Öncelikle tüm okurlara, siyasi kaos girdabının stresi içinde geçirdiğimiz bayram yerine, güzel ülkemizin gelecek bayramları pozitif vizyoner stratejilere kavuşmuş bir ortamda geçirmesi dileklerimi sunarım. Bayram öncesi iki yazımda siyasetin pozitif ya da negatif rotalarda şekillenen “demokrasinin pozitif kültür değerleri” ve “negatif kültür değerlerinin kaotik ortam yaratma” işlevlerini gündeme getirmiştim.
Demokrasinin pozitif kültür değerleri siyasi iktidarların, entelektüel sermayeyi başarı ve liyakat kriterlerine göre yönlendiren güvenlik ortamında, uzlaşı ve barış; hoşgörü-adalet-eşitlik; çoğulcu demokrasi ve özgürlük; rasyonellik- verimlilik ve refah artışı ile bilimselliğe dayalı yenilikçi teknolojiler şeklindeki pozitif strateji kümelenmesine dayandığını yazmıştım.
****
İkinci yazımda ise negatif siyasi uygulamalarla ise başarı yerine yandaşlık; eşitlik ve adalet yerine kayırmacı dışlayıcı davranış; uzlaşma ve barış yerine çatışmacı zıtlaşma; çoğulcu demokrasi ve özgürlük yerine biat-bağımlılık; verimlilik ve rasyonellik yerine israf ve kaynak kaybı; bilimsellik ve yenilikçilik yerine geçmişin verimsiz kalıp gelenekleriyle kişisel bağımlılık; toplumsal kutuplaşma yaratan siyasi uygulamalar içinde, vizyonsuzluk ve strateji hatası ile toplumsal kaos girdabına girmiş olduğumuzu vurgulamıştım.
Söz konusu bu iki rotadan birincisi toplumları çağdaş uygarlık değerlerine; ikincisi ise geleneksel kalıp değerlerin geçerli olduğu değişime kapalı; kısır döngülerin yarattığı kaos ortamına sürükler. Kaos girdabı kendi kendini sürekli yeniden üretir. Kendi kapalı yapılanışı içinde kendi değerlerini koruma tuzağına düşer. Zira insanlar kendi değerlerini kendi varlıkları için zorunlu ve kendisinin vazgeçilmezi olarak görürler. Bu nedenle bu tuzaktan çıkamazlar. Oysa sağlıklı çözüm bu kısır döngü tuzağının dışında ve üstünde yer alır. Ne var ki, yıllar yılı kendi değerlerini yaşamış insanlardan bu çözüm artık beklenemez.
Çözüm Türkiye’nin bugünkü kaotik ortamını yaratan AKP iktidarı ile onun yarattığı yeni yapılanmalar olan siyasi Kılıçdaroğlu ekibi ve siyasi iktidara bağımlı kılınmış bürokrasiden ve çatışmacı toplumsal ortamdan rant devşirenlerden gelemez. Hatta ABD destekli monarşi önerileri kaosu daha derinleştirir.
****
Çözüm, yaşamın dinamik ve diyalektik işleyiş mantığı içinde, çağdaş uygarlık ve bilimin gereklerini içselleştirmiş yeni yapılanmaları organize edebilecek entelektüel donanıma sahip bilinçli kadrolardan ve örgütlü yapılanmalardan gelebilir. Nasıl ki, aklı ve bilimi rehber almış Mustafa Kemal’in bütüncül, kapsayıcı, vizyoner, sistem kurucu, süreç yönetici, stratejik düşünen dahice çözümlerinden çağdaş uygarlık rotasında bir Cumhuriyet gelmiş ise. Ata’nın ışı, bugün de yol gösteriyor. Türkiye’nin bugünkü kaotik durumunu çözmeye en yakın yapılanma, mücadeleci ve yılmayan irade ile Özgür Özel liderliğindeki yapılanmanın, yine Atatürkçü diğer muhalif kadrolarla daha dayanışmacı, uzlaşmacı, kapsayıcı, bütüncül, akıl ve bilim rotasında ve bilinçli iş birliğinden gelebilir gözüküyor. Ekonomik çöküntü, toplumsal değerler erozyonu ve siyasi kutuplaşmanın yarattığı kaos girdabında öğütülen bir ülke ve toplum olmak yerine, gün herkesin bu yönde dayanışma ve sorumluluk alma günüdür