TÜSİAD’ın açıklaması, aşırı dozda verilen ‘korku’nun etkisini kaybettiğinin, bir başka deyişle korku duvarlarının aşıldığının kanıtı… CHP’nin cumhurbaşkanı adayının birlik ve beraberlik içinde belirlenecek olmasının, yani tünelin ucundaki ışığın görülmesinin de açıklamada etkili olduğu kanısındayım. Sistem çöktü… Cumhur İttifakı artık yönetemiyor; halk hayat pahalılığı altında eziliyor. Kaçınılmaz olan erken seçimin 2026’da gerçekleşeceğini tahmin ediyorum…
Cumhurbaşkanı adayı için CHP üyeleriyle önseçim yapma düşüncesi bir riskti ve belki başlangıçta iyi yönetilemedi. Ama sonuç olumlu oldu ve eninde sonunda karşı karşıya gelinecek bir engel, seçimden çok önce hasarsız biçimde aşılmış oldu.
İstanbul ilçe belediyelerine hukuk dışı biçimde yöneltilen suçlamaların hedefi, CHP adayının, yani İmamoğlu’nun erken biçimde açıklanması, bu süreçte İmamoğlu - Yavaş ikilisinin arasının açılması ve milliyetçi oyların Cumhur İttifakı’na yönlendirilmesiydi. Özel - İmamoğlu – Yavaş üçlüsünün anlaşması bu oyunu bozdu.
“Bundan sonra neler olur?” diye sorarsanız ilk ve en yüksek olasılıklı tahminim şöyle:
CHP üyelerinin yapacağı ön seçim sonucunda İmamoğlu açık oy farkı ile CHP’nin ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ olur ve erken seçime destek için diğer partilerle görüşmelere başlar. Özellikle İYİ Parti ve Zafer Partisi, işbirliğine açık olur, ancak İmamoğlu’na destek için bazı şartlar öne sürerler. Örneğin, Yavaş’ın ‘Güçlendirilmiş Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ olması, iki yıl içinde parlamenter sisteme geçilmesi ve ardından ittifakın cumhurbaşkanı adayının Yavaş olması konusunda yazılı bir anlaşma yapmak isteyebilirler ve bu istekler kabul edilebilir.
İkinci olasılık, seçim yaklaşırken, tüm Türkiye’de yapılacak kamuoyu yoklamalarında Yavaş’ın İmamoğlu’ndan belirgin bir oy farkı ile daha yüksek oy potansiyeline sahip çıkması durumunda, ittifak yapacak partilerin Yavaş’ın cumhurbaşkanı, İmamoğlu’nun ‘Güçlendirilmiş Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ olması konusunda uzlaşmaları ve parlamenter sisteme geçildiğinde İmamoğlu’nun başbakan adayı olması şeklinde gelişebilir.
Bu iki olasılıkta, DEM Partisi’nin en azından bir bölümünün desteğinin sağlanması ile İmamoğlu – Yavaş ikilisi ilk turda açık ara ile seçilebilir.
Bu iki senaryo kadar ‘mükemmel’ olmasa da İmamoğlu ve Yavaş’ın anlaşarak birlikte aday olmaları; ilk turda daha yüksek alanın ‘Cumhurbaşkanı’, diğerinin ‘Güçlendirilmiş Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ olması da gündeme gelebilir ve bu seçeneğin başarı şansı da yüksek olur.
Erdoğan Kılıçdaroğlu’nu çok özlüyor ve işin içine çekmeye çalışıyor; Kılıçdaroğlu’nun yokluğunda başarı şansının olmadığının farkında, çünkü.
Lütfen karamsar olmayın… Umutlanmamız için birçok neden var ve bu süreçte hepimize görevler düşüyor… Öncelikle korkmamalıyız, yılmamalıyız... Ve muhalefete yıkıcı eleştiriler yöneltmek yerine, elimizden gelen desteği sunmalıyız.
Demokratik tüm haklarınızı kullanmanın; desteklediğiniz partiye üye olmanın ve elinizden geldiğince yardım etmenizin tam zamanı…