'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'.
Kısaca ''Çerçeve Yasa' denilen Yasa'nın gerçek adı bu. Peki bu yasa Meclis'te mi hazırlandı? Hayır. Herkes biliyor ki yasa Saray, MİT ve teröristbaşının bilgisi dahilinde hazırlandı. Milli iradenin kapalı kapılar ardındaki görüşmelere, şeffaflıktan uzak pazarlıklara terk edilmesi kabul edilebilir mi? Son ana kadar milletvekillerinin dahi içeriğinden haberi olmadığı yasa özetle neler getiriyor?
Yasa silah bırakan PKK'lıların eve dönüşleriyle sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli önlemlerin alınmasını öngörüyor. Yasada Örgüt mensuplarının yararlanacağı infaz indirimleri ve ertelemeler de açıklanıyor. Yasada süreçte görev alanların cezai sorumluluklarının olmayacağı da hükme bağlanıyor.
Hatırlatalım; 10 Temmuz 2014 Tarihinde kabul edilen 6551 sayılı Kanun 'Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun ' adını taşımaktaydı. Benzer maddeleri içeren bu Yasa'nın bir işe yaramadığını, ülkeye neler yaşattığını hep birlikte gördük.
****
Yasa'nın amacı ''Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi'' olarak belirtilmiş. Gerçek amaç bu mu? Yoksa Saray'ın etrafında bir milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme ittifakı kurarak Anayasa'yı değiştirmek, Cumhurbaşkanı'nın görev süresini uzatmak, dolayısıyla mevcut rejimin ömrünü uzatmak mı? Bu yasa ile Anayasa değişikliğinde ve cumhurbaşkanlığı konusunda DEM'in AKP'ye desteğini sağlamak gerçek sebep olabilir mi acaba?
467 Kabul, 87 Ret oyu ile kabul edilen Yasa'nın milli mutabakatı sağladığı, referandumsuz Anayasa için yeterli zeminin oluştuğu ifade edimekte iktidar mensuplarınca. En büyük hedef de Erdoğan'ı iktidarda tutacak şekilde Anayasa'ya bir madde ekleyerek görev süresini ömür boyu ya da bir dönem daha uzatmak, mevcut rejimin devamını sağlamak.
Bir de Yasa'nın Amerika ayağı var. Daha önceki açıklamalarında üniter devletlerin bölgede barışa dert olduğunu, Türkiye için merhametli bir monarşinin daha iyi kabul edilebileceğini ve Türkiye ,Irak ,Suriye ,İran'daki Kürtleri birleştirerek ortak bir yapıya dönüştürülebileceğini söylemekten çekinmeyen Amerika'nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Yasanın kabul edilmesini şöyle karşılamış;
''Hayranım. Kırk yıllık bir kafa karışıklığı. Yürütülen barış sürecine baktığınızda çok iyi profesyoneller var. Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Fidan, İbrahim Kalın, Öcalan ve diğer Kürtlerle ilişki kurma konusunda harika bir iş çıkardılar. Ve bence bu yol daha uzun. Kürtlerin yaşadığı dört büyük ülke arasında yanlış anlamaların tüm parçalarını kapsıyor. Herkesi bir araya getirme ve Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemelerine katkı sağlayacak.''
****
Bu yasa ve önümüzdeki günlerde getireceği sorunlar tartışılması gerekirken, Yeni Parti'nin Yasa'ya 35 Kabul, 54 ret oyu verdiği tartışılıyor. Yasa'nın AKP, MHP, DEM ve Butlancı CHP desteğiyle geçeceği bilinmesine karşın, büyük umutlarla anketlerde birinci parti konumuna gelen Yeni Parti'nin tutumu elbette önemlidir. Ancak topluca 'Hayır', ya da topluca 'Evet' denmesinin de şimdi olduğu gibi partiye oy kaybettireceği yadsınamaz. 'Bu Yasa'yı Meclis hazırlamamıştır. Anayasa'ya aykırıdır. Bu sebeple görüşmelere de, oylamaya da katılmıyoruz' demek bir çıkar yol olur muydu ? Bunu da tahmin etmek pek kolay değil. Yeni Parti'ye düşen Güneydoğu sorununa getireceği çözümleri halka anlatması. Zira bu bozuk çerçeve fotoğrafı da bozuk göstermekte.