İstedikleri kadar adını söylemekten korksalar, değiştirmeye çalışsalar da savaşın adı 'Kurtuluş Savaşı', savaş sonunda İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşu da ''Kurtuluş'tur.

İşgal edildiği gün ilk kurşunla 'Kurtuluş Savaşı'nı başlatan, işgalin bittiği gün ise bu savaşı bitiren dünyadaki tek şehir; İzmir.

Büyük Kurtarıcı Mustafa Kemal, her konuşmasında Kurtuluş Savaşı'nın hedefinin İzmir'in düşman işgalinden kurtarılması olarak belirlediğini ifade etmişti.

Kahraman Gazeteci Hasan Tahsin'in 15 Mayıs 1919'da işgal ordusuna sıktığı ilk kurşun, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olurken 20. yüzyılda emperyalizme karşı verilen ilk kurtuluş savaşının da kıvılcımını oluşturuyordu.

Kan, gözyaşı, on binlerce şehit ve gazi, yokluklar ve sıkıntılar içinde geçen 3 yılı aşkın bir zaman dilimi yaşanmıştı.

İzmir'e ilk giren Süvari Kolordusu'nun Komutanı Fahrettin Altay Paşa, Yunan Ordusu'nun kılıç artıklarını çiğneyerek İzmir yoluına düşerken, Mürsel Paşa, Albay Şükrü Bey, Albay Suphi Bey ve Albay Zeki Bey önüne geçilmez biçimde başlayan yarışa doludizgin katılmaktaydılar. Günde yalnızca bir kez sulanan, durup dinlenmeden yemsiz koşan Anadolu atları, sırtlarında yağız Anadolu çocuklarıyla geceyi gündüze katarak Batı'ya koşmaktaydılar.

Süvari kolordusu Komutanı Fahrettin Altay Paşa 9 Eylül sabahını şöyle anlatır;

''Sabah ortalık ağarırken Sabuncubeli'ne ilerleyen Teğmen Enver komutasındaki keşif kolu, düşmanın buralardan kaçtığını görerek, ileri tepelere çıkmış ve harikulade bir manzarayla karşılaşmıştır. Sabah güneşin tatlı ışıkları altında bir tablo gibi beliren güzel İzmir ve önündeki mavi suları ile Akdeniz ve bunları çevreleyen yeşilliklerden oluşan bu tabloda beliren kara noktalar yabancı harp gemileriydi.''

Emperyalizmin o kara noktaları da çok değil 2 gün içinde güzel İzmir'in mavi sularını terk etmek zorunda kalacaklardı.

9 Eylül'ün ilerleyen saatlerinde Belkahve'den İzmir'i izlemekte olan Ata, dürbününü indirir, ufka bakarak konuşur;

''İsmet biliyor musun? Bir rüya görmüş gibiyim.'

İsmet Paşa cevaplar; ''Haklısın. Bu kadar mucize, olağanüstülük, harikalık ancak bir rüyada yaşanabilir.''

Azim, inanç ve kararlılık mucizeyi gerçekleştirmiş, bütün dünyanın hayret ve şaşkınlıkla izlediği bir destan yaratılmıştı.

Bu güzel günde büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi anıyor, aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.