''Devrimci, toplumcu, sosyal adaletçi olduğum için,
Babıali'deki ilk basın sendikasının başkanı olduğum için,
Sosyal adaletsizliğe karşı bayrak açtığım için,
Emeklerimi tecrübelerimi, eserlerimi, bütün çalışmalarımı yok sayıyorlar. Bana 'Hiç' muamelesi yapıyorlar.''
Bu sözler gazeteci, romancı, hikayeci, eleştirmen, 'acılı kuşak'ın unutturulmaya çalışılan devrimci temsilcisi Suat Derviş'e ait.
20’nci yüzyılın unutturulmaya çalışılan ve bir ölçüde de unutturulan bu çilekeş gazeteci-yazarının fırtınalı yaşam öyküsünü ''Fosforlu Devrimci-Suat Derviş'' adlı biyografik romanımda anlatmaya çalıştım. Derviş'in 70 yıllık yaşam öyküsünde bire-bir yaşadığı tarihi, siyasi olayları, basına uygulanan baskıları belgesel niteliğinde gözler önüne serdim.
Suat Derviş'in yolları kimlerle kesişmemiş ki? Nazım Hikmet'in ilk gençlik aşkı Derviş. Aşkına karşılık bulamayan Nazım duygularını şiire dökmüş; ''...Büsbütün unuttum seni eminim/Maziye karıştı şimdi yeminim./Kalbimde senin için yok bile kinim/ Bence sen de şimdi herkes gibisin.'' Nazım reddedilmeyi gururuna yediremiyor başını eğdiremediği bu kadına bir şiir daha yazıyor; '' Hiç olmazsa hıncımı böyle alırım dedim/Yolda mağrur uzanan gölgesini çiğnedim.''
Derviş'in yaşamında Zekeriya Sertel'den Abidin Dino'ya,Sabahattin Ali'den Cevat Şakir'e, Bedia Muvahhit'den Gülriz Sururi'ye ,Louis Aragon'dan Pablo Picasso'ya, Sinan Cemgil'den Deniz Gezmiş'e uzanan geniş bir insan yelpazesi yer almış. Romanı okuyanlar Deniz Gezmiş'in bilinmeyen bir yönüne de tanık olacaklar.
12 Mart döneminde ileri yaşına karşın devrimci gençleri evinde sakladığı için gözaltına alınan bu çilekeş gazetecinin polise verdiği ifade adeta günümüze uzanan bir slogan; ''Polis takibindeki gençleri evimde sakladığım için 68 yaşında gözaltına alınıyorum. Ne güzel eylem içinde öleceğim!''
Suat Derviş Lozan ve Montrö toplantılarını izleyen tek Türk kadın gazeteci. O yıllarda ünlü Fransız Dergisi Europe'da makaleleri, çeşitli Alman gazetelerinde hikayeleri yayınlanmış, romanları tefrika edilmiş. 1946 yılında ilk basın sendikasının kurucusu, Devrimci Kadınlar Birliğinin de başkanı. 1968 yılında basılan ''Fosforlu Cevriye'' romanı üç kez beyaz perdeye aktarılmış. Birçok kez de müzikal olarak sahnelenen roman, ününü o yıllardan günümüze kadar sürdürmüş.
''Fosforlu Devrimci-Suat Derviş'' romanım yayıncı-şair-yazar Önder Birol Bıyık yönetimindeki 'Şey' Kitap tarafından yayınlandı. Aynı dönemde gazetemizdeki köşe komşum,kadim dostum Oğuz Tümbaş'ın şiirlerinin yer aldığı 'Çok Sevdim Yaşlarımı ' adlı kitabıyla, Şair-Yazar dostum Atila Er'in 'Fragmanlar' adlı Şaban M.Kalkan'ın şiirlerine yazdığı fragmanlardan oluşan kitabı, gazeteci-şair ,yazar dostum Buket Işıkdoğan Köse'nin ''Zamanın Ayak Sesleri-Bornova'nın Hafızası-Büyük Çarşı '' adlı kitabıyla ,şiir tadındaki 'Hayat ve Zamana Dair'' adlı deneme kitabı da okuyucuyla buluştu.
Okuma kültürünün giderek azaldığı günümüzde yıllarca unutturulmaya çalışılan devrimci gazeteci-romancı aktivist Suat Derviş'i gündeme getirebilirsem mutlu olacağım.