Gençlerimizin sınav sonuçlarının geldiği ve tercih döneminin başladığı şu günlerde Ailelerde tatlı bir telaş başlar. ‘Bizim çocuk nereyi tercih etmeli, Bizim çocuk acaba şurayı tercih etse yerleşir mi?’ Tam bu dönemde de biz akademisyenlerin telefonları susmak bilmez. Ailelerin kendi kendilerine sordukları tüm bu soruların muhatabı haline geliriz. “Hocam durum bu, Ne Yapsak acaba“

Hele benim gibi sadece akademisyen olmanın yanısıra akademik birimlerde başkanlık, Dekanlık, Rektörlük yapmış birisi olunca işler iki kat artıyor. “ Hocam Sen Bilirsin”’ler, “ Hocam Bir Akıl ver” diyenler sabah akşam durmaksızın arayıp sorarlar.

Ben KKTC’de rektörlük yapmış olduğum için diğerlerinde fazla olarak bana KKTC üniversitelerini, bölümleri, KKTC’de hayat hakkındaki görüşlerimi, orada hangi üniversiteyi tercih ederlerse daha iyi olacağını da ayrı ayrı sorarlar. Görevimizdir. Tabii ki cevap verir onların hem bilgi edinmelerini sağlar ve hem de içlerini rahatlatırım.

****

Ancak gazetemiz kanalı ile, daha geniş kesimlere, üzerinde önemle durduğum birkaç hususu köşemden bu satırlarla anlatmak istiyorum.

Bunlardan birincisi bana sorulan en yanlış soru. “Hocam çocuğum hangi bölümü / Hangi mesleği seçsin.” Bana bu soruyu soranlara karşı bir soru ile cevap veriyorum. “Sen bu soruyu çocuğuna sordun mu” Adam çocuğu ile ne olmak istiyorsun, eğilimin hangi mesleğe diye hiç konuşmamış, ona hiç sormamış, bana soruyor. Belki de sormuş ama ben şu mesleği seçsin dersem ve bu onun kendi istediği meslek olursa ve bu cevap çocuğun cevabından farklı ise baskı yapacak. Bak hoca da bunu seç diyor diyecek. Gelmem bu oyuna.

Gençler şimdi bizim zamanımızdaki gibi değil. Hatta kendi anne ve babalarından da ilerdeler. Daha bilinçliler. Yaşamdan beklentilerini çok güzel ölçüp biçiyor, kendilerini o beklentilerine taşıyacak eğitimin ne olduğunu, bu eğitimi hangi üniversitenin hangi bölümünün daha iyi verdiğini biliyorlar. Bu nedenle kafaları karışmadıkça, sizden yardım istemedikçe çocuklarınıza akıl vermeye kalkışmayın diyorum.

Diğer taraftan, anne ve babaların daha ne olduğunu dahi bilmediği birçok bölüm var ve bu bölümlerden mezun olanlar özel sektör tarafından neredeyse “Havada Kapılıyor“lar. Gençler bu bölümleri hepimizden daha iyi biliyor ve kendisinin bunlardan hangisini tercih ederse kazanabileceğini, hangisinin kendi yeteneklerine daha uygun olduğunu kendi anne ve babalarından daha iyi değerlendirebiliyorlar.

Bir başka deyişle evvelden hepimizin sıkça duyduğumuz oğlum avukat olsun, doktor olsun, öğretmen olsun dönemi sona erdi. Big Data Analizer olsun, Strategic Logistics Specialist olsun, yazılımcı olsun, AI manager olsun, Genetics specialist olsun dönemleri başladı. Bu yazdıklarım dahi şimdilerde üst başlık oldu. Bunların alt açılımlarının eğitimleri başladı. Bizler dahi eğitimin içinde olmamıza rağmen bazılarını bilmiyor bazılarını da anlamakta güçlük çekiyoruz. Ama gençler bunları anlıyor, sular seller gibi biliyorlar.

****

Demek ki sözün özü çocuklara tercihleri hususunda karışmamak lazım. Soru sorulacaksa da bizlerden ziyade bu işin uzmanı olan arkadaşlara danışmak gerek. Onlar popüler bölümleri, o bölümlere girmek için kaç puan gerektiğini, puan cinsini, sıralamayı bizlerden daha iyi biliyorlar.

KKTC’ye gelince, orada YÖK çatısı altında faaliyet gösteren çok ciddi üniversiteler var. Bunların hemen hepsi kampüs üniversitesi ve Türkiye’deki birçok vakıf üniversitesinin kampüsleri ile yarışır düzeyde geliştirilmiş kampüslerde faaliyet gösteriyorlar. YÖK tarafından denetlenen bu üniversitelerin laboratuvar imkanları, spor olanakları, Yurt hizmetleri gerçekten üst düzeyde. Çok kaliteli özel yurtlar da var.

Yaşam Türkiye’den pahalı değil. Hatta üniversiteler öğrencilere her gün ücretsiz ulaşım hizmeti sunduğu için bazı hususlarda Türkiye’den daha ucuza yaşamak mümkün. Yaşamın bir başka boyutu olan güvenliğe gelince KKTC’de yaşam Türkiye’den daha güvenli. Daha dar bir alanda yaşayan çok az sayıda insan olduğu için şiddet vb. gibi alanlarda suç oranı düşük.

Tercih dönemi bitip, yerleşmeler belli olduktan sonra yurt dışı olanaklarını da yazmayı düşünüyorum. Hepinize doğru tercihler dilerim.