Şeyh Said İsyanı öncesinde yapılan neticesiz bir Türk-Kürt Kongresi (Diyarbakır, 1 Ağustos 1924)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma aşamalarında, Şeyh Sait İsyanı öncesinde, Cumhuriyet Hükümetinin, Kürt ve Kürdistan sorununu çözmek amacıyla ayrılıkçı Kürtlerle samimi diyaloglara girdiği ama bundan olumlu sonuç alamadığı belgelenebiliyor.

Şeyh Sai̇d-1

İngiliz Devlet Arşivinde korunan bir belgeye göre (FO   424/ 261, s. 44-45), Türk temsilciler ile Kürt delegeler arasında, 1 Ağustos 1924 tarihinde, Diyarbakır’da bir kongre düzenlemiştir. İstanbul’da bulunan İngiliz büyükelçisi Henderson’un İstanbul’dan Bay MacDonald’a gönderdiği 16 Eylül 1924 tarihli bir raporda bu kongrenin içeriği hakkında bilgi verilmektedir. Henderson’a göre, 1 Ağustos 1924’te, Diyarbakır’da Kürt delegeler ile Türk hükümet mensupları arasında bir Türk-Kürt Kongresi düzenlenmiştir. Kongrenin tutanakları gizli tutulmuştur.   Basında da bu konuda herhangi bir bilgi yer almamıştır.

Büyükelçi Henderson

TEMEL AMAÇ

Türk siyasetinin temel amaçlarından biri, İran’daki Kürtler de dâhil olmak üzere, Kürtler ile Türklerin birbirinden ayrılamayacakları ve kardeşliğin sürdürülmesiydi. Kürtlerin hoşnut olmadıkları sorunları Cumhuriyet mümkün olduğunca ortadan kaldırarak, bu kardeşliği desteklemekti.

Ekran Görüntüsü 2025 02 28 113249

Hükümet, Musul meselesi açısından da Kürtlerin desteğini kazanmayı umuyordu. Kürt delegeler, bu kongrede, Cumhuriyet temsilcilerinden şu taleplerde bulundular: Kürdistan’a özel bir idare biçimi uygulanmalı, bu pratikte özerkliğe denk gelen bir idare biçimi olmalı, Kürdistan’daki mali sıkıntıyı hafifletmek için Türk Hükümeti kredi vermeli, tüm Kürt siyasi ve adi suçlular için genel af çıkarılmalı, Kürdistan beş yıllığına vergi ve askerlik hizmetinden muaf tutulmalı, Şeri mahkemeler geri getirilmeli ve iyileştirilmeli, Türk Hükümetinin Kürdistan’da el koyduğu tüm silahlar iade edilmeli ve bu bölgede Kürtlere kötü davranan memur ve subaylar, görevlerinden alınmalıydı. Bunların karşılığında, ayrılıkçı Kürtler, Cumhuriyet Hükümetini destekleyecekler, Musul ve diğer meselelerde ona tam destek vereceklerdi.

TÜRKİYE’DEN AYRILMAZ PARÇA

Kürdistan’da halife veya sultan lehinde herhangi bir ajitasyonun bastırılmasına destek olacaklardı. Yine, bu kongreye katılan Kürt delegeler, Türkiye ile Kürdistan’ın birbirinden ayrılmayacağı konusunda Kürtlere tavsiyelerde bulunacaklardı. Ayrılıkçı Kürt delegelerin bu talepleri, Bakanlar Kurulu tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Şüphesiz bu talepler prensip olarak kabul edilmedi. Bununla birlikte Türk delegeler bazı konularda esnek davrandı. Örneğin, Şeri mahkemelerin yenilenmesi, vergi ve askerlik meselelerinin TBMM’nin onayına sunulabileceği bildirdiler. Yine, Kürt siyasi ve adi suçlularının, Dumlupınar Savaşı Kutlamaları dolayısıyla, genel af çerçevesinde yapılabileceği de ifade edilmiştir.

Ekran Görüntüsü 2025 02 28 114758

Bu diyaloğa rağmen, belirtmek gerekir ki, bu bölgedeki nüfusun büyük bir kısmı, bu kongrenin kararlardan memnun olmadı. Cumhuriyet Hükümetinden daha fazlasının talep edilmesini istemişlerdir. Bu çerçevede Sivas Koçgiri’de anti-Kemalist bir isyan çıktı. Türk Hükümeti de bu isyanın bastırılması için Sivas Ordusu Genel Müfettişi Cevat Paşaya çok geniş yetkiler verdi. Netice olarak, bu kongreden olumlu bir sonuç çıkmamıştır. Kürt sorunu, böylece, yeni Cumhuriyetin başında endişe verici bir sorun olarak zamanımıza kadar gelmiştir.

Cevat Paşa