Hikâyelerin gücü, bazen bir başarıyı değil, ardındaki değerleri anlatmasında saklıdır. Akbank’ın hikâyesi de tam olarak böyle; köklerinden aldığı ilhamla büyümeyi ve değişimi kucaklayan bir yolculuk. 1948 yılında Adana’da pamuk üreticilerine finansman sağlamak amacıyla kurulan bu banka, bir çınarın ilk fidanı gibiydi. Hacı Ömer Sabancı ve Kayserili iş insanlarının, dayanışma ve iş birliği içinde attığı bu adım, Türkiye ekonomisinin gelişiminde bir dönüm noktası oldu.
*******
İsimlerin ardındaki anlamları keşfetmek genelde hoş bir sürprizdir, değil mi? Peki, Akbank isminin ardındaki anlamı biliyor musunuz? “Adana’daki Kayserililer” ifadesinin baş harflerinden doğan bu isim, dostlukları, iş birliğini ve ekonomik kalkınmayı simgeliyor. İsmin kendisi bile dayanışmayı hatırlatırken, Akbank’ın kuruluşuna rehberlik eden “akıllı Kayserililer” ruhu bugün de canlılığını koruyor. İlk İstanbul şubesini açtığı 1950 yılı, yalnızca bankanın değil, geleceğe uzanan hayallerin de kapısını araladı. Küçük bir tohumun büyük bir çınara dönüşmesinin somut örneğiydi bu. 1954’te Genel Müdürlüğün İstanbul’a taşınması ve ardından gelen halka arz süreci, Akbank’ı yerelden küresele taşıyan bir dönüm noktası oldu. Bugün geldiği noktada Akbank, yalnızca finansal başarılarla değil, toplumsal faydayı gözeten vizyonuyla da adından söz ettiriyor. Akbank’ın topluma dokunan yönleri, hikayeyi daha da derinleştiriyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık prensipleri doğrultusunda hayata geçirdiği projeler, kadınların iş hayatında desteklenmesinden engelli bireylerin istihdamına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bu tür adımlar, bir bankanın yalnızca ekonomik kalkınmaya değil, toplumsal dayanışmaya da katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Ve tabii ki, sürdürülebilirlik… Akbank, “net sıfır banka” olma hedefiyle yalnızca bugünü değil, yarınları da kucaklıyor. Gençlere daha yeşil bir dünya bırakma hayalini Akbank Gençlik Akademisi ile bir adım öteye taşıyor; geleceği şekillendirecek yetkin bireyler yetiştirme misyonuyla kalplere umut aşılıyor
********
Samimiyetle söylemek gerekirse, Akbank’ın hikâyesi, köklerinden aldığı ilhamla toplumsal fayda odaklı bir yolculuk. Bugüne kadar attığı her adımda ekonomik kalkınmayı desteklerken topluma ve çevreye değer katmayı başardı. İşte bu yüzden Akbank, sadece bir banka değil; geçmişin izlerini geleceğe taşıyan, toplumun her bir bireyine dokunan anlamlı bir hikâye... Yarına dair umutlarımızla ve daha güzel günlere olan inancımızla ilerlerken, Hacı Ömer Sabancı’nın vizyoner ruhuna duyduğumuz derin sevgi ve saygıyı içimizde yaşatarak onun bıraktığı değerleri geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Bu hikâye, bir çınarın gölgesinde filizlenen hayallerin sıcak ve samimi bir yansımasıdır. Daha yeşil bir dünya ve daha güçlü bir toplum için, durmadan… Saygıyla.