‘’22 düşman harp gemisinin zorladığı Çanakkale Boğazı, Türk azmi karşısında geçilemedi. O gün 18 Mart 1915, Türk zaferi üstün başarısını bu topçu bataryasıyla göstermiştir. Burada o gün yurdu için savaşırken şehitlik mertebesine yükselen Batarya Komutanı Üsteğmen Hasan ile Teğmen Mevsuf ve dört eri yatmaktadır.''

Destanın böyle başladığı, ilk şehitlerin böyle verildiği yazıyor.

****

Dardanos Bataryası'nın bulunduğu yere dikilen kitabede. Dardanos Bataryası'nda şafakla beraber başlayan düşman saldırısına karşı yapılan savunma, destanın ilk sayfası. Aynı gece geç saatlere kadar süren saldırılarda 16 savaş gemisinden üçü batmış, dördü ağır hasar almış, diğerleri çareyi kaçmakta bulmuştu. Zafer sonuçlandığında resmi kayıtlara göre 57 bin, resmi olmayan kayıtlara göre 250 bin şehit verilmişti.Vatanları için gözünü kırpmadan ölüme koşanların ,ülkeleri için kanlarını akıtanların, canlarını verenlerin, kefensiz yatanların destanı yazılmıştı Çanakkale'de.

Ve önlerinde büyük deha Ulu Önder Mustafa Kemal vardı. Askerlerine ''Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum'' diyor. Arkalarında annelerini, babalarını, nişanlılarını, yavuklularını bırakan, yaşları 15-20 arasında olan yüzbinlerce kahraman , üzerlerinde yırtık lastik ayakkabılarla, yemenilerle, yamalı cepkenlerle tereddüt etmeden ölüme koşuyorlardı.

****

Dönemin İngiltere Denizcilik Bakanı Wınston Churchill şöyle anlatıyordu savaş sonrası duygularını;

''Şu anda yenilgiyi bütün damarlarımda hissetmekteyim. Çok üzgünüm! Oldukça mutluydum, umutluydum. Daha düne kadar 'Çanakkale bizimdir' diyordum. Çünkü bu savaşı kazanmak için askeri, parayı, cephaneyi her şeyi hesaplamıştım. Hepsinde de çok üstündük. Mutlaka yenecektik. Yalnızca bir şeyi hesaba katmamışız; Mustafa Kemal'i.''

Mağrur İngiliz, Çanakkale'deki Mustafa Kemal gerçeğini böyle açıklarken, içerideki bazı yobaz takımları Ata'nın başarısını yok saymak, görmezden gelmek için hurafeler uydurma yarışındalar.

****

Düşman askerlerinin en çok Türk askerlerinin arasındaki ak sakallı, cübbeli, yeşil sarıklılardan korktuklarını, minare boyunda askerlerle karşılaştıklarını ,savaşta büyük bir bulutun düşman birliğini alarak gökyüzüne kaldırdığını, evliyaların askerlerimize hiç bitmeyen karavanalar kaynattığını iddia edecek kadar ileri gidiyorlar.

İngiliz General Aspinal Olgander gerçeği tek cümleyle açıklamış;

''Bir tümen komutanının üç ayrı yerde tek başına giriştiği hareketlerle bir savaşın, hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek nadirdir.''

Emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşı'nın önsözünün yazıldığı Çanakkale'de savaşan, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,

şehit düşen, gazi olan kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.