Değerli okurlar, geçen hafta Motosikletli Kurye/Teslimatçı terörü ile  başladığım trafik magandalarına ilişkin konuyu, bu hafta diğer trafik magandaları ile sürdüreceğimi belirtmiştim. Ama bu hafta öyle bir şey oldu ki kendisini diğer tüm konuların önüne taşıdı. MKE Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçının sonunda MKE Ankaragücü  kulübünün başkanı,  Hakem Halil Umut Meler’e yumruk attı.

Hangi takımların maçı olursa olsun, hakem kim olursa olsun olay tabii ki kabul edilebilir gibi bir şey değil. Benim yazım aslında bu olaya bir başka pencereden bakacak.

Sabahleyin gazeteleri elime alınca bir de gördüm ki, Hürriyet gazetesi ön sayfayı tam sayfa olarak bu konuya ayırmış, iç sayfada devam, spor sayfası da komple bu konu. Diğer gazetelere baktım üç aşağı beş yukarı hepsi en önemli haber olarak bunu koymuş. Sekiz sütuna manşetler, olay hakkında bilirkişi görüşleri falan. Ne ararsan var.

Peki sayın basın mensupları, sayın köşe yazarları, sayın muhabirler, yazı işleri müdürleri, basının üst düzey yöneticileri bu memlekette bırakın yumruk yemeyi, tabancayla, bıçakla doktorlara, sağlık çalışanlarına saldırılırken aklınız neredeydi?  Saldırgan tarafından bıçakla ellerinden yaralanan, vurulup tekerlekli iskemleye mahkum edilen artık cerrahlık yapamayacak tıp doktoru arkadaş feryat ederken niye aynı hassasiyeti göstermediniz? Niye bu olayları sekiz sütuna manşet sayfalarınıza taşımadınız?

Kadınlar, eşleri, arkadaşları, sevgilileri veya sokakta hiç tanımadığı insanlar tarafından şiddete maruz kalırken, 20 yerineden bıçaklanırken, vurulup öldürülürken, balkondan atılırken, neden sessiz kaldınız, bütün bu olaylar neden sadece üçüncü sayfa haberi olarak geçiştirildi?

Otomobilini neden buraya park ettin, beni geçerken niye klakson çaldın, bana  trafikte niye yol vermedin, neden istediğimiz şarkıyı çalmadın diye insanlar öldürülürken, sanatçılar katledilirken neden böylesi büyük bir tepki göstermediniz?

Aslında  birinci sayfa haberi yapılması gereken, sekiz sütuna manşet verilmesi şart olan   hakemin yumruklanması değil,  yukarıda bahsettiğim olaylardır. Ama onlar sizce vakayı adiyeden (olağan olaylar) sayılıyor değil mi?  Ne yazık ki öyle. Her gün olan biten bir şeyden öyle çok önemliymiş gibi bahsetmeye ne gerek var.  Hakem yumruklanmış ha amaaan, kaçırmayalım, diğerlerinden daha çok yazalım. Görüşlere yer verelim. Öyle mi?

Toplumda giderek artan şiddet eğilimi konusunda sosyologlar, psikologlar ve konunun uzmanı diğer kesimlerle görüşerek birkaç bölümlük “araştırmacı gazetecilik” örneği haberler nerede? Uyuşturucu kullanma yaşı ilkokul seviyelerine kadar inmiş, sekiz sütuna manşet haberler nerede?

Matematik alanında, 2018'de 79 ülke arasında 42. sırada yer alan Türkiye, PISA 2022'de 81 ülke arasında 39. sırada yer almış. Benzer şekilde 2018'de 37 OECD ülkesi arasında 33. sırada bulunan Türkiye, 2022'de 32. sıraya yerleşti. Bir basamak yükselmiş ama sıralamadaki yerimiz fecaat.  İşte tam sekiz sütuna manşet haber. Ama ne yazık ki iç sayfalarda geçiştirilmiş.

Tabii ki hakem dövmeyelim. Tabii ki sahalardan şiddeti silelim. Ama diğer şiddet unsurlarına dur demedikçe, daha çoook dayak yiyen hakem görürüz.