Yaşama bir mücadele olarak baktığımızda...
İçimizde uyanan ilk heyecanla, bir yarışmanın içinde buluruz kendimizi...
Her şeyin bir adı varsa...
Yaşadıklarımızın da var!
Bizi taşıyan yürek ne yüklediyse; o kadar!..
Sevgi ve dostluk dağarcığı neyse; o kadar!..
İnsanlık değerlerimize yüklenmiş bir mücadele, yaşamı değer kılan ne varsa içimizde büyüyen...
Hepsi o işte!..
Spor yaşam biçimimiz değilse nedir?..
***
Olimpizmin ruhumuzda yer tuttuğu bir ortamda bizim spora bakışımız belirlendi...
Biz sporun toplumsallığı ile büyüdük...
Ve istedik ki, kitleler aynı dayanışma içinde bu düşünceyi geliştirsinler!...
Sevgi, saygı, dayanışma ve yarışma bütünselliği tarihsel geçmişten beslenen güçle gelişsin...
Sporu, salt spor olmaktan çıkarıp...
Siyasallaşmaya taşıyan güçlere direnerek...
Spor alanlarında güçlü kalmayı hep hedef bildik!..
Yanıldık mı yoksa?
***
Hayır...
umudumuzu yitirmeden...
Gelecek kuşaklara daha aydın, daha mücadeleyi içeren yarınlar yaratmak uğruna bir savaşımın içinde yoğrulup gidiyoruz...
Bu savaşım, hiç bir zaman güçsüz kalmayacak!..
Ne futbolun kısır döngüsüne yenileceğiz...
Ne de sporu salt futbol olarak gören düşünce fakirlerine...
Biz spor için bildiğimiz dilden konuşmayı sürdüreceğiz...
***
Spor olsun diye değildir bu söylediklerimiz...
Sporun toplumsal gücünü anımsatmak...
Ve mücadeleyi yarınlara taşımak içindir...
Yarınlar adına...
MERHABA!..