Birkaç hafta önce rekreasyon alanlarımız dahil kentlerimizin, çöp tenekesi dışında her yere attığımız çöplerle, izmarit, çekirdek, midye kabuğu gibi artıklarla nasıl pisletildiğini ve bu durumu nasıl da kanıksadığımızı yazmıştım. Onca çöp kimseleri rahatsız etmezken bahçede kedi besleyene, sokaktaki köpeğe bir lokma yiyecek verene tepki gösterenlere de sitem etmiştim.

Meğer bu durumdan ne çok yakınan, ne çok sıkılan varmış.

Yalnız olmadığım için sevinsem mi, yoksa hayvan besleyen insanların bu derece ötekileştirilmesine üzülsem mi bilemedim.

Mesela bir okurumuz, apartman bahçesinde kedilere bakıyor. Yönetim kedinin pisliğin çevresini işaretleyip bir de yazı yazmış; temizlikten ahkam kesmiş. 75 yaşındaki okurumuz “Vallahi kediciklerim sigara içmiyor ama bahçe izmarit ve boş sigara paketleriyle dolu” diyor. Yönetim o izmaritleri de çerçeveletmeyi unutmuş herhalde!

Bir başka okurumuz Mavişehir'den. Şöyle diyor: “Bizim burada bina yönetimi de besleme yapmayalım istiyor. Kirleniyormuş yerler. Oysa ki o kuru mamalar hemen aç kedilerce silip süpürülüyor. Geriye izi bile kalmıyor. Su kabı koyuyoruz 'yönetim emretti' diye görevli kaldırıp atıyor.”

* * *

Apartman yönetimlerinin tek derdi bahçede hayvanlara yemek verilmemesi.

Bakın kocaman bir daha yazalım; BAHÇEDE yemek verilmesine karşılar. Apartmanın içinde değil, yöneticinin kapısında değil, komşunun balkonunda değil, bahçede. Bir kedinin rahatlıkla girebileceği açık bir alanda.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası ile sahipsiz hayvanların yaşam hakları yasal güvence altına alınmıştır. Sokak hayvanlarının korunması, bakımı, beslenmesi yasada kendine yer bulur.

Hayvanlar yasaya göre doğal yaşam ortamlarında hayatlarını sürdürebilmelidir. Doğal yaşam ortamı tabiri de yasada “Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri ifade eder” diye tanımlanır. Kanun yaşama ortamını tarif ederken, özel alan veya kamu alanı diye bir ayırım yapmamıştır. Dolayısı ile o kedinin yaşadığı yer; bir apartmanın bahçesi de olabilir.

Yani özetle, sokak kedisinin bir apartmanın bahçesinde yaşama hakkı vardır. Bir hayvansever de o hayvana yiyecek verebilir.

Site veya apartman yönetimlerinin; kendi kafalarına göre aldıkları 'hayvanseverlerin bahçede hayvan beslemelerini yasaklama; hatta bahçeye hayvan dahi sokmama' kararları kimse kusura bakmasın ama saçmalıktan ibarettir.

* * *

Karabağlar'daki okurumuz HAYTAP İzmir Temsilcisi Esin Önder'in de desteği ile sonunda apartman yönetimini dize getirdi. Kedicikler rahat ve güvende; karınları da doyuyor. Kimse de artık itiraz edemiyor. Direnerek, konuşarak, bilmeyene öğreterek, sokaktaki canları koruyup kollamaya devam.