Kadın liderliğinin sahneye çıktığı özel bir zirveyi yerinde takip etmek için, Kadın Dostu Markalar Platformu’nun davetiyle Denizli’deydim. Bu hafta sizlere, Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Denizli’nin Gücü Kadınlar Zirvesi & Eşitliğin Liderleri Ödül Töreni’ni yazmak istedim. Kadın emeğinin, eşitlik mücadelesinin ve iş dünyasının öne çıktığı güçlü bir etkinlikti. Tarımdan sanayiye, sürdürülebilirlikten liderliğe uzanan oturumlarda kadınların sesi yükseldi, erkek liderler eşitlik için konuşmalar yaptı.

Açılışta Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik’in yerel yönetimlerde kadın liderliğine dair söyledikleri, salondaki her kadının gözlerinde bir umut oldu. Nazlı Demirel’in konuşmasıyla başlayan zirvede, tarımda ve sanayide kadın gücünün dönüştürücü etkisi öne çıktı. Özlem Çınlar Erkuş’un doğayla kurduğu bağ, Serra Uslu’nun sanayideki cesur adımları ise tüm katılımcılara biz de varız dedirtti.

Farkındalık Sohbetleri ise bir yolculuk gibiydi. Duygu Gürocak’ın Aile Anayasası anlatımı, kurumsal mirasın içten gelen bir bağla nasıl korunabileceğini gösterdi. Dr. Nil Keskin’in Yeni Dişil, Yeni Eril söyleşisi toplumsal rollerin dönüşümüne bir pencere açtı. Ahu Bade Özkan’ın yeni nesil liderlikte eşitlik konuşması, geleceğe dair umudumuz oldu.

Ve belki de en çok alkışı hak eden anlardan biri: Erkekler Konuşuyor paneli. Cenk Akıncılar’ın eşitlik için attığı adımlar, mücadelenin sadece kadınlara ait olmadığını bir kez daha hatırlatmış oldu. Ödül töreninde sahneye çıkan 10 erkek lider, toplumsal cinsiyet eşitliği için verdikleri emekle sadece takdir değil, güçlü bir mesaj da verdiler. Her biri ben de bu değişimin içindeyim der gibi durdu sahnede. O an, eşitlik yolculuğuna bir adım daha eklendi.

Zirveyle eş zamanlı tanıtılan Denizli’nin Gücü Kadınlar kitabı ise ayrı bir heyecandı. 25 kadın girişimcinin hikâyesi, bu kitabın dijital kitaplıkta büyümeye devam edeceğini ve daha fazla kadının sesine görünürlük kazandıracağını düşünüyorum.

Sevgili okurlar, bu hafta Denizli’de tanık olduğum yalnızca bir zirve değil, bir dönüşümdü. Kadın Dostu Markalar Platformu’nun eşitlik vizyonu Türkiye’nin dört bir yanına yayılmaya devam ettikçe, ben de bu hikâyeleri yazmaya ve sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Kadınların sesi yükseldikçe, toplumun vicdanı güçleniyor.
Haydi gelin bu sesi birlikte büyütelim.