''... Arzu duymaz yokluğa
Çırılçıplak yalnızlığa
Yazarım adını
Bir sözün coşkusuyla
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum haykırmaya
Ey özgürlük!''
'Ey Özgürlük' şiiri, Fransız Şair Paul Eluard tarafından 1942 yılında yazılmış, sanatçı Zülfü Livaneli tarafından bestelenmiş ve yaşamımızda önemli bir yer etmiş. Peki bugünlerde 'Bir sözün coşkusuyla, haykırabiliyor muyuz?' Bu soruya ne yazık ki 'Evet' olarak yanıt vermek mümkün değil. Biz söylemeyelim, Uluslararası bağımsız kuruluşlar yanıtlasın bu soruyu;
Dünya Adalet Projesi (WJP) 'nin araştırmasına göre, 2025 yılında Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 143 ülke arasında 136.sırada yer almışız. Endeks, yürütmenin yargı üzerindeki etkisi, temel hakların kısıtlanması, yolsuzlukla mücadelede zayıflık gibi temel sorunları baz almakta. Bu veriler ışığında ülkemiz son 8 yılda üst-üste gerilemeler yaşamakta.
Hukukun üstünlüğünde veriler böyleyken Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde ne durumdayız? Orada da 180 ülke arasında 159.cu sıraya kadar gerilemiş ve 'Çok Vahim' kategorisinde yer almışız. Dünya Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2025 raporuna göre adli kontoller, ekonomik baskılar ve tek seslilik gibi tehditler sonucu ülkemiz, Dünya Basın Özgürlüğünde en kötü 22. ülke konumunda.
Özellikle haber medyası, editoryal bağımsızlığını korumak ile ekonomik olarak hayatta kalmak arasında sıkışmış durumda. En basit haber ve araştırmalar bile devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eder ya da suç işlemeye veya ayaklanmaya ya da isyana teşvik eder nitelikte kabul edilmekte. İddianamelerde hiçbiri yoksa o zaman basit eleştiriler bile cumhurbaşkanına hakaret kapsamına alınmakta.
Bakın Tele-1'e ve Merdan Yanardağ'a yapılanlara; Yanardağ'ın 'Casusluk' suçlamasıyla tutuklandığı gün, televizyon kanalına el konuldu. Casusluk iddiası yeterli görülmemiş olacak ki, bir de 'kara para aklama 'konusunda ikinci bir suçlama daha yapıldı. Dava henüz görülmeden televizyon kanalı 28 milyon lira gibi sıradan bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarıldı. Patronu gazeteci olan tek televizyon kanalının en etkili dört haber kanalından biri olduğu göz önüne alınırsa amacı anlamakta güçlük çekmeyiz.
Diğer yanda İsmail Arı, Alican Uludağ. Birgün Gazetesi’nin muhabiri İsmail Arı sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda 'Devletin yargı organlarını alenen aşağılama' ile suçlanıyor. Bayram ziyaretine gittiği Tokat'ta tutuklandı. Alican Uludağ ise 69 gündür tutuklu. 21 Mayıs'ta Ankara'da görülecek davasında SEGBİS üzerinden yargılanacak.
3 Mayıs Pazar günü Dünya Basın Özgürlüğü Günü. UNESCO'nun önerisi üzerine 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen, basının temel ilkelerini kutlayan , medya özgürlüğünü savunan ve sansüre karşı durulan uluslararası bir gün. Hükümetlere basın özgürlüğüne olan bağlılıklarına saygı göstermeleri gerekliliğini hatırlatan bir gün...Biz de hatırlatalım dedik.