyebilmiş bir aydındır.
Çok, çok kıymetli entelektüelimizdir.
Ona göre entellektüel,
”bağımsız ve özgür bir varlıktır”.
Ardından ekler Özdemir Usta; “Entelektüel karanlığı gören adam değildir, karanlıkta gören adamdır.
Tarih, kimin ‘Entelektüel’ olduğuna en azından 50 yıl sonra karar verir.
Kitapsızlara, eylemsizlere entelektüel denilmez!”
“Ülkemi seviyorum, bayrağımı seviyorum, bir evren tutsağıyım ama kendi dilim var, onunla yazıyorum!” dizeleriyle Türkçeye sahip çıkma bilincini aktaran bir ozandır...

-BİLGE YAZAR, ŞAİR-
Özdemir İnce; “Olanca bilgeliğiyle ve ozanca sabrıyla doğru bildiklerini kitaplarında, köşelerinde vurgulamayı sürdürendir.
Doksan yıllık birikimini topluma aktarmaya devam ediyor, çünkü o, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimi emanet ettiği 'Türk Gençliği'nin yaşta ya da bedende değil, zihinde olduğunun ayrımındadır.
Aydın olma sorumluluğunu duyumsayan, donanımlı bir entelektüel olarak yaşamını adadığı doğruları kendine özgü biçemiyle haykırıyor.
Tıpkı Rıfat Ilgaz’ın ‘Aydın’ı tanımlarken dediği gibi:
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış,
Tel örgüler çevirmiş yöreni,
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende,
Benden geçti mi demek istiyorsun?
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol!"
Tıpkı yıllar önce kendisinin dediği gibi:
‘Ey oğul bir gün yazıcı olursan,
kuşkunun birikmenin ve beklemenin yazıcısı,
sakın masal anlatma ülkenin çocuklarına,
Zaman akıp gitmekte dağ taş değişmektedir
demir paslanmakta temel çürümektedir,
al kalemi bildiğin en gerçek sözü yaz…’'
Makale ve yazılarını içeren, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkmış kitabı “Dört İşlem”in tanıtım yazısının finalidir alıntıladığım…

-BAZI KİTAPLARI-
Yaşamı boyunca çeşitli dergilerde şiirleri, makaleleri ve deneme yazıları da yayımlanan Özdemir İnce, günümüzde Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor.
İnce'nin şiirleri; Fransızca, İtalyanca, Bulgarca ve Yunancaya çevrilmiştir.
Sadece şiir değil deneme, söyleşi, çeviri, eleştiri, antoloji türünde eserler de kaleme almıştır.
Özdemir İnce'nin eserlerinden bazıları ise şunlar;
Mahşerin Üç Kitabı (eleştiri), Şiir ve Gerçeklik, Tabula Rasa (deneme), Bu Ne Biçim Memleket (deneme), Dünya Şiir Antolojisi (Ataol Behramoğlu ile beraber), İmam Hatip Saltanatı ve İmamokrasi (2016), Delta, Toplu Şiirler 2, Gördüğünü Kitaba Yaz, AKP'nin Kısa Tarihi (deneme), Toplu Şiirleri, Ne Altın Ne Gümüş(Söyleşi)
-ASLA ÖDÜN VERMEZ-
Kitaplarında, yazılarında;
“Aydın kimliğinden Kavafis’e, put kırıcılardan, söz ve yazı toplumlarına, diş ağrısından bedavacılığa pek çok konuya derinlemesine dalar
Özdemir İnce.
Önyargılara dirençli İnce, günün anlayışlarına karşı çıkan yazılarıyla ayrıksılığını vurgular. Yazının ve yaşamın bütünlüğünden taviz vermezken Türkiye’nin toplumsal ve siyasal sorunlarına çözümler önerir.
Özdemir İnce, her zamanki ödün vermez tavrıyla dünün ve bugünün tanığı olmaktan öteye geçer. Şiir ve şiirin sorunlarından, bir gazeteci olarak yaptığı yurtdışı gezilerden edindiği izlenimlere kadar değişik alanlarda fikir yürütür, sorunlar irdeler yapıtlarında.”

-ŞİİR ANLAYIŞI-
Şiir ve şairlik anlayışını özetleyen ifadeleridir bu satırlar İnce’nin; “Şair olarak kendimi şöyle tanımlayabilirim:
Türk şiirinin geleneksel şosesinde yürümeyen, hiza ve istikametine evrensel şiir nirengi noktalarından bakan ama Türk şiirini gözden kaybetmeden kendi özel yolunu ve tarım alanını açan bir şair.
Şairler geçmişi sürekli okuyarak genç kalırlar!
Yeniden ve kesintisiz okuma!
Kim yapacak bunu?
Herkes kendisinden önce geleni, gelenleri dikkatle okuyacak.
Ancak belli bir modele göre, reçeteye göre okumayacak; dolayısıyla belli bir modele ve reçeteye göre de yazmayacak.
Bir şiir ancak antolojinin sürekli, yeniden okunmasıyla, yeniden değerlendirmelerle ayakta kalır, pas tutmaz ve gelişir.”
-ÇEVİRİLERİ-
Devam eder İnce;
“19. yüzyılda yaşamış, bence, çağdaş şiirin kaynağı olan en önemli üç şairi dilimize çevirdim: Aloysius Bertrand, Comte de Lautréamont ve Arthur Rimbaud.
Başkaları tarafından en geç 1960’lara kadar çevrilmesi gereken bu üç şairi dilimize taşımak için hayatımın en azından 25 yılını verdim.
Bir ödül olarak, bu üç kitap da artık ‘çeviri klasiği’ sayılıyor.
20.yüzyılın en önemli şairlerinden üçünü İoanna Kuçuradi ve Herkül Milas’la birlikte çevirdim: Konstantinos Kavafis, Yorgo Seferis ve Yannis Ritsos.
Bu çevirileri, Türk şiirinin çağdaşlaşmasına, çağcıllaşmasına, evrenselleşmesine bir katkısı olur umudunun yüklediği sorumlulukla yaptım.”
-EDEBİ SOHBETLERİ KEYİFLİDİR-
Günümüzün en üretken şair, yazar ve çevirmenleri arasında ilk sıralardadır Özdemir İnce.
Şiir üzerine yazdıklarıyla da Türk edebiyatında önemli bir yeri vardır.
Hâlâ tv programlarında lezzetli edebiyat sohbetlerine imza atar.
Ülke sorunlarına kafa yormaktan vıkmaz, usanmaz.
Gerçek bir aydın ve yurtseverdir.
"Edebiyatın Cumhurbaşkanı"
Doğan Hızlan, "Özdemir İnce’nin yazıları, güvenilir, kabul edilir, savunulur alternatif kimlikler içerir" derken, ne haklıdır.
Ben de -dikkat ve keyifle- takip ederim Özdemir İnce'yi.
Bugün 90 yaşında Özdemir İnce! Nice nice yıllara...