Futbol bazen sadece doksan dakikalık bir oyun değildir. Bir kentin kimliği, sahadaki duruşu ve inancın zaferidir. Geçen hafta Eyüpspor’u 4-0’lık muazzam bir tarifeyle uğurlayan Göztepe, Kocaeli deplasmanında sadece üç puanı almadı. Rakiplerine, futbol kamuoyuna ve en önemlisi kendi camiasına dev bir mesaj gönderdi: “Göz Göz geliyor!”
Kocaelispor karşısında alınan 2-1’lik galibiyet, üst üste ikinci deplasman zaferi olmanın çok ötesinde bir anlama sahip. Zemin elverişsiz, hava ağır, rakip tutuk ama sertti. Üstelik Ogün ve Godoi gibi iki kritik eksikle sahaya çıkmış bir Göztepe vardı. Ama Stoilov’un öğrencileri ne oyundan koptu ne de mücadeleden taviz verdi.
Stoilov’un 3-4-1-2 ezberinden vazgeçmeden hatlar arasındaki mesafeyi daraltması, takımı tek kelimeyle kompakt bir makineye dönüştürmüş. Puan kayıplarının yaşandığı günlerdeki orta saha ile savunma arasındaki o kopukluk gitmiş, yerine Miroshi, Rhandley ve Antunes’in tıkır tıkır işleyen bağlantısı gelmiş.
Miroshi’nin ceza sahası dışından çıkardığı o nefis şut, futbol müzesine konacak türden bir sanat eseriydi! Serhat’ın sadece izleyebildiği o füze, maçı çözen altın dokunuş oldu.
Hücumun merkezinde harikalar yaratan Juan, Rhandley’in kornerine yaptığı nefis kafa vuruşuyla açılışı yaptı, Miroshi’yeasistini yazdı. Adeta maçın yıldızı olarak parıldadı.
2.02’lik dev adam Arda Özçimen.
90+4’te Rivas’ın gollük şutunu kornere çeldiğinde sadece bir golü önlemedi. Maça doğrudan damgasını vurdu, üç puanın altına imzasını attı. Momentum belirleyen bu performans alkışın en büyüğünü hak ediyor.
Bir parantez de genç yetenek Arda Okan Kurtulan’a. Klasının biraz altında kalsa da potansiyeli ortada. A Milli Takım’ın müstakbel teknik direktörüne şimdiden çağrımdır. Kasım maçları aday kadrosuna bu çocuk dâhil edilmelidir!
Maçın en kötü aktörü kimdi derseniz, hiç tereddütsüz hakem Alper Akarsu! Sayın Akarsu, futbol oynatmak yerine oyunu gereksiz düdüklerle katletti. Sadece ilk yarıda tam 19 faul. Göztepe’nin serbest vuruş atacağı yerin tam üç kez değiştirilmesi ise fıkra gibiydi.
Kocaelispor’un aşırı sertliğine göz yuman, sarı kartlarını unutan Akarsu, Göztepeli oyunculara kart dağıtmaktan çekinmedi. Hele 87. dakikada kaleci Serhat’ın Janderson’u altına aldığı net pozisyonda penaltıyı ve Serhat’a çıkması gereken kırmızı kartı es geçmesi tam bir skandaldı. Ne yazık ki VAR da bu pozisyona adeta Fransız kaldı!
Maç bittiğinde Kocaeli Stadyumu’nda ışıklar söndürüldü. Zifiri karanlık bir stat. Peki ne oldu biliyor musunuz?
Göztepe takımı ve deplasman tribününü dolduran muhteşem taraftarı, karanlığa meydan okurcasına galibiyeti coşkuyla kutladı. O sahnede gördüğümüz şey bir futbol takımından çok daha fazlasıydı. Onlar artık birbirine kenetlenmiş kocaman bir aile.
Işıkları söndürseniz ne yazar? Göztepe’nin inancı ve meşalesi zaten her yeri aydınlatmaya yetiyor!
Önümüzde Göztepe’nin geleceğini ve hedeflerini belirleyecek kritik bir süreç var. Haftaya evinde formda Çorum FK’yıağırlayacak olan sarı kırmızılılar, ardından İstanbul’da Fenerbahçe ve sonrasında Başakşehir sınavlarına çıkacak. Güçlü taraftarıyla rehavete kapılmadan yükselişlerini sürdüreceklerine inancımız tam. Yolunuz açık olsun.