Stres özellikle şehirlerde yaşayan insanların başının belası. Bunun temel nedeni doğadan uzak olmak.

Yapılan birçok bilimsel araştırma, doğa içinde yaşayan insanların, beton binalarla çevrili metropollerde yaşayanlara göre daha huzurlu ve stressiz olduklarını gösteriyor.

Ha şimdi diyeceksiniz ki; bizim ülkenin durumu malum, stresin tek nedeni doğaya uzaklık mı? Tabii ki değil. Bizimki gibi stres garantili bir ülkede yaşıyorsanız, ormanın ortasında bile olsanız kaçamayabilirsiniz!

Ama yine de azıcık yeşille ve maviyle çevriliyseniz stres seviyeniz düşüverir.

Candostlar A N A G O R S E L Internete-17

*

Candostlar Birkapsu Dunyadan (2)

İnsan doğanın bir parçası. Ondan ne kadar uzaklaşırsak, doğal dengemiz de o kadar bozuluyor. Farklı bir türe evriliyoruz.

Doğa neden insanın ilacı, gelin bilim bize bu konuda neler söylüyor biraz bakalım.

Dünya genelinde bilim insanlarının yaptığı akademik çalışmalar bize şunları anlatıyor:

- Doğal seslere maruz kalmak, yani dalgaların kıyıya vurması, rüzgarın ağaç dallarını okşaması, kuş cıvıltıları, akan bir şelale gibi doğa sesleri stresi azaltıyor. Meditasyon gibi rahatlatıcı pratiklerde de sık sık doğa seslerinin kullanılmasının nedeni işte bu.

- Brighton and Sussex Medical School tarafından yürütülen bir araştırma doğa seslerinin, insandaki “savaş ya da kaç" (fight-or-flight) denilen tepkiyi azaltabildiğini, dinlenme ve iyileşme ile ilişkili olan parasempatik sinir sistemini aktifleştirdiğini ve beyinde rahatlama sağladığını belirlemiş. Yani doğa sesleri stres seviyemizi düşürmenin yanında iyileşmeyi de etkiliyor.

- Özellikle su sesleri üzerinde yapılan bir araştırma; kısa süreli su sesi dinlemenin bile stres karşısındaki fizyolojik tepkileri olumlu yönde etkileyebildiğini göstermiş.

- Bir başka araştırmada ise stres seviyesi yüksek bireyler doğal ortama alınmış. Kuş ve akan su sesleri içeren doğal ortam seslerinin stres belirtilerini azalttığı görülmüş.

-Son olarak ABD'de yayımlanan ve 36 bilimsel çalışmayı değerlendiren kapsamlı analiz doğal seslerin stresi azalttığını, ruh halini iyileştirdiğini, pozitif duyguları artırdığını ve rahatsızlık hissini azalttığını ortaya koymuş.

*

Doğanın insan üzerindeki mucizevi etkilerini inceleyen daha çok sayıda araştırma var. Ama hepsinin temel sonucu ortak:

Doğa ve doğa sesleri bizi daha sakin ve daha huzurlu kılıyor. Ayrıca gerek mental gerekse bedenen daha iyi bir hal içinde olmamızı sağlıyor.

Doğa sadece bizi stresten korumakla kalmıyor; bize ve tüm canlılara hayat veriyor. Soluduğumuz hava, ayağımızı bastığımız toprak, yediğimiz gıda, içtiğimiz su... hepsi doğa sayesinde mümkün.

Doğanın bizim için gerçek bir şifa ve huzur kaynağı olduğunu bile bile biz hala doğal alanları azaltmanın peşindeyiz.

Ne yazık ki; şu ormanı da yok etsek, şu nehri de kurutsak, şu denizi de kirletsek, şu yaylayı da betonlaştırsak diye düşünen ve bundan hiçbir rahatsızlık duymayan bir anlayışla yönetiliyoruz.

Halbuki doğaya düşman ranta sevdalı bu kafa bir değişse, tüm dünya iyi yönde değişecek...

*************************************************

Bir kap su hayat kurtarabilir

Candostlar Birkapsu Dunyadan (1)

Yaz sıcakları kendini göstermeye başladı. Bu dönemde sokak hayvanlarının da en büyük gereksinimlerinin başında temiz suya erişim geliyor. Özellikle kedi ve köpeklerde vücut sıcaklığının dengelenmesi, organ fonksiyonlarının sağlıklı devam edebilmesi açısından her gün yeterli miktarda su içmeleri hayati önem taşıyor. Hayvan hakları alanında çalışan STK'lar da bir süredir sosyal medya üzerinden çağrıda bulunarak sokak hayvanları için uygun noktalara her gün düzenli bir kap su bırakılması çağrısında bulunuyor.

Patili dostlara bir kap su bırakmak, sadece onların susuzluğu gidermek için değil sıcak çarpmasından korunmaları; böbrek hasarı, dolaşım bozuklukları ve hatta ölümcül sonuçların oluşmaması adına atılabilecek son derece basit ama etkili bir yardım adımı.

Veterinerlik kaynaklarının bilgilendirmelerine göre; özellikle köpekler vücut sıcaklığını büyük ölçüde soluyarak düşürmeye çalışır. Sıcak havalarda su kaybı hızlanır ve yeterli su bulunamazsa dehidrasyon ile sıcak çarpması riski artar. Kedilerin ise doğal susama dürtüsü köpeklere göre daha düşüktür. Bu nedenle susuzluğu fark etmeleri ve yeterince su içmeleri daha zor olabilir. Cornell Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ne göre yaklaşık 4,5 kg ağırlığındaki bir kedinin günlük yaklaşık 240 ml yani 1 su bardağı kadar su tüketmesi gerekmektedir.

Eğer sokakta halsiz ve güçsüz, aşırı soluması olan, ağız ve diş etlerinde kuruluk tespit ettiğiniz bir hayvan görürseniz, ihtiyacı temiz su olabilir.

********************************************

Dünyada iyi şeyler de oluyor

Türkiye'de hayvan hakları savunucuları Katliam Yasası'na ve sokak hayvanlarının toplanmasına karşı büyük bir mücadele sürdürürken, dünyada ise güzel gelişmeler yaşanıyor.

PETA, Avrupa Komisyonu'nun hayvan deneylerini tamamen yasaklamaya yakın olduğunu duyurdu. Hayvanlar üzerine aşamalı olarak deney yapılmasının sonlandırılması için beklenen yol haritası belirlendi.

Avrupa Parlamentosu, evcil hayvan ticaretinde izlenebilirliği artıran, zorunlu mikroçip uygulamasını destekleyen ve yasa dışı üretim çiftlikleriyle mücadeleyi güçlendiren yeni bir protokolü onayladı.

Brezilya hayvanların refahına yönelik yasasını güçlendirdi. Yasada hayvanlara yönelik şiddet eylemlerine hapis cezası ve daha sert yaptırımlar getirilmesi sağlandı.

Meksika, Kuzey Amerika'da kozmetik sektöründe hayvanlar üzerinde deney yapılmasını yasaklayan ilk ülke oldu. Kozmetik ürünler ve içeriklerine yönelik testlerde artık hayvanlar kullanılamayacak.

İtalya ise sirklerde vahşi hayvanların kullanılmasını yasakladı. Ayrıca sirklerden kurtatılan hayvanların doğal yaşam alanlarında güvenle bakılması sağlanacak.

Yeni Zelanda çevre ve hayvan sağlığı açısından önemli bir adım atarak, kimyasal PFAS maddelerinin kozmetik ürünlerde kullanımını yasakladı.

********************************************

KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN

“Merhamet öyle bir dildir ki, sağır da işitebilir, kör de okuyabilir.

- Mark Twain