Tarih kolay yazılmıyor. 112 yıllık ulu bir çınarın kökleri, Türk futbolunun ta kendisidir.
İzmir’in siyah beyaz kalbi Altay!
Şanlı geçmişin hatıralarıyla bugün arasında köprü kurmaya çalışan, bayrağı yerde bırakmamak için çırpınan pırıl pırılçocukların omuzlarında yükseliyor.
TFF 3. Lig 2. Grup’un 7. haftasında Alsancak Mustafa Denizli Stadı’nda oynanan Eskişehirspor mücadelesi, skora bakanlar için düz bir 4-1’lik mağlubiyettir. Oysa kalbini ve gözünü bu armaya dikenler için o 90 dakika; bir çaresizliğin değil, boyun eğmeyen genç bir kalbin feryadı.
Geçmişin küllerinden doğan o cesur adım, yarını inşa eden sessiz bir devrimdir.
Siyahla beyaz arasındaki çıplak gerçek...
Maçın matematiği acımasızdı. Üç maçlık yenilmezlik serisi Eskişehirspor karşısında noktalandı. Bu sezon iç sahada galibiyet hasreti çeken, Alsancak’ın çimlerinde kazanamama zincirini bir türlü kıramayan bir Altay gerçeği var ortada. Karşımızda 21,3 yaş ortalamasına sahip, neredeyse tamamı çocuktan öte, henüz futbolun baharındaki cesur yürekler...
Stoperde 28 yaşındaki Sefa hariç tamamen öz evlatlardan, imkânsızlıkların doğurduğu bir mucizeden ibaret bu tablo. En golcüsü Mehmet Onur Yıldız’ın cezalı olduğu, kulübenin hamlesizlikten nefes alamadığı amansız bir kadro darlığı...
Tüm zorluklara rağmen son ana kadar direnen bir Altay izledik. Sonucunda ise talihsiz bireysel hatalarla boynu bükülen bir ekip vardı sahada. Maçın geneline yayılan o gelgitler uzun maraton için tehlikeli olabilir; kabul. Eskişehirspor gibi köklü bir rakip de gençlerin yaptığı masum hataları cömertçe cezalandırdı.
İkram kere ikrâm goller izledik. Gereksiz bir penaltı, ardı arkası kesilmeyen aksamalar, kornerde topu seyre dalan bakışlar ve sonuncusunun izâhı dahi olmayan talihsizlikler.
Ama bunlar yaşanacak. Çünkü bu çocuklar tecrübe okulunun henüz ilk sınıflarındalar. Hata yaparak büyüyecekler. Yanarak, pişerek olgunlaşacaklar.
Teknik Direktör Tuna Üzümcü’nün maç sonu ifade ettiği gibi; penaltı anına kadar bu çocuklar doğru pozisyon aldılar, ürettiler, savaştılar. Sahaya hiçbir zaman “Kesin kazanacağız” ukalalığıyla çıkmadılar. Onlar sahaya sadece ve sadece o formanın terini son damlasına kadar akıtmak için çıktılar. Ey siyah bayraklı formanın asıl sahipleri, 112 yıllık tarihin yarınları!
Siz her Büyük Altaylı çocuğun umudusunuz. Kimse bu skora bakıp moralinizi bozmasın. Bu mağlubiyet kimseyi şaşırtmadı belki ama sahadaki o onurlu direniş, o teslim olmama iradesi herkesin yüreğini ısıttı. Altaylının inancı tamdır, umudu asla bitmez.
Haftaya Balıkesir deplasmanında yine o tribünler sizin arkanızda olacak. Siz yeter ki ıslatın o formayı, hakkını verin. Tecrübesizlik gider, adale güçlenir, ayaklar yere sağlam basar. Yeter ki o siyah beyaz sevda bu yüreklerde parlamaya devam etsin. Çalışmaya, direnmeye ve gelişmeye devam çocuklar.
Bu armayı da bu şehri de ayağa kaldıracak olan sizlersiniz.