Son aylarda Türkiye kamuoyunun gündeminde iki konu var. Dışarda ABD, İran, İsrail ile arasındaki “KAYIKÇI” kavgası, içerde CHP ile ilgili gelişmeler.
Dışardaki gelişmeler direkt-endirekt olarak ekonomimizi ve dış politikamızı olumsuz yönde etkilemiş, etkilemeye devam etmektedir.
Can güvenliğinin kalmadığı, ülkenin her köşesinde mafya babalarının cirit attığı, narkotik kaçakçılığının doruk noktasına ulaştığı, adalet arayışları, geçim sıkıntısı, kadın cinayetleri, yönetime karşı güven bunalımı, her alanda üretim azalması, yolsuzluk-yoksulluğun
arttığı ülkemizde “BUTLAN” ve CHP gündemin birinci maddesi olarak yer almaktadır.
****
BUTLAN hukukta ikiye ayrılır. Mutlak BUTLAN (kesin hükümsüzlük) nispi BUTLAN. Bağımsız yargıda bunların yaptırımları bellidir. Önemli olan bunları hangi amaca yönelik olarak kullanıldığıdır.
Onun için yurt içindeki siyasi gelişmeleri iyi değerlendirmek gerekir.
Olay, Atatürk, Cumhuriyet devrim ve ilkelerine karşı, anayasa değişikliği ile “din” ağırlıklı bir yapı üzerine totaliter bir rejim kurmak isteyenlerin kavgasıdır. MUTLAK BUTLAN bir tarafın elini ayağını bağlamaktadır.
Soru şu; Arındırılmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si Erdoğan’a bir kez daha Cumhurbaşkanlığı yolunu açacak, rejimi değiştirecek yeni bir anayasaya “EVET” der mi? BUTLAN olayı ile birlikte değerlendirin.