Sokak hayvanları da Allah'ın yarattığı canlar. Yaşamaya en az senin benim kadar hakları var.
Ama Kanlı Yasa bu haklarını ellerinden aldı.
Her gün yüzlerce hayvan toplanıyor. Geçtiğimiz gün de sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Ankara Valisi Yakup Canbolat, il genelinde 52 bin sahipsiz sokak hayvanını topladıklarını duyurdu.
Bir yıl önce açıklanan resmi verilere göre Ankara’nın toplam hayvan bakımevi kapasitesi 13 bin 45'ti.
Basına yansıyan haberlere göre aradan geçen zamanda yeni bir rehabilitasyon merkezi ve bakımevi yapılmamış. Yani resmi rakamlara bakacak olursak Başkent'te ancak 13 bin 45 sokak hayvanını barındıracak kadar yer var.
- Bakımevlerinde yeterli kapasite olmadığına göre toplanılan sokak hayvanları nereye götürüldü?
- Binlerce hayvana ne oldu?
- Hala hayattalar mı? Hayattalarsa hangi koşullarda tutuluyorlar?
Hayvan hakları koruyucuları ve STK'lar 3 gündür bu soruları soruyor ve yetkililerden bir açıklama bekliyor. Ama tabii ki derin bir sessizlikle karşılaşıyorlar.
*
Yahu biz ne yaşıyoruz böyle... İşin vicdani, insani ve etik yanını geçtim; nasıl bir plansızlık, denetimsizlik ve umusamazlıktır bu.
Önce dediler ki “sokak hayvanları kademeli olarak toplanılacak.” Güya, bu hayvanları layıkıyla barındıracak yeterli kapasitede bakımevleri yapılacaktı. 2028'e kadar süre verilmişti.
Sonra yasada kendi getirdikleri bu zorunluluğu unuttular. “Hayvanların tamamını 2026 sonuna kadar toplayacağız” demeye başladılar.
*
Biz bu noktaya nasıl geldik, kısaca bir hatırlayalım:
7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2 Ağustos 2024'te yürürlüğe girdi. 5199 sayılı kanunda yapılan bu düzenlemeyle, sokak hayvanlarının toplanılarak sahiplenilmedikleri takdirde yaşamlarının sonuna kadar bakımevlerinde tutulması, bazı hayvanların ise uyutularak öldürülmesi getirilmişti.
Yasa çıktığı tarihte dönemin Tarım ve Orman Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan resmi verilere göre Türkiye genelinde yaklaşık 322 belediyenin hayvan bakımevi vardı. Toplam kapasite ise yaklaşık 105 bin hayvandı.
Buna karşılık ülke genelinde 4 milyon civarında sahipsiz köpeği bulunduğu tahmin ediliyordu. Yani 2024 Ağustos ayı itibarıyla mevcut bakımevi kapasitesi sokak hayvanlarının yüzde 2.6'sını karşılayacak kadardı.
*
2026 ortası itibarıyla ülke genelinde son iki yılda açılan yeni bakımevleriyle birlikte kapasite yaklaşık 200 bin seviyesine çıktı. Yani sokak hayvanlarının yaklaşık %5'ini aynı anda barındırabilecek düzeye gelebildi!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise iki hafta önce yaptığı açıklamada Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının yaklaşık %83'ünün toplandığını ifade etmişti.
Matematik ortada!
Tamamen resmi rakamlara ve resmi kuruluşlarca yapılan tahminlere göre konuşursak ve eğer gerçekten milyonlarca sokak hayvanı toplandıysa bu hayvanlar nerede?
200 bin bakımevi kapasitesinin olduğu bir ülkede siz 4 milyon sokak hayvanının yüzde 80'ini topladıysanız bu kadar canı nereye götürdünüz?
Cevap bekliyoruz!

HAYTAP Sivas bakımevi için harekete geçti
HAYTAP, Sivas Belediyesi'ne ait bakımevinde yaşanan şüpheli hayvan ölümleri ile ilgili, suç duyurusunda bulunulması için Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne başvurdu.
Bakımevinde bir süredir devam eden yaygın mevzuata aykırılıkların, kayıp köpeklerin, yetkisiz personel müdahalelerinin ve şüpheli ölümlerin incelemesini ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep eden HAYTAP, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:
"Edinilen bilgiler, saha gözlemleri ve kamuoyuna yansıyan veriler doğrultusunda, bakımevinde yasal yükümlülüklerin açıkça ihlal edildiği ve suç teşkil eden eylemlerin gerçekleştirildiği yönünde kuvvetli şüpheler bulunmaktadır:
-İl genelinden toplanarak bakımevine getirildiği resmi kayıtlara geçen sahipsiz köpek sayıları ile bakımevinde fiilen bulunan veya sahiplendirildiği belgelenen hayvan sayıları arasında çok ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Çok sayıda köpeğin akıbeti belirsizdir. Resmi kayıtlarda izahatı yapılamayan bu azalmalar, 5199 sayılı Kanun m. 28/A kapsamında kitlesel ve hukuka aykırı bir itlaf veya kasten öldürme şüphesini doğurmaktadır.
-Mevzuat gereği yalnızca uzman veteriner hekimler tarafından yapılması gereken cerrahi operasyonlar, tedavi, bayıltıcı iğne ile hayvan toplama enjeksiyon uygulamaları ve yasal sınırları belirlenmiş olan ötenazi (uyutma) işlemlerinin, yetkisiz yardımcı personel tarafından gerçekleştirildiği yönünde ciddi emareler ve iddialar bulunmaktadır. Yetkisiz kişilerin hayvanlara tıbbi müdahalede bulunması ve can alıcı ilaçlar uygulaması açıkça hayvanlara acı çektirme ve kasten öldürme suçunun işlendiğini göstermektedir.”

Kedileri büyüleyici çizgilerle betimledi
Kedileri sadece birkaç çizgi ile betimleyen Çinli ilüstrasyon sanatçısı Shou Xin, sosyal medyada büyük ilgi topluyor.
Çalışmalarında ağırlıklı olarak kurşun kalem kullanan Çinli sanatçının eskizleri basit ama büyüleyici bir etki yaratyor.
Eskizlerini genellikle Çin'de Little Red Book platformunda paylaşan Shou Xin, son zamanlarda ise Instagram ve Twitter (X) gibi yaygın kullanılan sosyal medya platformları sayesinde uluslararası ün kazanmaya başladı. Instagram'da yaklaşık 500 bin kişinin takip ettiği ilüstratör ince detaylardan ziyade çizimlerinde odak noktasına aldığı kedilerin veya diğer figürlerin karakterini ve incelikli ifadelerini ustalıkla yakalıyor. Minimalist çizgi çalışmaları ve negatif alan kullanımıyla öne çıkan sanatçının en büyük ilham kaynağını ise Leonardo Da Vinci'nin “sanat eseri” olarak tanımladığı kediler oluşturuyor.

Her eserinde kedilerin farklı bir hareketini, karakterini ve eşsiz dünyasını yansıtan sanatçı kurşun kalem, silgi ve dokular oluşturmak için kullandığı ince bıçak tekniklerini bir araya getiriyor.
Kedilerin kıvrak hareketlerini ve estetik duruşlarını mükemmel bir şekilde çizgilere aktaran sanatçı zaman zaman eserlerinde köpeklere ve anime figürlerine de yer veriyor.


KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN
“Hayvan haklarına saygı, insanı diğer hayvanlara karşı empati, merhamet ya da hiç olmazsa hoşgörü duymaya ve tüm kısıtlamaları, şiddeti ve zulmü yasaklamaya sevk eder.”
Jean Marie Coulon