Eski Çine’de bulunan Menteşeoğlu Ahmet Gazi Camii, Batı Anadolu’daki en eski tarihli tarihi camilerden biridir. Tek kubbesinin pişmiş tuğladan yapılmış olması onun mimari bir özelliğidir. Ahmet Gazi, Balat’da bir zaviye ve Mevlevihane; Muğla’nın Döğer kazasında bir zaviye, Peçin’de medrese, imaret ve cami; Milas merkezde bir cami ve Mekri’de (Fethiye) bir medrese yaptırmış olan hayırsever bir beydir. İslam dininin Muğla yöresinde yayılmasında katkısı çoktur. Ayda Arel ve Remzi Duran gibi bazı sanat tarihçileri bu camiin onun tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı konusunda tereddüde düşmüşlerdir. Bunun nedeni olarak, 1308 yılında Menteşe Beyliğinin tahtında Ahmet Gazi’nin oturmamasını göstermişlerdir. Ancak, on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Osmanlı arşiv belgelerinde, bu camiin, Ahmet Gazi tarafından yaptırıldığı (nefs-i Çine’de Ahmet Gazi’nin bina eylediği cami) açıkça belirtilmiştir. En azından Osmanlılar döneminde bu camide görevli olan din personeli, bu camiin, Ahmet Gazi tarafından yaptırıldığı kanaatindedir. Bu belgeler incelendiğinde bu camide, bir imamın yanı sıra, hatib, devrihan, muarrif, hafızlar, müezzin ve aşirhan gibi din görevlilerinin mevcut olduğu anlaşılıyor. Burada muarrif (devlet adamlarına camiyi anlatan ve onlara namaz kılması için mihmadarlık eden görevli) kadrosunun olması, buranın Cuma camii olduğunu; büyük devlet adamlarının Cuma namazı kılmak için bu camiye geldiklerinin bir kanıtıdır. Bu din personelinin masrafları ise Genevis, İçmesu, Panayır, Ayaklı, Dalama, Kargı, Küçük Ayaklı, Teke Tımarı gibi çevredeki köylerde (bu köylerin bir kısmı sonradan terkedilmiştir) bulunan çiftliklerden karşılanmıştır.
***
Bu camiin, başlangıçtan beri, bir Cuma camii olarak yapıldığı cami içinde mevcut tarihi minberde yazılı olan ayet ve hadislerden de anlaşılır. Bu ayet ve hadislerin çoğu, mescitler ve Cuma günün faziletiyle ilgilidir. Bu hadislerde cemaate şu mesajlar verilmiştir: ‘Cuma günleri gusül abdesti alınmalı, güzel elbiseler giyilmeli, güzel kokular sürülerek Cuma namazına gelinmelidir. Namaz da kimseyi fiziki olarak rahatsız etmeden kılınmalıdır. İmam namazı bitirinceye kadar konuşulmamalıdır. Zira Cuma günü, günlerin en hayırlısıdır. Adem, bu günde yaratılmış, Cennete konulmuş ve bu günde cennetten çıkarılmıştır. Yine, Kıyamet, Cuma günü kopacaktır. Eğer Cuma günü Allah’tan bir hayır dilenirse, Allah onu verecektir. Eğer bir Müslüman üç Cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler. Cuma namazı, kadın, çocuk, hasta, köle ve yolcular dışındakilere farzdır. Son bir uyarıda, beş vakit namazı konusunda yapılmıştır: Kim beş vakit namazlarını kılarsa, o kendisi için nur olur’. Bu uyarı ve bilgilendirmelerin İslam ilahiyatı açısından doğru olup olmadığı ayrı bir konudur ama minberde yazılı olan bu hadisler dikkate alınırsa, bu camiin bölgede Cuma namazı kılınması amacıyla Ahmet Gazi tarafından yaptırıldığı kesindir. Son yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen cami aktif haldedir. Özellikle haziresinde bulunan Osmanlılar dönemine ait mezar taşları ile Batı Anadolu’daki İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Son olarak, Muğla-Çine karayolundaki bu camiyi işaretleyen trafik tabelasında ‘A. Gazi Camii’ yazılmıştır ki, yaptıranın adını bilmeyenler ‘A.’ kısaltmasının ‘Ahmet’ anlamına geldiğini bilmeyebilirler. Dolayısıyla bu ibarenin, ilgili makamlar tarafından, açıkça ‘Ahmed’ olarak yazılması gerekir.