İzmir’deki Türk-İslam eserlerini inceleyen ve belgeleyen araştırmacılardan biri Konya Müzesinin kurucu müdürü olan Yusuf Akyurt’tur (öl. 1954). Onun İzmir ile ilgili çalışmaları uzun süre yayınlanmadan kaldığı için, onun adı İzmir’i çalışan akademisyen arasında fazlaca bilinmez. Halbuki Akyurt, 13-30 Nisan 1943 tarihleri arasında İzmir’de; 24 Nisan 1943 tarihinde de Bornova’da Türk İslam eserleri üzerine araştırmalar yapmıştır. Elde ettiği belge ve fotoğrafları, yayınlanmak üzere TTK’ya teslim etmiştir. Akyurt, İzmir’de bulunan camiler, mescitler, sebil ve şadırvanlar ile Müslüman mezarlıkları gibi eserleri incelemiştir. Eski harfli kitabeleri okumuştur. Bazı binaların rölövelerini çıkarmış ve bu binalar hakkında kısa bilgiler vermiştir. Onun bulduğu maddi kalıntılardan biri İzmir Müzesinde korunan 1247 tarihli, Anadolu Selçukluları dönemine ait Kara Sunkur’un yaptırdığı su cetveline (sikaye) ait bir taştır. Bu taşın İzmir Müzesine nereden ve ne zaman getirildiği bilinmemektedir ve bu İzmir’deki Selçuklular dönemine ait tek maddi kalıntıdır. Onun incelediği kişi ve kabirtaşları şunlardır: 1600 yılında vefat eden Bahri Baba, 1743’te vefat eden kaptan Maryolzade Mustafa Paşa ki, Azak kalesinin tamiriyle görevlendirilmiştir. Seyyid Mükerremüddin Dergahı haziresindeki kabir taşlarını da incelemiştir. Seyyid Mükerremüddin’in 1562 tarihli kabirtaşı ile bu hazirede yatan Şeyh Abdullah, Resul b. Salih, Kadı Abdüllatif, Eğribozlu Şeyh Ahmed, Hacı Hüseyin Nuri, Ahmed Esad Paşa, Mehmed Fevzi Bey (Haber-i Sahih adlı tarih kitabının müellifi), Kıbrıslı Kamil Paşanın oğlu Adil Bey ve 1919’da Yunanlılar tarafından şehit edilen Miralay Fethi Süleyman Beyin mezartaşı) bu son kabir sonradan yerinden kaldırılmıştır. Bu mezarlıktaki en eski kabirtaşları 16. Yüzyılın ikinci yarısına aittir. Yine Akyurt, 1572-1591 tarihleri arasında yapılan Çorakkapı Camii, 1597-1598 tarihlerinde yapılan Hisar Camiini incelemiştir. Hisar Camii eski kayıtlarda üç farklı isimle de geçer. Bunlar, Hisar, Molla Yakup ve Üç Mihraplı Camiidir. Diyarbakır fatihi Bıyıklı Mehmed Paşanın oğlu veya torunu tarafından 1636-1637 yıllarında yaptırılan Şadırvan Camii, 1652 yılında yaptırılan Başdurak Hacı Hüseyin Camii, 1668’de yaptırılan Kestane Pazarı Camii ve 1671’de yaptırılan Kemeraltı Camii onun incelediği eserler arasındadır. 1744’de Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılan Kızlarağası Hanı ve çeşmesi de Akyurt tarafından incelenmiştir. Akyurt’a göre, buradaki kitabeli çeşme bu yapıyla ilgili değildir ve buraya başka bir yerden sonradan getirilmiştir. Çünkü bu çeşmenin kitabesi 1675 tarihlidir, yani Kızlarağası Hanının yaptırılmasından seneler öncesine aittir. 1754 tarihli Yalı Camii, 1814 tarihli Tilkilik’teki Dönertaş sebili, 1821 tarihli Salih Paşa şadırvanı, 1897 tarihli Salepcizade Camii, Akyurt tarafından incelenmiştir. Yine Kokluca Mezarlığında bulunan eski harfli kabirtaşlarının büyük bir kısmını fotoğraflamış ve okumuştur. 1910 tarihli İzmir kadısı Batumlu Mehmed Efendinin kabirtaşı dikkati çeker. Akyurt, Bornova’da dört Türk-İslam eserinden söz eder: 1576 tarihli Hacı Osman darülkurrası (Kuran-ı Kerim okunan yer), 1749 yılından önce yapılmış olan Ulu Camii, 1753 tarihli Bornova voyvodası Ahmed Ağanın kabirtaşı ve 1827 tarihli Bornova voyvodası Ömer Ağa’nın kabirtaşı. Akyurt, bu eserlerin çizimlerini yapmış, fotoğraflarını almış ve elde ettiği bilgileri vermiştir. Camilerle ilgili olarak Evliya Çelebi’nin İzmir camileriyle ilgili olarak verdiği bilgileri de eserine eklemiştir. 1943 yılında yayınlanmak üzere TTK’ya teslim ettiği bu eser, nihayet 2024 yılında TTK tarafından aynen yayınlanmıştır. Onun İzmir ve Bornova ile ilgili şahsi gözlemleri ve İzmir’de tanıştığı Akif Salı gibi aydın kişilerle ilgili olarak verdiği bilgiler de İzmir tarihine katkı yapar.